yazılım etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
yazılım etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

01 Mayıs 2008 Perşembe

Açık Ekran Projesi ile Flash Her Yerde

Macromedia'nın geliştirdiği ve şirketin satılmasıyla Adobe'a geçen Flash bugün ilan edilmemiş bir web multimedya standardı haline geldi.

Mobil uygulamalara olan ilgi arttıkça Flash bu aletlere girmeye başladı. Bunun hızlı veya sorunsuz olduğunu söylemek ise zor.

Adobe bunu düşünerek Open Screen Project adı altında Flash'ı daha da yaygın hale getirmek için çalışmalara başladı. Destekçileri arasında ARM, Chunghwa Telecom, Cisco, Intel, LG Electronics Inc., Marvell, Motorola, Nokia, NTT DoCoMo, Qualcomm, Samsung Electronics Co., Sony Ericsson, Toshiba and Verizon Wireless, ve medya networkleri BBC, MTV  ve NBC Universal gibi önemli markalar bulunuyor. Hemen bir not, listede Apple'ın bulunmaması özellikle iPhone düşünüldüğünde dikkat çekici.

Amaç bilgisayardan, portatif cihazlara, cep telefonlarından televizyonlara tüm elektronik cihazlarda aynı kod kullanılarak sorunsuz çalışabilecek bir Flash platformu yaratmak.

Bunun için bir kaç adım belirlemişler. Flash kısıtlamalarını ortadan kaldırmak, Flash Player API'lerini yayınlamak, veri transferi için protokolün yayınlanması, lisans ücretlerinin kaldırılması gibi adımlardan oluşuyor.

 

Bunun zor bir iş olduğunu ve tüm platformlarda çalışabilecek kod geliştirmenin pek çok soruna gebe olduğunu kabul etmek gerekir. Ancak Flash gibi sadece web değil arabirim tasarımında da oldukça kullanışlı olabilecek bir platformun yayılması tüm kullanıcılar için faydalı olabilecek bir gelişme.

Umarım Adobe bu yolda ciddi biçimde ilerleyerek platform bağımsız bir uygulama geliştirebilirler.

24 Nisan 2008 Perşembe

Ubuntu 8.04 LTS Çıktı

21 Nisan'da piyasaya sürülen Ubuntu Linux Hardy Heron kodu adını taşıyor.

Konu hakkındaki habere buradan ulaşabilir, buradan da indirebilirsiniz.

21 Nisan 2008 Pazartesi

Fontlarınızın İsimlerini Düzeltin

Geniş font koleksiyonuna sahip kişiler bilir ki pek çok font dosyası, adları genellikle milli__.ttf, mil_li_b.ttf gibi sadece 8 karakter ile ifade edilerek yayınlanır. Bu özellikle DOS ortamındaki 8 karakterlik dosya ismi sınırına uyması için kullanılan ve eskiden beri süre gelen bir yöntem.

Ancak bu isimlendirme yöntemi artık eskide kaldı ve font dosyalarının gereksiz yere anlamsız karakterler ile isimlendirmek zorunda değiliz. Bunun yerine font adını dosya ismi olarak kullanarak hem daha kolay bulmak hem de sıralamak daha mantıklı.

Tabi fontlar ile tek tek uğraşıp adları yenilemek hem de geniş koleksiyon sahipleri için büyük zorluk.

Bunun için son derece basit ve tek işlevi olan ve ücretsiz Free Font Renamer isimli programı kullanabilirsiniz.

Programı kurduktan sonra fontlarınızın bulunduğu dizine gittikten sonra altta bulunan Rename düğmesine basarak tek adımda tüm fontların dosya isimlerini düzeltmeniz mümkün.

Ayrıca include subdirectories seçeneği ile alt dizinlerdeki fonları da isimlendirebilir, lowercase diyerek tüm dosya uzantılarını küçük harfe çevirebilirsiniz.

Eğer aynı isimli birden fazla font varsa program otomatik olarak dosya adına COPY 1 gibi ekler yaparak dosyaların kaybolmasını önlemiş oluyor.

Ancak önemli bir not ve ipucu olarak şunu belirtmeliyim ki bu tür toplu dosya işlemlerinden önce yedekleme yapmanız ileride oluşabilecek türlü sorunlardan sizi koruyacaktır.

17 Nisan 2008 Perşembe

AutoCAD 2009 Da Şeritlendi

AutoCAD 2009 kısa bir süre önce piyasaya çıktı. AutoDesk bu sürümün promosyonunu "üretkenliği artırmak" üzerine kurmuş. Ve Office 2007'de kullanılmaya başlayan ribbon yani şeridin bir çeşidini arabirimine eklemiş.

Ancak hemen belirteyim, AutoDesk Microsoft'un düştüğü hataya düşmemiş ve eskiden bildiğimiz arabirimi kullanmamız için Workspaceler ile bildiğimiz eski arabirim formatlarına geçiş yapmamıza olanak tanımış.

Ayrıca AutoCAD 2009'un şerit uygulaması Office 2007'ninkinden de çok daha başarılı. Office'de özelleştirmeye çok az olanak tanıyan şerit AutoCad'de çok daha işlevsel hale gelmiş.

AutoCAD 2009'daki yenilikleri New Features Workshop üzerinden görüntüleyebilirsiniz.

Yeni özellikler arasında seçili nesnelerin özelliklerini gördüğümüz properties penceresinin otomatik olarak fare yakınında çıkması ve nesne seçilmediğinde gizlenmesi, Quick View aracı ile model ve layout arasında geçiş yapmadan ön izleme yapma, makro kaydedici diyebileceğimiz Action Recorder, ve Google Earth'e kolay ekleme yapmak amacıyla eklenen Coğrafi Konum özellikleri var.

09 Mart 2008 Pazar

Office XP ve 2003 İçin Office 2007 Uyumluluk Paketi (docx, xlsx, pptx dosyaları için)

Office 2007 yeni dosya biçimleri ile piyasaya sürülmüştü. Bildiğimiz .doc, .xls, .ppt gibi uzantılar sonlarına bir x alarak .docx, .xlsx, .pptx uzantısı haline geldi. Tabi tüm işlem sonuna bir x gelmesinden ibaret değil. Dosya biçimleri ve yapıları da yenilendi.

Hal böyle olunca Office XP, Office 2003 gibi ofis sürümleri bu dosyaları açamıyor veya kaydedemiyor.

Bu nedenle Microsoft bir süre önce eski Office sürümlerinde de bu dosya biçimlerini destekleyebilmek adına bir yama piyasaya sürdü.

Buradan erişebileceğiniz ve indirebileceğiniz (27.6MB boyutunda, kurulumdan önce yüksek öncelikli güncellemeleri yapmanız tavsiye ediliyor) paketi kurduğunuzda Microsoft tarafından yapılan açıklamaya göre Office 2007 formatındaki dosyaları açabilecek, düzenleyebilecek ve kaydedebileceksiniz.

Sistemimde Office 2007 kurulu olduğundan şahsen deneme şansım olmadı ancak yorumlar yamanın sorunsuz çalıştığı şeklinde. Zaten orjinal bir yama olduğundan sisteminizde bir sorun yaratacağını sanmıyorum.

Çevrenizden docx, xlsx uzantılı dosyalar almaya başlamadan önce bu yamayı kurmanızı tavsiye ediyorum. Zira Office 2007 uygulamaları varsayılan ayar olarak dosyaları bu formatlarda kaydettiği için dikkat etmeyen kişiler muhtemelen habersiz de olsa bu dosya formatları ile çalışmaya başlamışlardır.

05 Mart 2008 Çarşamba

Microsoft IE8'i Tanıttı

Microsoft IE7'nin yeni çıkmış olmasına rağmen beklenen bazı özellikleri barındırmamasının ardından IE8'in tanıtımı aradan uzun zaman geçmeden yapıldı.

Henüz beta aşamasında olan 8. sürüm internet explorer'ı bu sayfadan indirebileceksiniz.

Yeni özelliklerini buradan görebileceğiniz yeni web tarayıcısı ekleneceği söylenen HTML 5 desteği dışında gördüğüm kadarıyla radikal değişiklikler getirmiyor.

Activities ve Webslices özellikleri ile web sayfalarının içeriğini dinamik biçimde görüntüleyebileceğiz. Örneğin activities özelliği ile bir sayfa üzerinde bulunan koordinat yazısını seçip activities menüsünde seçeceğimiz hizmet ile bunu bir harita sitesinde gösterebileceğiz. Webslices ise sayfaları parça halinde sık kullanılanlarımıza ekleyip daha sonra o bölgede değişiklik olduğunda bunun haberini alarak sadece o bölgeyi görüntüleyebileceğiz. Kısacası bir nevi veri haritalaması işlemi olacak. Aslında bu özellikler AJAX ve XHTML'i güzel kullanan sitelerde olan ve tarayıcı gerektirmeyen özellikler.

Bazı özellikler ise piyasadaki tarayıcılarda hali hazırda sunuluyor. Örneğin Firefox, Maxthon veya Opera gibi tarayıcılarda bir hata yüzünden çöken tarayıcının bir sonraki açılışta önceki oturumda açık olan sayfaları geri yüklemesi gibi.

Kısacası şimdilik pek bir numarası olmayan IE8'in piyasaya sürülmesi için önemli adımlardan biri atılmış oldu. Umarım çok daha iyi ve yaratıcı özellikler ile kullanıcılar karşısına koymayı başarırlar.

03 Mart 2008 Pazartesi

Vista Dosya Yöneticisi XP'ye

Windows Vista'nın fonksiyona yönelik nadir değişikliklerinden biri dosya yöneticisi denilen Explorer uygulamasına yapılmıştı. Sıralama, görünüm değiştirme gibi farkı özellikleri barındıran bu uygulamaya benzer bir deneyimi küçük bir eklenti kurarak Windows XP ile de yaşamak mümkün.

Her ne kadar ileri derece dosya yönetim işlemleri için yetersiz kalsa ve Total Commander gibi alternatifler hala revaçta olsa da uygulamanın eski dosya yöneticilerinden iyi olduğu aşikar.

Henüz Türkçe desteği olmamakla beraber açık dil dosyası nedeniyle ilgilenenler çevirisini yapabilir.

İndirmek isteyenler buraya tıklayabilir.

16 Ocak 2008 Çarşamba

Sun MySQL'i Satın Alıyor

Popüler veritabanı platformu MySQL yakında Sun'ın oluyor. Satışın 1 milyar dolara gerçekleşeceği Sun tarafından açıklandı. Tüm hisseleri ve geri kalan kısmı 2008 sonuna kadar satın alacağını açıklayan Sun böylece açık kaynak kodlu veritabanını üreten MySQL AB'yi bünyesine katacak.

Sun hayranı olmadığım için bu satın almanın iyi bir birliktelik doğurmasını ummaktan başka seçeneğim yok.

06 Ocak 2008 Pazar

Taşınabilir Yazılım Nedir?

Portable software'in Türkçe karşılığı olarak karşımıza çıkan taşınabilir yazılımlar çok çeşitli ihtiyaçlarımızı karşılıyor ve gitgide daha çok kullanılıyorlar.

Taşınabilir kavramı sürekli taşımamız gereken ve sık sık kullandığımız anlamına gelmiyor. Kırk yılda bir kullanacağımız bir yazılım da taşınabilir olabilir.

Taşınabilir yazılımların en önemli özelliği bir kurulum gerektirmemesi daha doğrusu kurulduğu bilgisayarda sistemde bir yere bilgi yazmaması veya sistem dosyalarında değişiklik yapmaması. Böylece program klasöründeki dosyaları başka bir bilgisayara aktarsak, çalıştırdığımızda tamamen aynı işlevi sağlayabiliyoruz.

Eğer bir USB flash belleğe sahipseniz bu tür yazılımları farklı bilgisayarlarda bellek üzerinden kullanmaya başlayabiliyoruz. Flash belleği taktığınız her bilgisayarda (program bilgisayardaki işletim sistemini desteklemeli) programları aynı şekilde kullanabiliyorsunuz.

Durum böyle olunca çalıştığınız her bilgisayara aynı yazılımları defalarca kurmak zorunda kalmıyor, bunun yerine USB bellek ile taşıyabiliyorsunuz. Programda yaptığınız değişiklikler, eklentiler, ayarlar, kişisel bilgiler ve bunlar gibi her türlü özellik çalıştığınız her bilgisayara yanınızda taşınmış oluyor. Bunun getirdiği zaman kazancı pek çok durumda önemli boyutlara ulaşıyor. Bazı durumlarda örneğin e-postalarınızı yanınızda taşıdığınızda ise eşsiz bir hal alıyor.

Tabi her program taşınabilir olarak üretilmiyor. Örneğin Photoshop'un yeni sürümleri gibi özel kurulumlar gerektiren programlar taşınabilir özelliğe sahip değil. Fakat bunları dahi taşınabilir hale getirmek için çalışan serbest girişimciler mevcut.

U3 gibi taşınabilirliği bir kademe ileri götüren ve otomatik başlatma gibi özellikler katan USB bellekler de mevcut.

Pek çoğu ücretsiz olan taşınabilir uygulamaları aşağıdaki adreslerden edinebilir flash belleklerinize kurabilirsiniz.

Quate Newsnet

PortableApps

Portable Freeware Collection

PendriveApps

MakeUseOf

30 Aralık 2007 Pazar

2007 Yılının En Çok Konuşulanları

(ilk yayınlanma tarihi: 04 Aralık 2007)

Her yıl Aralık ayında bu tür konular gündeme gelir. Ben de biraz erken de olsa teknoloji alanında 2007 yılında en çok konuşulanları derledim.

Vista: Microsoft'un son işletim sistemi 5 yıl aradan sonra Ocak ayında kullanıcılar ile buluştu. Yüksek donanım gereksinimi nedeniyle eleştiriler alan Vista genel olarak hem olumlu hem olumsuz farklı yorumlar aldı. Önümüzdeki sene başında servis paketinin çıkması beklenen Vista özellikle grafik ve güvenlik unsurlarıyla göze batıyor.

Facebook: Mark Zuckerberg isimli gencin yarattığı ve Yahoo'ya satış toplantısını çok erken saatte olması nedeniyle reddettiği sosyal paylaşım platformu 2007'de adından en çok söz edilen sitelerden oldu. Kullanıcı sayısını 50 milyonlara çıkartan Facebook, hisselerinin %1.6'sını Microsoft'a satıldıktan sonra piyasa değeri 15 milyar dolar olarak belirlenmiş oldu.

Web 2.0: Geçtiğimiz yıldan devam eden ve bu yıl iyice günlük hayata girmeye başlayan bir kavram. Hızlanan internet bağlantıları ile video, görsel ve diğer pek çok sosyal paylaşım olanağı yanında zengin CSS ve AJAX ile sade ama çarpıcı görünümlü siteler gitgide trend halini aldı. Günlük ihtiyaç için kullanılan pek çok yazılım yerini online alternatiflere bıraktı.

IPhone: Apple'ın Ipod ardından yıl ortasında çıkarttığı mobil cihaz cep telefonu ve medya çalar özellikleri ile sadece ABD'de milyonluk satış rakamına ulaştı. Dokunmatik ve düğmesiz arabirim pek çok kişi tarafından olumlu karşılandı. Nokia'nın dokunulmazlığına az da olsa rekabet getirdi.

Office 2007: Microsoft'un yeni nesil Office paketi radikal unsurlarıyla dikkati çekti. Değişikliklerin başında dosya formatı ve menü yerine kullanılan ribbon (şerit) bulunuyor.

Microsoft Surface: Bu yazıda tanıttığım Microsoft'un çoklu dokunmaya imkan tanıyan ürünü Surface yaygınlaştığında pek çok alışkanlığı kökünden değiştirecek.

Adobe CS3:  Adobe'un Macromedia'yı satın almasının ardından tam kapsamlı olarak CS3 ile tüm ürünleri birleştirdiği program paketi piyasaya sürüldü.

Gizlilik Endişeleri: Web kullanımının yaygınlaşması güvenlik yanında gizlilik ihlali endişelerinin artmasına neden oldu. Özellikle Google, Yahoo gibi büyük sitelerin dahi gizlilik konusunda bazı uygulamaları tartışmalara yol açtı. Bu konunun önümüzdeki yıllarda daha da derinlemesine tartışılacağı ve çizginin nerede çizilmesi gerektiği gibi tartışmaların sürmesi kaçınılmaz.

Yeşil Teknoloji: Küresel ısınma ve iklim değişikliklerinin etkilerini yakından hissettiğimiz 2007 ticari kuruluşların yeşil teknoloji olarak adlandırılan doğaya saygılı ürünlere yönelmesine neden oldu. Samimiyetleri ve işlevsellikleri sorgulansa da bu yıl pek çok yeşil ürün piyasalara sürüldü.

Wii: Nintendo tarafından piyasaya sürülen ve neredeyse kimsenin beklemediği bir başarıya ulaşan Wii, harekete duyarlı kumandası ile video oyunları daha interaktif hale getirdi.

Street View: Google'ın haritalar yanında sokak görüntülerini 360 derece açıyla sunduğu hizmeti yıl ortasında hizmete girdi.

Intel Core 2: Intel'in yeni işlemcileri Core 2 Duo ve Core 2 Quad AMD'nin tozunu attı. AMD'nin yeni çıkacak işlemcileri bile Intel'in hızına yetişemiyor.

P2P: 2007 yılı paylaşım siteleri için hem iyi hem kötü olaylara sahne oldu. Paylaşım siteleri hiç olmadığı kadar popülerleşirken pek çok torrent ve paylaşım sitesi sahiplerinin başı kanunlarla derde girdi. Pirate Bay sahipleri ada almayı hedeflediklerini açıkladı.

Web Blogları: Siyasetten, teknolojiye pek çok konu için ilk elden haberleri web bloglarından duymaya alıştık. Basın özgürlüğü olmayan ülkelerde bloglar bazen tek haber kaynağı halini aldı.

LCD Ekranların Yaygınlaşması: Yüksek fiyatlardan binlere inen LCD televizyonlar özellikle Türkiye satışlarında patlama yaşandı. Masaüstü bilgisayarlar için standart haline gelmeye başladı.

Hafıza Birimlerinin Ucuzlaması: Bu yıl hafıza kartları ve flash bellekler önemli ölçüde ucuzladı. Artan kapasiteler de cabası. Artık DVD kapasitesinde bir flash belleğe sahip olmak çoğu insan için aşırı bir masraf değil.

Nokia N95: Bir cep telefonu bilgisayara ne kadar yaklaşabiliyorsa N95 de o kadar yaklaşabiliyor. En azından 2007 yılında böyleydi.

ADSL Hızları: Her ne kadar dünya standartlarının gerisinde olduğumuz Türk Telekom genel müdürünce inkar edilse de bu sene yaptıkları hız artırımları ile önce kotalı sonra kotasız aboneleri bir nebze olsun memnun ettiler.

Son olarak nacizane şu anda okuduğunuz blogum yayına girdi. Henüz yılın bitmesine vakit varken tüm okurlarıma yeni yılda tüm beklentilerinin gerçekleşmesi temennilerimi iletiyorum. Umarım bu blogda istediğiniz bilgilere ulaşmış keyifli vakit geçirmişsinizdir. Yeni yılda da birlikte olmak üzere herkese iyi seneler.

21 Aralık 2007 Cuma

Firewall Yazılımları Hakkında Küçük Bir Bilgi

PC platformunda firewall yazılımları çok uzun zamandır kullanılmakta. XP SP2 ile gelen güvenlik duvarı eski yazılımlar yanında amatör kalıyor bile denilebilir.

Bildiğimiz gibi Windows XP SP2 ile başlayarak Microsoft işletim sistemlerinde dahili güvenlik duvarı bulundurmaya başladı. Güvenlik duvarı da denilen firewall programlarına bilgisayara dışarıdan erişimi engelleyen yazılımlar gözüyle bakılır. Ancak firewalların pek çoğu dışa yapılan bağlantıları da engelleyebilecek şekilde üretilmektedir. Böylece bilgisayarınızdan sizin izniniz olmadan dışarıya bağlanmasını engellemek mümkün olur.

Bunun en büyük faydası trojan veya bilgi taşıyıcı yazılımların internete bağlanmasını engellemektir. Ayrıca bazı programlar da kullanıcıya haber vermeden kullanım istatistiği veya program bilgilerini kendi sunucularına yollar. Internet hızının yavaşlaması bazen sizden habersiz güncelleme yapan bir yazılımın işidir.

XP'deki güvenlik duvarı yazılımının outbound veya outgoing denilen bilgisayardan dışarıya yapılan bağlantıları engelleme mekanizması yok.
Vista'da ise bu özellik bulunmasına rağmen etkin değil. Microsoft bu özelliği ev kullanıcılarının kafası karışır diye etkinleştirmemiş.

Ancak bu sayfadan indirebileceğiniz araç ile bu özelliği kullanabilirsiniz. Programı kurduktan sonra dışarıya bağlanmak isteyen her program için onayınız sorulacak. Zamanla program tercihleriniz oturuyor ve izin vermeniz veya engelleme oranınız azalıyor.

XP kullanıcıları Zone Alarm gibi bir program sistemlerine kurabilirler.

Outbound trafik denetimi yapan bir yazılımı kolay sıkılmayan veya ayrıntılara dikkat eden her kullanıcıya tavsiye ediyorum. Zira ne kadar programın sizden habersiz internete bağlanmaya çalıştığını görünce ve bunların pek çoğunun aslında net ile uzaktan yakından alakası olmadığını, bağlantı problemlerinin bir kısmının bu tür programlar yüzünden olduğunu görünce bana hak vereceksiniz. Ancak ilk başlarda her program için sizin onayınız gerektiği için bu dönemi atlatmak biraz can sıkıcı olabileceğini de hatırlatmalıyım.

10 Aralık 2007 Pazartesi

LEGO Digital Designer Anıları Tazeliyor

LEGO pek çok çocuğun elinin değdiği ve benim de faydalı bulduğum bir oyuncak türü. Tabi belli bir yaştan sonra oyuncaklar ile ilişkimiz kesiliyor.

Ancak LEGO'nun bir süredir geliştirmekte olduğu Digital Designer ile anıları tazelememiz mümkün. Gayet basit bir üç boyut mantığı ile çalışan programda parçaları istediğiniz yere koyup yine kendi tasarımlarınızı üretmeniz mümkün. Hem de sınırsız sayıda parça ve pek çok renk seçeneği ile. LEGO programda 763 tür parçanın (tuğla) kullanılabildiğini belirtiyor. Yani çocuk bile olsanız bu kadar imkanınızın olması güç.

Programı resmi sitesinden ücretsiz olarak indirebilir ve kısıtlama olmadan kullanabilirsiniz.

Ve bir kaç ipucu: Parçaları döndürmek için klavyenin ok tuşlarına basmak, parçaları boyamak için sağdaki araç çubuğundaki paint tool'u kullanmak ve 3 boyutlu sahneyi döndürmek için sağ tuşa basılı tutarak fareyi hareket ettirmek yeterli. Simetrik tasarımlar için de gerekli araçlar unutulmamış.

Ayrıca Building Guide Mode ile yapım ardından modelin adım adım yapımını tekrar izleyebiliyor, View Mode'da ise şimdilik sınırlı sayıda arka plan resmi üzerinde modelimize bakabiliyoruz.

04 Aralık 2007 Salı

OCR Nedir?

OCR OCR İngilizce açılımı "optical character recognition" olan optik karakter tanıma isimli sistemlere deniliyor. Yapılan iş kağıt üzerindeki yazının tanınması ve düzenlebilir makine yazısı haline dönüştürülmesidir.

Örnek vermek gerekirse bir kitap sayfasını tarayıcı ile taradıktan sonra bir OCR yazılımı ile bunu Word dökümanı olarak kaydetmek bir OCR prosedürüdür.

OCR teknolojisi uzun zamandır insanları meşgul eden ve özellikle dijital çağdan önce çok önemli olan bir teknoloji. Örneğin zarf ile posta yollanan zamanlarda posta üzerindeki adresi otomatik tanımlamanın işi ne kadar kolaylaştıracağını tahmin edebiliriz. Veya şu anda üniversite, KPSS, motorlu taşıtlar gibi sınavlarda teknolojik avantajı nedeniyle kullanmak zorunda olduğumuz test sistemi daha başarılı bir OCR prosedürü oluşturulabilirse tarihe karışabilir.

El yazısı tanımlama OCR'ın daha hala geliştirilme safhasında olduğu bir dalı. Makine (daktilo, bilgisayar çıktısı, baskı gibi) karakterleri özellikle Latin alfabesi temelli olanlar başarıyla tanımlabiliyor. Fakat el yazısı için şimdilik çok büyük başarı yakalanmış değil.

El yazısını yazarken tanımak ise özellikle Palm cihazlarının önderliğinde uzun zamandır kullanılıyor. Fakat bu yöntem yazı halindeyken hareket hızı ve yönü gibi değişkenleri yazım sırasında yakaladığı için halihazırda yazılmış dökümanlar için geçerli olmuyor.

Günümüzde her ne kadar çoğu yazışma ve döküman zaten dijital ortamda bulunduğu için dönüştürme gereksinimi azalsa da özellikle eski belgeler, kitaplar, kayıtlar ve pek çok diğer unsurun dijital ortama aktarılması için OCR teknolojisi büyük zaman tasarrufu sağlıyor.

Project Gutenberg adında eski kitapların dijital ortama aktarılması ile 22.000 kitabı dijital hale getirdiği belirtiliyor. Bu işlerin büyük bölümünün OCR ile yaptıklarını ve OCR olmasaydı değil bu rakamın yakalanması bu işe girilmeyeceğini tahmin edebilirsiniz.

Kağıdın saklanmasından çoğaltılmasına pek çok dezavantajı varken dijital ortamdaki metnin ne kadar avantaj sağladığı ve bu adım için OCR'ın ne kadar önemli olduğunu kabul etmek gerekir.

OCR ile dökümanları dijital hale getirmek için ihtiyacınız olanlar bir tarayıcı donanımı ve bir OCR yazılımı. OCR yazılımı olarak ABBY FineReader shareware olarak benim tercih ettiğim bir yazılım. Ücretsiz olarak SimpleOCR göze batıyor. Ayrıca bazı tarayıcılar paket içerisinde OCR yazılımları ile satılmakta.

OCR'ın yanında iyi bir yazım denetleyici yazılımı ile çalışmak olabilecek tanıma hatalarını minimuma indirecektir.

Günümüzde OCR yazılımları dökümanı scanlemekten, tablo, rakam, resimleri otomatik tanımlayıp düzenli dökümanlar haline getirmeye pek çok özelliği destekliyor.

Dikkat edilmesi gereken bir unsur da Türkçe gibi İngiliz alfabesi dışında harfler bulunan diller için OCR yazılımında bu desteğin özellikle aranması. Yoksa ş ğ gibi harflere yanlış karşılıklar almak mümkün.

30 Kasım 2007 Cuma

Youtube Videolarını Bilgisayarda İzlemek

Youtube ve pek çok diğer online video sitesi yayın formatı olarak FLV uzantılı Flash Video'yu kullanıyor. Bu tür videoları bilgisayarınızda seyredemiyorsanız farklı çözüm yöntemlerini bu yazıda bulabilirsiniz.

Bu tür videoları seyretmek için birkaç yöntem mevcut.

En basiti bu tür dosya formatını destekleyen Mplayer veya VLC player gibi video oynatıcıları kullanmak. Bu programlardan birini kurduktan sonra flv dosyalarını oynatabilirsiniz. (Bu programların oynatamayacağı, buna bozuk ve hatalı dosyalar da dahil, video yok gibi)

İkinci yöntem ffdshow codec'ini kurmak. Bunu kurduktan sonra Windows Media Player, Media Player Classic, BSPlayer gibi codec desteği olan oynatıcılardan seyredebilirsiniz. Başka video formatlarını da desteklemesi açısından K-lite Mega Codec Pack'i de tavsiye ederim.

Bahsedeceğim son yöntem ise flv'leri başka formata dönüştürmek üstüne. Daha önce bu ve bu yazılarda bahsettiğim online dosya dönüştürücülerden birini kullanabilirsiniz. Böylece avi, mpeg, 3GP gibi standart oynatıcıların oynatabileceği formatlarda video elde edebilirsiniz.

14 Kasım 2007 Çarşamba

PlayStation 3'e DivX Desteği Geliyor

DivX'den yapılan resmi açıklamaya göre Playstation 3 cihazlar yakın bir zaman içerisinde DivX desteğine kavuşacak. PS3'lerin multimedya özelliklerini artırmayı planladıklarını belirtmişler. Uygulama geliştiricileri 2 Kasım'dan beri sunulan SDK'yı indirerek DivX özelliğini kullanabiliyorlardı.

Son kullanıcılar için firmware güncellemesi önümüzdeki günlerde bir güncelleme paketi olarak sunulacak.

XBOX 360'da da DivX desteği bulunmuyor. Ancak bazı yorumlar Microsoft'un yeni Media Centerlarda sunacağı DivX özelliğinin XBOX'larda da bulunacağını söylüyor.

13 Kasım 2007 Salı

Android 10 Milyon Dolar Ödüllü Yarışma İle Karşımızda

Google cep telefonları için açık kaynak kodlu platform Android'i geçen hafta duyurmuştu. Söyledikleri gibi bu hafta SDK yayınlandı.

Bununla da yetinmeyen Google uygulama geliştirilmesini teşvik etmek amaçlı bir de yarışma duyurdu. İki ayrı yarışma yapılacak ve toplam 10 milyon dolar ödül dağıtılacak.

İlki 2 Ocak ile 3 Mart 2008 arasında diğeri ise Android destekli cihazların piyasaya çıkmasından sonra. İki yarışmada eşit miktarlar dağıtılacak.

3 Mart tarihine kadar iletilen en faydalı 50 uygulama üreticisi 25.000$ ödül alacak. Daha sonra seçilen 10 tanesine 275.000$, 10 tanesine ise 100.000$ ödül verilecek.

Kategori mecburiyeti yok ama tavsiye edilen kategoriler arasında sosyal ağ, oyun, medya haber paylaşımı, mashup, insani gelişim gibi başlıklar bulunuyor.

Android ile ilgili sitelere de şunlar:

11 Kasım 2007 Pazar

MSI Dosyalarını Açmak

MSI2XML Windows Installer dosyalarının içeriğini görmek için kullanabildiğimiz bir program. Sorunlu yükleyicilerin nerede sorun yarattığını bu şekilde öğrenebiliyoruz. Böylece msi dosyalarının yaptığı işleri manuel olarak yapmak mümkün oluyor. Bir iki dosya yüzü;nden oluşan installer hatalarını da çözebiliyoruz.

Program komut satırında çalışıyor ve msi dosyasının içeriğini XML halinde çıktı veriyor. Bu XML dosyasını bir web tarayıcısında görüntülemek mümkün. (stil dosyasını da üretiyor)

Programı indirip kurduktan sonra

  • Başlat > Çalıştır > CMD yazıp ENTER'a basın
  • cd c:\program files\msi2xml yazıp ENTER'a basın (kurduğunuz yere göre değişebilir)
  • msixml hedef.msi yazın ENTER'a basın (hedef.msi içeriğini görmek istediğiniz MSI dosyasının adı, örneğin d:\dosya\installer\install.msi gibi) (Programın farklı parametreleri de mevcut)
  • Çıktı dosyasını hedef.xml olarak msi2xml klasöründe bulabilirsiniz. Bu dosyayı Internet Explorer, Firefox gibi bir web tarayıcısı ile açarsanız içeriğini görmeniz mümkün. (ipucu: dosyayı sürükleyip tarayıcı sayfasına bırakın)

XML Çıktı dosyası içinde hangi dosyaların nereye kopyalandığı, registry değişiklikleri, hata kodları, binary dosyalar ve daha pek çok bilgiyi içermekte.

MSI dosyalarının içerdiği dosyaları ise buradan indirebileceğiniz bir program ile açabilirsiniz.

05 Kasım 2007 Pazartesi

Google Telefon Yerine Platform Duyurdu

GooglegPhone ile cep telefonu pazarına gireceği söylenen Google bunun yerine cep telefonları için Open Handset Alliance ile birlikte Android adı altında açık kaynak kodlu bir cep telefonu platformunu duyurdu.

Android içinde işletim sistemini bulunduran bir platform. Cep telefonunda bulunması gereken özellikler bulunduğu için donanım üreticileri bunun üstüne kafa yormak zorunda kalmayacaklar.

Henüz bir şey söylemek için erken ama bu platformun ciddi bir donanım ve şirket desteği olmadan bir başarıya ulaşması kolay değil. Esasında yaklaşım doğru ama geç kalınmış denebilir. Ayrıca cep telefonunu sadece yazılım diye düşünmek büyük bir hata olur.

Google'da biz yapacağımıza başkaları gPhone yapsın yaklaşımı hakim gibi gözüküyor. Google yazılımı sağlayacak böylece Google'ın online hizmetleri daha rahat kullanılabilecek. Ama bu Google'ın artık donanımıyla beraber bir telefon çıkartma ihtimalini ortadan kaldırmış olabilir. En güçlü olduğu konuda açık destek verdikten sonra tecrübesi olmayan donanım ile uğraşmasına ihtiyaç kalmayacaktır.

Sistemin Linux Kernel'i üzerine kurulduğu söyleniyor. Bu önemli bir gelişme.
Ayrıca 3. parti yazılımların telefonun tüm özelliklerine erişebileceği ve uygulamalar arasında ayrım olmayacağı belirtiliyor. Bu şekilde gerçekten açık bir uygulama plaftormu olduğuna inanıyorlar. Burada da hem Symbian hem iPhone'a gönderme yapılmış. Zira bu plaftormlarda telefonun pek çok özelliğine ulaşılsa da tüm özelliklere erişmek mümkün değil.

Open Handset Alliance üye listesini buradan görebilirsiniz. İçlerinde önemli yazılım, donanım üreticileri ile mobil operatörler bulunmakta.

Tabi bu isimlerin bulunması Android'e önemli destek verecekleri anlamına gelmiyor. Google'ın önayak olduğu bir projede baştan itibaren bulunmak istemiş de olabilirler.

12 Kasım'da ilk SDK'nın yayınlanacağı açıklanmış. Ne kadar kapsamlı olacağını o zaman göreceğiz. (Güncelleme: SDK yayınlandı ilgili yazılara buradan ve buradan ulaşabilirsiniz)

Eti Camcorder .Eye ve .Ear Dosyaları Hakkında

Video DönüştürmeSymbian cep telefonları için özellikle S60 OS6 serisi için Eti Camcorder 1.0 başarılı bir program denilebilir. Ama bir problem var ki o da dosyaları hem 3GP gibi standart bir formatta kaydetmemesi, hem de ses ve görüntünün ayrı olarak bulunduğu eye ve ear uzantılı dosyalar olarak kaydetmesi.

Bu dosyayı bilgisayarda seyretmek için Nub adlı bir codec bulunuyor ama Windows XP'de özellikle SP2'den sonra sorun çıkartması olası.

İsteyenler öncelikle Eyecon isimli programı http://www.moviecodec.com/downloads/303d.html adresinden indirebilir.

Eğer Eyecon'u çalıştırabilirseniz sorun yok. Görsel arabirimi olan Eyecon Gui.exe'yi çalıştırıp eye dosyasını seçip AVI'ye dönüştürebilirsiniz.

Eğer Eyecon ile problem yaşıyorsanız aşağıda biraz çetrefilli ama kesin çözümü bulabilirsiniz. Biraz alıştıktan sonra bir video için toplam işlem süresi 3 dakikayı geçmez.

  1. VLC Media Player Programını indirin ve kurun. (ücretsiz, açık kaynak kodlu güzel bir programdır)
  2. VLC'yi çalıştırın ve .eye dosyasını açın. Videoyu burada seyredebilirsiniz. Muhtemelen video çok hızlı (fast-forward gibi) oynayacaktır.
  3. .ear dosyası ise düzgün çalışır.
  4. Bu iki dosyayı düzeltmek ve birleştirmek için öncelikle standart bir formata aktarmak gerekiyor. Bunun için VLC'de
    File (Dosya) menüsünden Wizard(Sihirbaz)'a girin.
  5. Transcode/Save To File seçeneğini seçip Next (İleri) düğmesine basın.
  6. Select A Stream ile açılan pencerede dönüştüreceğiniz dosyayı bulun. (eye veya ear)
  7. Eye dosyası seçtiyseniz Transcode Video bölümünden MPEG-1
    Ear dosyası seçtiyseniz Transcode Audio bölümünden Uncompressed seçeneğini seçip,
    İlerleyin. Son bölümdeki şıkkı olduğu gibi bırakın.
  8. Devamında size dosyayı kaydedeceğiniz yeri soracak ve böylece dosyayı bilgisayarınıza ses ve video olarak kaydedebileceksiniz.

    Şimdi iki dosyayı birleştirmek için VirtualDub isimli programı kullanacağız. Buraya kadar geldiyseniz bundan sonrası çok daha kolay.

  9. Öncelikle VirtualDub'ı indirip kurun.
  10. Dönüşümünü yaptığınız video dosyasını VirtualDub'a Sürükle&Bırakın.
  11. Şimdi sesi ekleyeceğiz. Bunun için Audio menüsünden, WAV Audio seçeneğine tıklayın. Açılan pencerede önceden yarattığınız WAV dosyasını seçin.
  12. Video Fast Forward gibi gidiyordu. Bunun nedeni frameratelerin uyuşmamasıydı. Şimdi bunu düzeltmek için:
    Video menüsünden, Frame Rate'i seçin.
  13. Burada Change So Video And Audio Durations Match seçeneğini işaretleyin. Böylece videomuz WAV uzunluğuna göre ayarlanmış olacak.
  14. Dosyayı kaydetmeden önce Video altında Compression menüsündeki codeclerden birini seçerseniz dosya boyutu küçülür.
    Eğer elinizde hiç codec yoksa K-Lite Codec paketlerinden birini kurun. Ben Xvid veya DivX sıkıştırmayı tercih ediyorum.
  15. Son olarak File menüsünden Save As Avi seçeneği ile kaydederek işlemi tamamlayabilirsiniz.

31 Ekim 2007 Çarşamba

CAPTCHA Nedir?

CHAPTCHAAçılımı "Completely Automated Public Turing test to tell Computers and Humans Apart" olan CAPTCHA, Türkçe'ye "Bilgisayar ve İnsanları Ayırt Etmek için Tamamen Otomatik Turing Testi" olarak çevrilebilir. Bu testin hakları ABD Pittsburg'deki Carnegie Mellon University'ye ait.


Adında da bulunan Turing testi ise bilgisayarın, insanlardan ayırt edilememeleri durumunda başarılı sayıldıkları bir test.


Aslında ters Turing testi olan CAPTCHA, günümüzde karşımıza formlarda onay amaçlı kullanılan karıştırılmış ve bulanıklaştırılmış resimler olarak çıkmakta.


Adından da anlaşılabileceği gibi CAPTCHA bilgisayarların çözemeyeceği ama insanların çözebileceği bir test. Testi doğru yanıtlayanın insan olduğu kabul edilmekte.


CAPTCHA'yı sadece resim olarak düşünemeyiz. Zira farklı yöntemler ile bilgisayarların testi geçmesi zorlaştırılabilir hem de örneğin görmeyen kullanıcılar için ses kullanarak insanların da bu testi geçememesi gibi durumlar önlenmiş olur.


Bilgisayarları insanlardan ayırt etmenin avantajları günümüzde gitgide belirginleşiyor. Özellikle spam amaçlı botlar için etkili bir yöntem.


Ancak bu testin bazı dezavantajları da var. Bilgisayarların sürekli gelişmesi ile bu testlerin aşılması kolaylaşıyor. Bu nedenle testin sürekli yenilenmesi ve gelişmesi gerekiyor. Bu da devamlı bir emek demek. Ayrıca bazı testler insanların bile aşamayacağı kadar zorlaşabiliyor. Testi birkaç kez yanlış yanıtladığında erişimi engelleyen siteler kullanıcı kaybına davetiye çıkartıyor. Ses sistemi kullanmayan testler, göremeyen kullanıcıları yoksayıyor. Gitgide komplike olması resimdeki örnek gibi iki veya daha fazla sözcükten oluşan testler de kullanıcılar için fazladan iş demek.


Ama resimdeki örnekte iki sözcük kullanılmasının amacı farklı. Onay yanında bir diğer amaç da kitapları dijitalleştirmek. Çok ilginç bu özellik şöyle çalışıyor. Onay penceresinde önünüzde iki tane sözcük getiriliyor. 1 tanesi sunucunun bildiği ve ürettiği 1 tanesi ise hiç tanımadığı, kitaplardan taranmış ama OCR sistemlerinin otomatik olarak tam veya hiç algılayamadığı bir sözcük.
Siz iki sözcüğü de yazarak sunucuya yolluyorsunuz eğer sunucunun tanıdığı sözcük doğru ise, diğer sözcüğü de doğru girmişsiniz kabul edilerek bu sözcük dijitalleşmiş oluyor. Ne kadar çok kişi o sözcüğü yazarsa o kadar doğruluğa ulaşılıyor.
Böylece günde 150.000 iş saati değerinde iş yapılması ve 60 milyon kadar sözcüğün dijitalleşmesinin mümkün olabileceği öngörülüyor. Kimbilir belki günün birinde el yazımız; mesela sınav kağıdımızın bir kısmını da CAPTCHA testlerinden birinde görmeye başlarız.


CAPTCHA resmi sitesine buradan erişebilir üye olarak testi sitenize modül olarak ekleyebilirsiniz.


Ama unutmayın ki bu testi gerektiği yerlerde ve gerektiği gibi kullanmak önemli. Bunun için de en güzel örnek büyük üyelik ve hizmet sağlayan siteleri incelemek. Bazı webmasterlar sırf paket cmslerde bu özellik olduğu için login alanlarında bunu etkinleştiriyor ama dikkat ederseniz Gmail, Hotmail, Yahoo gibi siteler bile buna ihtiyaç duymamış. Ağırlıklı olarak ilk üyelik ve mesaj gönderimi doğru kullanım alanları diyebiliriz.