web etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
web etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ocak 2013 Çarşamba

Türkçe Online Haber Sitelerinin Acınası Durumu


Online Haber Siteleri
Bana göre Türkçe haber sitelerinin önemli bir bölümü haber bulamamak ve kaliteli içerik üretememek yüzünden kullanılamaz hale gelmiş durumda.

Haber iletmekten çok merak uyandırmak ve konu uydurmak, ilgi yaratmak üzere kurulmuş halde malesef online haber yayıncılığımızın büyük bölümü.

Ne demek istediğimi internetten biraz haber takip edenler anlayacaktır. Manşetlerin çoğu buram buram uydurma kokuyor. Ucu bucağı belirsiz, bazen sembolik ve kimisi cinsellik ağırlıklı resimlerle alakasının ne olduğu belli olmayan, çoğu zaman pireyi deve yapan tarzda manşetler uçuşuyor. Türkçe haber almak isteyen kitle kendini ne kadar salak hissetse azdır.

İşin kötü yanı "tabloid" çerçevesi dışında haber alınabilecek kaynak yok denecek hale geldi. Öyle ki bazı haber ajansı siteleri bile bundan nasibini almış. Boş haberler etrafta uçuşuyor.

Artık haber sitelerine girdiğimde acaba benim mi haberi vermem gerekiyor veya tahmin yeteneklerime mi kaldım diye düşünüyorum. Zira manşetlerde "Ahmet ne yaptı?", "Öğrencilere Müjde", "Yeni yıl Sürprizi", "Duyunca inanamayacaksınız", "İstanbul'da hangi yollar kapalı", "İşte Kartal'ın yeni golcüsü", "Fener'e Bulgar golcü", "Cimbom'un yeni golcüsüne çok şaşıracaksınız", "Şok talep reddedildi", "Şok talep kabul edildi", "Şok talep az kalsın kabul ediliyordu", "Şok talep kabul edilseydi ne olurdu?", "Eski sevgilisi için ne dedi?", "Umutlar tükendi", "İstanbullulara kötü haber" gibi içerik ile uzaktan yakından ilgisi olmayan aslında bildiğimiz şeylerin ısıtılarak sunulması olan ve haber bile olamayacak başlıklar görüyoruz.

Buradan bu yazıyı okumalarını umduğum online haber sitesi editörlerine şöyle de bir uyarım olacak. Şu anda yaptığınız habercilik masaüstü ortamında bir nebze olsun gözden gelinebilecek konular. Ancak mobile geldiğiniz zaman bu zihniyetle bir yere varamayacağınızı siz de göreceksiniz. Devir hızlı bilgi alma devri, yol aldığınız mecra hızlı olması gereken mecra ama sizlerin bu tavrı ciddi bir yavaşlama ve zaman kaybına neden oluyor. Teknik tabirle "bounce rate" ve "returning visitors" istatistikleri boşuna tutulmuyor.

Editörler eğer düzgün haber bulamıyorum diyorsanız Türkiye ve belli konularla kısıtlı olan dünyanızı biraz daha genişletmeye başlamanızın zamanı geldi de geçiyor demektir. Dünya Türkiye'den ibaret değil ve ister inanın ister inanmayın pekçok ilginç gelişme oluyor. Hele ki sadece birkaç başlık, spor ve magazin hiç değil.

Başlıklarınızda soru soracaksanız bu sadece mevcut bir tartışmayı ortaya koymak veya ziyaretçilerinizin tartışmaya katılması için olmalı. 

Kısacası Türkiye'de BBC veya CNN gibi en azından şekil yönünden düzgün habere yönelik bir site bulunmuyor.

Sizin bildiğiniz dürüst ve düzgün haber siteleri var mı? Buradan yorumlarınızla paylaşırsanız kaliteyi bir nebze destekleyerek değişime katkıda bulunabiliriz.

16 Ekim 2012 Salı

Facebook Sayfalarının Önemi Azalacak mı?

Sayfalar, artık uzun denilecek bir süredir, kişisel Facebook profili yerine mikrodan hallice bir web ve etkileşim platformunu ücretsiz olarak şirketler, ünlüler ve benzerlerinin kullanımına sunuyor. Fotoğraf, etkinlik, haberler burada yayınlanmakta. Bu firmaları, ünlüleri veya ürünleri arkadaş olarak eklemek yerine sayfalarını beğenerek takipçi olunabiliyor ve bu güncellemelerin haber kaynağına düşmesi mümkün oluyor. Bir nevi Twitter/Tumblr karması benzeri işlev sunuluyor.

Sayfaların ne kadar önemli olduğu üzerine bir süredir yayınlar yapılıyor ve gerçekten büyük potansiyeli olduğunu ben de düşünüyordum. Şöyle ki başka hiç bir siteye gitmeden sadece Facebook üzerinden pekçok işi halletmek olası.

Ancak artık Facebook maddi çıkarlarını herşeyin önüne koymuş gibi duruyor. Bu nedenle de sayfaların yayınını hala ücretsiz olsa da sayfalardaki yayınların beğenenler (takipçileri) tarafından görünürlüğüne müdahale etmesi söz konusu. Bir "algoritma" ile hangi sayfanın içeriğinin önemli olup hangisinin olmadığı belirlenecek. Bu nedenle sayfalarda yayınlanan tüm bilgiler tüm takipçiler tarafından görülemeyecek Bir nevi bazı tweetlerin gözükmemesi veya bazı tweetlerin daha öncelikli gösterilmesi nedeniyle diğerlerinin altta kalması gibi.

Bunu belki Adwords'deki quality score'a benzetebiliriz. Ama ben şüpheci olmayı tercih ediyorum ve bunun sadece üste çıkartılmak istenen içerik için ücret almanın bir yolu olduğunu düşünüyorum. Zaten para ödeyen sitelerin üstlerde gözüktüğünü biliyoruz. Şimdi eğer Facebook sayfanızdan para kazanmak istiyorsanız biraz parayı gözden çıkartmanın zamanı gelmiş gibi duruyor.

Tam sayfalar web trafiğinin önemli bölümünü alır diye düşünürken artık fikrim değişti. Facebook işi temiz bırakmadığı için bir süre sonra firmalar sadece mecburiyetten bu sayfaları günceller hale gelebilir.

Facebook'ta sayfa yayınına kaynak ayırmayı planlayanlara tavsiyem RSS'i kesinlikle unutmamaları. Bilmeyenlere epey eskiden kalan RSS ile ilgili bu yazımı okumalarını tavsiye ederim.

26 Eylül 2012 Çarşamba

Facebook Reklam Zorlamaları ve Olası Önlemler


Bundan birkaç hafta önce Facebook'un halka açılmasından sonra zor durumda olduğuna dair bir yazı yayınlamıştım. Halka açılma sonrası ekonomik başarısızlık ve gelirlerin yetersiz olması Zuckerberg'in başını ağrıtacağa benziyordu.

Şirket özellikle mobil platformdaki reklamlar konusunda yetersiz kaldığı için eleştirilmekteydi. Bunun için sayfa önerileri ve popüler haberleri ön plana alırken reklam geliri elde eden bir mekanizmayı zaten hayata sokmuşlardı.

Facebook'te gösterilen sponsorlu haberler hakkında daha ayrıntılı bilgiyi Facebook yardım bölümündeki bu sayfadan görebilirsiniz.

Bu yazıyı yazmamdaki neden ise şu: Yavaş yavaş bu reklamlar daha büyük yer kaplar ve mobil platformda da daha sık görülür hale geldi. Adeta  gözünüze sokulur gibi bir hava var. Mobil uygulamada haber kaynağı ilk açıldığında neredeyse üçte biri reklam içeriyor. Bu aslında yurt dışında bir süredir olan bir durumdu ancak ülkemizdeki reklam verenler de buna uymaya başladığından biz şimdi görür olduk.

Bu "sponsorlu haberler" denilen reklamlar haber kaynağında görülüyor hatta bunun en tepesinden başlıyor. Araya bir iki arkadaştan gelme içerik sonrası bu kez sayfa önerileri ve popüler makaleler ve videolar geliyor. Yakın zamanda Facebook'a girdiyseniz hangi güzide gazetemizin Facebook'a bir miktar reklam harcaması yaptığını fark etmişsinizdir. Buradan reklam olmaması sadece ilk harfinin M olduğunu söyleyeyim.

Bir de üstüne üstlük bunların bir kısmı X arkadaşın bunu beğendi şeklinde veriliyor. Burada ciddi anlamda ayarsızlık olduğunu düşünüyorum. Zira hem arkadaşı kullanıyor hem en tepede yayınlıyor. Birinci bu saçma ve fazla açgözlü bir yaklaşım. İkincisi eğer bundan bile beklentilerini karşılayamıyorlarsa daha yüzecek deniz kalmamış demektir kapatıp gitseler yeridir.

Facebook artık öyle bir hale geldi ki haber kaynağınızda görmek istemediğiniz ilginç olmayan sıkıcı haberler paylaşan bir arkadaşa döndü. İnsanlar yakında Facebook'u arkadaşlıktan nasıl çıkartırız diye düşünmeye başlayacak.

Ayrıca bir arkadaşın beğendiği bir sayfayı bu şekilde reklam amaçlı kullanmak insanları sayfa beğenmekten bile soğutacaktır. Bu durumda sayfalar tam tersine beğenilmeyen bir hal alacaktır.

Bir de insan bundan sonra ne olacak diye kendine soruyor. Popuplar? Üyesi olmadığı halde üye sayısı şişirilen fan sayfaları? Banner reklamlar? Fotoğraf albümlerinde ürün resimleri? Web 4.0 böyle bir şey olacak belki de.

Peki bu reklamlardan kurtulmak için neler yapılabilir? 


Öncelikle üşenmeyip her gördüğünüz reklamı SPAM olarak işaretleyebilirsiniz. Böylelikle o reklamı bir daha görmeyeceğiniz kesin. Bu ayrıca Facebook yetkililerine de bir mesaj olarak gidecektir.

AdBlock tarzı reklam önleyiciler bunları tam olarak engelleyemiyor. Zira belirli bir URL'den değiller ve sayfa içine gömülü geliyorlar. Ancak sayfa içindeki elementlerde temizlik yapabilen eklentiler bu işi görebiliyor. Bunlardan F.B. Purity etkin bir araç ve masaüstü tarayıcılarda o reklamları haber kaynağından temizlemeye yarıyor. Hatta sadece reklamları değil gereksiz gördüğünüz veya görmek istemediğiniz diğer haberleri de engelleyebiliyor.

Benim şans eseri bulduğum ve şimdilik çalışan bir diğer yöntem ise şu. Eğer arkadaşlarınızı bir listeye eklemeyi biliyorsanız zaten çözüm elinizde. Listenizdeki tüm arkadaşlarınızı ama sadece arkadaşlarınızı içeren yeni bir grup yaratın ve normal haber kaynağını görmek yerine soldaki listeden bu gruba tıklayarak seçin. Böylece o gruptaki arkadaşlar hakkında haberler almış olacaksınız.Şimdilik bu şekilde olan haberlerde reklam bulunmuyor. Çok fazla arkadaş olunca zor olabilir ama bir kerelik bir işlem. Birebir haber kaynağı işlevi görmese de işe yarayan bir çözüm. Mobil platformda gerçekten çok işe yarıyor.

Son olarak güvenlik ayarlarını kendinizi bu işlerden uzak tutacak şekilde ayarlamak iyi olacaktır.
Bunun için https://www.facebook.com/settings?tab=ads adresine 3. parti ve sosyal reklam ayarlarına girip reklam ayarlarından Hiç kimsenin görmemesi şeklinde ayarlayabilirsiniz.

23 Ağustos 2012 Perşembe

Facebook Gerçekten Zor Durumda

Geçtiğimiz 18 Mayıs'ta gerçekleşen halka açılma öncesinde 100 milyar dolar eder mi etmez mi diye sorulan kimilerince en fazla 40 milyar dolar eder denilen Facebook, geçen sürenin ışığında bayağı iyimser fiyat ile halka açılmış olduğu görülüyor. Sansasyon ve haber yapmış olmak adına balonları şişiren bazı çevrelerin senaryoları kısa sürede çöktü sayılır. Çünkü hisse değerleri arzdan iki ayı az bir süre geçmişken 38$'lık halka arz fiyatının yarısına kadar düştü ve 18.75$ ile en düşük değerini gördü. Bu yazıyı yazarken çok az bir toparlanma olsa da düşüş trendini kapatıp kapatmadığı belirsiz. Şu anda şirket değeri en kötümser olmasa da düşük tahmin denilebilecek 40 milyar dolarlık piyasa değerine inmiş durumda. Ancak hatırlatmak gerekirse arzdan önce değeri için 20-30 milyar dolar arası tahmin yapanlar da bulunuyordu.

Böyle olunca da bir süredir spekülasyonlar üretilmeye ve Mark Zuckerberg'in CEO'luktan istifa etmesi veya görevden alnıması gerektiği yönünde haberler yaplmaya başlandı. Zuckerberg'i şıpıdık terlikli genç milyarder ve çağın kahraman adamı olarak gösteren medya şimdi de "Facebook aslında bir balon, üretim yapmıyor net para kazandığı bir mecra yok" şeklinde yorumlara başladı.

Kısmen katılsam da Facebook'un ne olduğunu hala anlamayanlar için olaya yayıncılık-reklamcılık gözüyle bakmalarının yerinde olduğunu söylemek lazım. Hatta bir medya organında çalışan kişilerin bunu anlamıyor olmaları trajik bir durum. İnsanlar hala Facebook tarzı bir sitenin perakende ile para kazanacağını düşünüyorsa yanılıyor. Şahsi fikrim online oyun piyasasından topladıkları paranın bile başarı sayılabileceği. Tabi bu paranın da uzun süreli akacağını düşünmüyorum.

Facebook'un en büyük gelir kaynağı reklamlar. Burada en önemli pazarlama noktası reklamı kişinin ilgi alanları ve kişisel bilgileri doğrultusunda, hedef odaklı bir şekilde yapılması yönünde. Yani yaptığınız tanıtım hemen hedefe ulaşıyor, reklamınızı gören hemen müşteriniz oluyor iması var. Facebook'un basite indirgenmiş iş modeli bu aslında. Ayrıca Facebook bugüne kadar ayrıcalıklı üyelik (platin, altın vs.) gibi yollara gitmedi, göz içine de reklam sokmadı. Böylece belirli bir kaliteyi koruyabildi ve kullanıcı kitlesini artırarak genişledi.

Facebook'un zor durumda olduğunu niye düşündüğüme gelince; Facebook halka açılmadan bu yana, mobil platform üzerindeki reklam alanında olmadığı için eleştiriliyordu. Kullanıcının mobile kaydığını düşünürsek bunca eleştiri içinde çok da boş sayılmaz. Tüm bu eleştiriler, finansal tablodaki karamsarlık ve istifa haberleri üzerine bir anda mobil Facebook üzerinde reklamlar hızla türemeye başladı. Esasında bunlara reklam dahi diyemiyorlar.

Şu anda mobile platformda birkaç türlü reklam yayınlanıyor. Bunlardan bir tanesi Facebook reklam plaftormuna aslında  tam uymayan "arkadaşın seviyorsa sen de seversin" tarzında verilen "Zorla Beğendirme Reklamları". Mobil Facebook'un haber kaynağında iki adet farklı arkadaşımın beğendiği söylenen ürün sayfaları önüme konuluyor. Onlar beğendiği için benim de beğenmem isteniyor. Böylece o sayfalar ileride reklam yaptığında haber kaynağımda gözüküyor. İşte bu demin saydığım çoğu şeyin özeti. Zira arkadaşım beğendiği için benim de beğenmem şart mı? Bu durumda benim sadece arkadaş listem hesaba katılıyor ve benim zevklerim de arkadaşlarım kadar. Yıllarca paylaşımda bulunmadığım kişinin zevkleri beni nasıl ifade edebilir. Esasında bu sayfaları o arkadaşlarımın beğendiğine bile şüpheliyim.

Bir diğer reklam kaynağı da "Trending News" popüler haber olarak bu reklamlar da belirli kaynaklardan ücret karşılığında gösterildiği çok belli olan linkler.

Burada sorun şu. Bu reklamlar çok göz önünde bir yerde yayınlanıyor. Bir nevi çırpınış gibi. Bunlar çok aleni bir yerde ve haber kaynağının kullanılabilirliğini bozuyor. Bir de üstüne üstlük yanlışlıkla beğenme ihtimali var. Bu da bazı korsan websiteleri veya scriptler gibi zorla beğendirmek gibi oluyor. Linkler ve haberler yapmacık duruyor ve benimle hiç alakası olmadığı halde reklam veriyor.

Tüm bunlar düşünülerek ve planlanarak yapılandan çok can havliyle yapılmış hareketler gibi duruyor. Bana sorarsanız zor durumda olduğunu anlamak için bu çırpınışlar bile yeterli. Facebook'u bu tür hareketlerin kurtaracağını düşünmüyorum. Aksine bunlar mevcut kullanıcıları kızdırabilir. Umarım mantıklı bir şekilde bu sıkıntıları atlatırlar. Sonuç olarak Facebook devasa bir yazılım ve faydalı olduğu yanları da var.

Son bir soru. Facebook'un 1 milyar dolar ödeyerek satın aldığı Instagram'ın değeri şimdi acaba ne kadar?

Google Mobile El Yazısı Tanıma

Google geçtiğimiz günlerde mobil platformunda erişilebilirlik adına yeni bir özelliği kullanıma soktu. Artık hiçbir ek yazılıma ihtiyaç duymadan dokunmaktik platformda Google web sayfasında el yazısı tanıma özelliğini kullanabiliyoruz. Alttaki videoda görebileceğiniz gibi el yazısı ile tasarlanmış g düğmesine bastığınızda ekrana yaptığınız dokunuşlar tanınmaya başlıyor ve harf olarak arama kutusuna gönderiliyor.
Şimdilik ne kadar kullanılır bilinmez ama başka bazı uygulamalarda faydalanabilecek bir özellik olabilir.


16 Ocak 2009 Cuma

[Gerçek Bilgi] Facebook’ta Profilinize Kim Bakmış, Kimler Silmiş, Kimler Başka başka neler yapmış

http://www.facebook.com/privacy/?view=feeds adresinden de görebileceğiniz resmi bilgiye dayanarak

Şu konular hakkındaki haberler asla yayınlanmayacak:
Dürtmeler
Mesajlar
Kimin profiline baktığın
Kimin Fotoğraflarını Gördüğün
Kimin notlarını okuduğun
Katılmayı Reddettiğin Gruplar ve Etkinlikler
Arkadaşlık isteğini reddettiğin kişiler
Arkadaşlarından çıkardığın kişiler
Sildiğin Notlar ve Fotoğraflar

Facebook yapısı bu bilgilerin erişilememesi üzere kurulduğu üzere malesef ne kadar meraklı da olsanız bunları göremiyorsunuz. Bu nedenle böyle gruplara katılmayı ve arkadaşlarınızı davet etmeyi bırakın.

6 Aralık 2008 Cumartesi

Facebook İçeriğinizi Sadece Belirli Kişilere Göstermek

Facebook’ta arkadaş listenizde ekli bile olsalar içeriği sadece belirli kişilere göstermek veya sadece belirli kişilerden gizlemek mümkün. Örneğin sadece profesyonel amaçlarla listenizde bulunan kişilerden bazı bilgilerinizi gizlemek isteyebilirsiniz.

Bunun için:

Arkadaş listesinde bir grup yaratıp bunun içine listenizdeki kişileri ekleyin. Bunun için Friends listenize gidin. Solda grup isimlerini görebilirsiniz. Yeni grup yaratmak için soldaki Yeni Grup oluştur düğmesine basın ve bir isim girin.

Sonra otomatik olarak bu grup açılacak. Buna tek tek arkadaş eklemek için ortadaki kutuya arkadaş isimlerini yazabilirsiniz veya toplu ekleme yapmak için o kutunun yanındaki Select Multiple Friends linkine tıklayarak açılan pencereden toplu olarak seçebilirsiniz.

Ardından tepede ayarlar menüsünden Gizlilik (Privacy Settings) sayfasına giderek hangi başlıkta (Profil, Fotoğraflar, Status Updates, vs.) kısıtlama yapacaksanız onun yanındaki listede en alttaki Customize (Özelleştir) seçin.

Burada Some Friends (Bazı Arkadaşlar) veya Except These People (Bu Kişiler Hariç) kutularını görebilirsiniz.

Bu kutulara yarattığınız grupların adını yazmaya başlayın. Bir süre sonra kutuda o grubun adını göreceksiniz. Bunu seçin ve onaylayarak tüm ayarları kaydedin.

Şimdi eğer Some Friends kutusuna bir grup girerseniz o bilgileri sadece o arkadaşlarınız görebilecek.

Yok eğer Except These People kutusuna girerseniz bu durumda sadece onlar göremeyecek.

Konu hakkında resmi yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

17 Ağustos 2008 Pazar

Webde Dosya Paylaşım Yöntemleri

Arkadaşlarınızla veya iş gereği dosya paylaşmamız gerektiğinde hepimiz mutlaka çeşitli yöntemler denemişizdir.

Özellikle büyük boyutlu dosyalarda ise bu durum biraz sorun yaratmıştır.

Sanırım şu anda dosya paylaşımının en popüler yolu email ile yollamak. Ancak bunun çeşitli kısıtlamaları olduğunu biliyoruz. Örneğin dosya boyutu, dosya formatı ve tek seferlik yollama gibi nedenlerle kısıtlaması fazla olan bir yöntem. Örneğin Gmail ile veya Gmail hesabına EXE uzantılı dosyaları yollamak mümkün değil. Veya bir dosyayı birine gönderdikten sonra başkasına yollamak gerektiğinde tüm upload işlemleri yeniden yapılması gerekiyor. 10MB, 20MB gibi mesaj limitleri nedeniyle de büyük dosyalar yollamak mümkün değil. (Tabi isterseniz parçalara bölerek yollayabilirsiniz)

Bir diğer yol ise MSN gibi anlık mesajlaşma yazılımlarını kullanmak. Bu durumda da iki kullanıcının da online olması gerekli ve transferi onaylamak zorunlu.

Benim en etkin olduğunu kabul ettiğim yöntem kendi web sunucunuz üzerine dosyayı kopyalamak. Zira neredeyse hiç kısıtlama olmadan dosyayı istediğiniz kişiye linkini yollayarak paylaşabilirsiniz. İstediğinizde dosyayı silebilir veya değiştirebilirsiniz. Tabi bunun için bir web sunucusundan yer almanız gerekli. Tercihen de FTP'yi desteklemeli ki dosyayı sunucuya kolaylıkla yollayabilesiniz.

Veya kendi PC'nize bir web sunucu uygulaması kurabilir dosyayı buradan sunabilirsiniz. Tabi IP'niz statik değilse transferi yapacak kişiye IP değişimlerinizi bildirmeniz gerekir.

Alternatif yöntemlerden bir diğeri ise ücretsiz dosya paylaşım siteleri. Hepimizin bildiği Rapidshare gibi sitelere dosya yolladıktan sonra linkini dosya paylaşımı yapacağınız kişiye göndererek dosyayı istediği zaman almasını sağlayabilirsiniz. Bu yöntem ise dosyaların belirli bir süre sonra silinmesi, transfer sırasında uzun ve bazı deneyimsiz kullanıcıların beceremeyeceği prosedürleri uygulamasını gerektiriyor.

Bu tür sitelerin bazıları fotoğraf gibi sadece belirli dosyaların paylaşımını yapmanıza olanak tanır. Picasa Web Albums, Flickr, Photobucket gibi sitelere üye olarak resimleri ve diğer bazı formatlardaki dosyaları koyarak kendi web albümlerinizi yapabilirsiniz. Bu siteler albümlerin herkese açık mı yoksa sizin istediğiniz kişilerin mi göreceğine karar vermenize de olanak tanır.

Bu tarz sitelerin bazıları dosyaları istediğinizde silmenize izin verir. Böylece paylaşım yapıldıktan sonra dosya ortalıkta dolaşmaz.

P2P denilen kullanıcıdan kullanıcıya bağlantılar ile dosya transferi de bir diğer seçenek. Ancak çoğu P2P programı ve sunucusu dosyaları tüm kullanıcılarının hizmetine açtığından (bazıları dosyaları kiminle paylaşacağınıza karar vermenize izin veriri) istemediğiniz kişilerin dosyalara erişimine olanak tanımış olabilirsiniz.

GigaTribe isimli yazılım ise kendi P2P networkünüzü yaratmanızı sağlıyor. Böylece sadece sizin seçtiğiniz kişiler dosyalara erişebiliyor.

Tabi bunlar dışında kullanıma özel çözümler üretmek mümkün olabilir.

25 Nisan 2008 Cuma

Rapidshare'den Kedili Izdırap

CAPTCHA insanlar ile botları birbirinden ayırmak için kullanılan bir test.

Rapidshare de ücretsiz dosya barındırma hizmetini bu test ile sunuyor.

Ancak son zamanlarda kullanıma giren bilmece resim çözme işini bir ızdıraba döndürmekte. Resim içinde üzerinde kedi bulunan karakterleri bir kutuya girip onaylatmak gerekiyor.

Bunu çözen bot var mı bilemiyorum ama bazen benim de çözemediğim oluyor. Kedi nerede o hangi karakter derken sayfayı birkaç kez ziyaret etmek gerekiyor.

Kim düşünmüşse CAPTCHA'nın mantığını pek anlamamış sanırım.

9 Şubat 2008 Cumartesi

Facebook'a Yabancı Dil Desteği Geliyor

Şu anda sadece İngilizce yayın yapan Facebook 11 Şubat'tan sonra İspanyolca olarak da izlenebilecek. Almanca ve Fransızca'nın da yakın zamanda kullanıma sokulması planlanıyor.

İspanyolca!nın neden tercih edildiği belirtilmese de ABD'deki geniş Latin kökenli vatandaşların dikkate alındığını tahmin ediyorum.

Sitenin kurucusu olan Mark Zuckerberg site üyelerinin artık %60 oranında ABD dışındaki ülke vatandaşlarından oluştuğunu ve en başından beri uluslar arası desteği sunmayı planladıklarını belirtmiş. 2004 yılında kurulmuş bir sitenin daha yeni yabancı dilde yayına başlıyor olması ve Facebook'un genel olarak korumacı yapısı göz önüne alındığında bunun gerçekçi bir açıklama olmadığını söyleyebilirim.

11 Şubat'tan itibaren İspanyolca konuşulan ülkelerden Facebook'a girenler siteyi İspanyolca görmeye başlayacak.

Çok yakın zamanda Facebook'u Türkçe olarak da yayın yaparken göreceğimize şüphem yok. Zira internet'in pek çok alanında esamemiz okunmazken bu tür sosyal iletişim, sohbet ve benzer içerikli programlar Türkiye'den gelen ilgi nedeniyle sahiplerinin kayıtsız kalmasını olanaksız kılıyor.

Kısaca bir açıklama da çeviri programı hakkında vererek yazımı bitireyim. Çeviriler oylama usülüyle yapılmakta. Çevirmenler terimler veya cümleler için gönderi yaptıktan sonra alternatifler kullanıcılar tarafından oylanıyor ve en çok oyu alan çeviri sitede kullanılmaya başlıyor.

1 Ocak 2008 Salı

Milli Piyango Yılbaşı Çekilişi Sonuçları

Milli Piyango 2008 Yılbaşı çekiliş sonuçlarına aşağıdaki adreslerden ulaşabilirsiniz.

Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü - Milli Piyango Çekiliş

Sabah Gazetesi Milli Piyango Sıralı Tam Liste

Hürriyet Gazetesi Milli Piyango Yılbaşı Çekilişi Sıralı Tam Liste

Not: Milli Piyango sitesi aşırı yüklenme sonucu kapanmışa benziyor. Önceki yıllarda sisteme bilet numarası kontrolü için bir sorgulama modülü konuyordu. Aceleniz yoksa bu modülü kullanmak için bir süre bekleyebilirsiniz.

30 Aralık 2007 Pazar

2007 Yılının En Çok Konuşulanları

(ilk yayınlanma tarihi: 04 Aralık 2007)

Her yıl Aralık ayında bu tür konular gündeme gelir. Ben de biraz erken de olsa teknoloji alanında 2007 yılında en çok konuşulanları derledim.

Vista: Microsoft'un son işletim sistemi 5 yıl aradan sonra Ocak ayında kullanıcılar ile buluştu. Yüksek donanım gereksinimi nedeniyle eleştiriler alan Vista genel olarak hem olumlu hem olumsuz farklı yorumlar aldı. Önümüzdeki sene başında servis paketinin çıkması beklenen Vista özellikle grafik ve güvenlik unsurlarıyla göze batıyor.

Facebook: Mark Zuckerberg isimli gencin yarattığı ve Yahoo'ya satış toplantısını çok erken saatte olması nedeniyle reddettiği sosyal paylaşım platformu 2007'de adından en çok söz edilen sitelerden oldu. Kullanıcı sayısını 50 milyonlara çıkartan Facebook, hisselerinin %1.6'sını Microsoft'a satıldıktan sonra piyasa değeri 15 milyar dolar olarak belirlenmiş oldu.

Web 2.0: Geçtiğimiz yıldan devam eden ve bu yıl iyice günlük hayata girmeye başlayan bir kavram. Hızlanan internet bağlantıları ile video, görsel ve diğer pek çok sosyal paylaşım olanağı yanında zengin CSS ve AJAX ile sade ama çarpıcı görünümlü siteler gitgide trend halini aldı. Günlük ihtiyaç için kullanılan pek çok yazılım yerini online alternatiflere bıraktı.

IPhone: Apple'ın Ipod ardından yıl ortasında çıkarttığı mobil cihaz cep telefonu ve medya çalar özellikleri ile sadece ABD'de milyonluk satış rakamına ulaştı. Dokunmatik ve düğmesiz arabirim pek çok kişi tarafından olumlu karşılandı. Nokia'nın dokunulmazlığına az da olsa rekabet getirdi.

Office 2007: Microsoft'un yeni nesil Office paketi radikal unsurlarıyla dikkati çekti. Değişikliklerin başında dosya formatı ve menü yerine kullanılan ribbon (şerit) bulunuyor.

Microsoft Surface: Bu yazıda tanıttığım Microsoft'un çoklu dokunmaya imkan tanıyan ürünü Surface yaygınlaştığında pek çok alışkanlığı kökünden değiştirecek.

Adobe CS3:  Adobe'un Macromedia'yı satın almasının ardından tam kapsamlı olarak CS3 ile tüm ürünleri birleştirdiği program paketi piyasaya sürüldü.

Gizlilik Endişeleri: Web kullanımının yaygınlaşması güvenlik yanında gizlilik ihlali endişelerinin artmasına neden oldu. Özellikle Google, Yahoo gibi büyük sitelerin dahi gizlilik konusunda bazı uygulamaları tartışmalara yol açtı. Bu konunun önümüzdeki yıllarda daha da derinlemesine tartışılacağı ve çizginin nerede çizilmesi gerektiği gibi tartışmaların sürmesi kaçınılmaz.

Yeşil Teknoloji: Küresel ısınma ve iklim değişikliklerinin etkilerini yakından hissettiğimiz 2007 ticari kuruluşların yeşil teknoloji olarak adlandırılan doğaya saygılı ürünlere yönelmesine neden oldu. Samimiyetleri ve işlevsellikleri sorgulansa da bu yıl pek çok yeşil ürün piyasalara sürüldü.

Wii: Nintendo tarafından piyasaya sürülen ve neredeyse kimsenin beklemediği bir başarıya ulaşan Wii, harekete duyarlı kumandası ile video oyunları daha interaktif hale getirdi.

Street View: Google'ın haritalar yanında sokak görüntülerini 360 derece açıyla sunduğu hizmeti yıl ortasında hizmete girdi.

Intel Core 2: Intel'in yeni işlemcileri Core 2 Duo ve Core 2 Quad AMD'nin tozunu attı. AMD'nin yeni çıkacak işlemcileri bile Intel'in hızına yetişemiyor.

P2P: 2007 yılı paylaşım siteleri için hem iyi hem kötü olaylara sahne oldu. Paylaşım siteleri hiç olmadığı kadar popülerleşirken pek çok torrent ve paylaşım sitesi sahiplerinin başı kanunlarla derde girdi. Pirate Bay sahipleri ada almayı hedeflediklerini açıkladı.

Web Blogları: Siyasetten, teknolojiye pek çok konu için ilk elden haberleri web bloglarından duymaya alıştık. Basın özgürlüğü olmayan ülkelerde bloglar bazen tek haber kaynağı halini aldı.

LCD Ekranların Yaygınlaşması: Yüksek fiyatlardan binlere inen LCD televizyonlar özellikle Türkiye satışlarında patlama yaşandı. Masaüstü bilgisayarlar için standart haline gelmeye başladı.

Hafıza Birimlerinin Ucuzlaması: Bu yıl hafıza kartları ve flash bellekler önemli ölçüde ucuzladı. Artan kapasiteler de cabası. Artık DVD kapasitesinde bir flash belleğe sahip olmak çoğu insan için aşırı bir masraf değil.

Nokia N95: Bir cep telefonu bilgisayara ne kadar yaklaşabiliyorsa N95 de o kadar yaklaşabiliyor. En azından 2007 yılında böyleydi.

ADSL Hızları: Her ne kadar dünya standartlarının gerisinde olduğumuz Türk Telekom genel müdürünce inkar edilse de bu sene yaptıkları hız artırımları ile önce kotalı sonra kotasız aboneleri bir nebze olsun memnun ettiler.

Son olarak nacizane şu anda okuduğunuz blogum yayına girdi. Henüz yılın bitmesine vakit varken tüm okurlarıma yeni yılda tüm beklentilerinin gerçekleşmesi temennilerimi iletiyorum. Umarım bu blogda istediğiniz bilgilere ulaşmış keyifli vakit geçirmişsinizdir. Yeni yılda da birlikte olmak üzere herkese iyi seneler.

Microsoft Youtube'da Kanal Açtı

İngiltere Kraliçesi'nin Youtube'da kanal açmasının ardından Microsoft Vista ağırlık bir kanal ile Youtube'da yayında.

Ağırlıklı olarak Vista'nın tanıtım videolarının bulunduğu kanala buradan ulaşabilirsiniz.

Kraliçe'nin kanal açması büyük yankı toplamıştı. Microsoft'un benzer ürünleri varken Youtube'da kanal açması ise bence üzerinde çok düşünülmesi gereken bir konu.

Kraliçe'den bahsetmişken onun kanalı da burada.

Google'dan Microsoft Sitelerine Özel Arama Sayfası

İyice rakip haline gelmeye başlayan iki şirketten Google kendi hizmetiyle Microsoft'un sitelerine arama özelliği sunuyor.

http://www.google.com/microsoft.html adresinden ulaşılabilecek arama motoru ile Microsoft tabanlı web sitelerinde Google araması yapılabiliyor.

Logosu XP standart duvar kağıdı üzerine Google olan bu arama motoruna buradan ulaşabilirsiniz.

Sitelere Kayıt Derdine Son

Gerekli gereksiz pek çok site, hizmetlerinden yararlanmak için üyeliği zorunlu kılıyor. Eğer her site için üye olmaktan sıkıldıysanız Bugmenot.com size hazır kullanıcı hesapları sunuyor.

Site adresine göre arama yaparak sistemdeki kullanıcı  hesaplarından biri ile o siteye giriş yapabilirsiniz.

Sitenin adresi www.bugmenot.com

9 Aralık 2007 Pazar

Google Charts Hizmete Girdi

Google yeni bir hizmet ile karşımızda. Yeni bir API hizmeti olan Google Charts ile web üzerinde kolaylıkla chart denilen grafikler elde edebiliyor, sitemizde kullanabiliyoruz.

Çıktısı PNG  resim olan API, özel bir URL karşılığında size istediğiniz grafiği oluşturuyor. Böylece sadece resim kaynağını değiştirirek farklı grafikler elde etmek mümkün oluyor.

Widget olarak da tanımlanabilecek bu ürün çizgi, pasta, sütun gibi pek çok popüler grafik türünü destekliyor.

Tüm iş URL'de bittiği için sadece URL üzerine farklı parametreler yazarak grafiği oluşturmak mümkün. Örneğin bu yazının üst köşesindeki basit grafik için
http://chart.apis.google.com/chart?cht=p3&chd=t:70,50&chs=400x200&chl=A|B&chtt=Baslik&chco=7AD4EA,DBDC62 
gibi bir URL yeterli. İsterseniz bu URL'yi kendi tarayıcınızda açabilir ve grafiği görebilirsiniz. İsterseniz web sayfasında resim kullanır gibi IMG tagının SRC özelliğine bu URL'yi vererek web sayfanıza gömebilirsiniz.

Örnek URL'de de görebileceğiniz gibi parametreler grafiği düzenlemeye yarıyor. Örneğin chtt parametresi chart başlığı oluyor.
chtt=Baslik gibi bir kullanım ile örnekte gördüğünüz başlık sonucunu elde ediyorsunuz.
chco=7AD4EA,DBDC62 gibi bir kullanım ise size charttaki renkleri düzenleme şansı tanıyor. (Renk kodları hexadecimal)
chl=A|B ise chart legend denilen alan etiketlerini belirlemeye yarıyor.
chs=400x200 ile boyutları
chd=t:70,50 ile değerleri
cht=p3 ile grafik türünü belirliyoruz.

Daha pek çok parametre ve grafik çeşidi mevcut.
Parametreler & ile birbirinden ayrılıyor. Parametreler içindeki seçenekler ise gerekirse | ile ayrılıyor.

Tahminim Google veya serbest geliştiriciler URL'yi daha kolay  oluşturmak için bir görsel arabirim yazacaktır. Diğer Google ürünlerine de grafikler için URL çıktısı özelliği katılabilir.

Resim sonuçlu bir URL olması nedeniyle karmaşık javascript kullanımına gerek kalmadan dinamik olarak kullanmak da mümkün olabilecektir.

Google'ın Office ürünlerine rakip olarak sunduğu ofis paketinde charts özelliği bulunmakta. Web tabanlı bu hizmet ise ciddi anlamda bir eksiği gidermekte. Çeşitli dillerde yazılmış grafik paketlerini web sayfalarına entegre etmek mümkün olsa da bu paketler ya pahalı ya da yetersiz kalıyordu. Bu API ile yakın zamanda pek çok site daha zengin bir içeriğe kavuşacak. Bu chartları artık sık sık göreceğimiz kesin.

API dökümantasyonunda çeşitli grafik türleri için kullanım yöntemleri anlatılıyor. Kullanıcı başına günlük 50.000 grafik sınırı konulmuş. Bu da yaklaşık 2 saniyede bir grafik çizilmesine olanak sağlıyor.

6 Aralık 2007 Perşembe

HD Destekli Flash Player Karşımızda

Adobe Flash Player Önceki adı Moviestar olan yeni Flash player sürümü, bünyesine kattığı codec sayesinde yüksek çözünürlüklü videoları da oynatabilecek hale geldi.

Buradan okuyabileceğiniz basın açıklamasında belirtilen yeni codec BluRay ve HD-DVD'ler için geçerli olan H.264  standardı. Ayrıca hardware acceleration özelliği olan cihazlarda bu özellik de kullanılabilir hale geldi.

Adobe Premier ve After Effects içinde bulunan bu codec seçeneğinin artık Flash ailesi içinde de yer alacağı belirtiliyor.

Daha önce Youtube'dan yapılan açıklama ile video dosya boyutlarının 1GB dolaylarına çekildiği böylece daha kaliteli videoların izlettirilebileceği söyleniyordu. (Bu limit artışı doğrudan kalite ile ilgili zira telif hakları sıkıntıları nedeniyle hala video süreleri 10 dakika ile sınırlı)

Hızlı internet bağlantısına sahip kullanıcılar uzun zamandır daha kaliteli videolar izlemek istediklerini belirtiyorlardı. Fakat bizim gibi yavaş internet bağlantısına sahip ülkeler için 10 dakikalık video görüntüsü için 1GB'lık dosya indirmek fazlasıyla lüks olacaktır. Hatta kotalı kullanıcılar 40 dakikalık video için kotalarını doldurduklarında şok olabilirler.

Yeni Flash player'ı bu adresten indirmeniz mümkün. Örnek videolar için Adobe HD galerisini ziyaret edebilirsiniz.

Adobe'un önümüzdeki yıl Adobe Media Player adında bir medya oynatıcısını piyasaya süreceği ve böylece web videoları için tarayıcıya ihtiyaç duyulmayacağı da gelen haberler arasında.

29 Kasım 2007 Perşembe

Google Haritaya Yeni Paylaşım Özellikleri

İki yenilik ile Google Maps'te paylaşım özellikleri artırıldı.

Birinci yenilik web tabanlı Google Maps'te. Burada "My Maps" adındaki kendi haritalarınızı başka kullanıcıların düzenlemesine açmak için "Collaborate" linkine tıklayıp, başkaları ile işbirliği yapmanız mümkün. Linke tıkladığınızda açılan pencerede ortaklık yapmak istediğiniz kullanıcıları posta adreslerini girerek haritanıza davet edebilirsiniz. Opsiyonel olarak "ortakların başkalarını ortak olarak çağırması" ve "herkesin haritayı düzenleyebilmesi" gibi seçenekler de eklenmiş.

Diğer yenilik ise Google Earth'ten tanıdığımız KML, KMZ dosyaları ile karşımızda. Bu dosyaları da artık Google Maps'e yükleyip online olarak çalışmak mümkün. Bunun için yapmanız gereken Google Maps'te "Create New Map" linkine tıkladıktan sonra yarattığınız yeni haritaya "Import" linkine tıklayarak dosyalarınızı göndermek. İsterseniz webdeki bir URL'yi girmeniz de mümkün. Not: Dosyalar malesef henüz Google Earth formatı kadar gelişmiş değil. Örneğin 3 boyutlu binaları paketleyemiyoruz.

İki uygulama da son derece yararlı ve sunucu tarafında halledebilecek işleri layığıyla yapmayı hedefliyor.

23 Kasım 2007 Cuma

Webde Kendin Yap Siteleri

DIY denilen Do-It-Yourself (Kendin-Yap) kavramı malesef ülkemizde çok yaygın değil. Bayanlar için özellikle el sanatları konusunda böyle siteler gitgide yaygınlaşsa da diğer konularda yerli kaynak bulmak zor.
Kendi kendinize yaptığınız işler ya piyasada pahalı ya da ihtiyacı karşılamayan türden ihtiyaçları karşılamak için birebir.
Bu tür siteler online video yayınının yaygınlaşması ile daha da kullanışlı hale geldi. Gerek resim gerek video gibi görsel yardım unsurları ile artık kendi kendinize bir şey yapmak için tek ihtiyacınız olan şey gerekli aletler.
İşte bu tür bilgiler alıp kendi tasarımlarınızı yapabileceğiniz sitelerden bazıları: