nedir? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nedir? etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Haziran 2008 Salı

Cue Dosyası Nedir?

Cue dosyası bir CD veya DVD gibi medyanın içeriğini belirten bir dosyadır. Ses dosyaları bilgisayara aktarılırken sesi içeren bölümün yanında parça bilgilerinin de (süre, sanatçı, şarkı adı gibi) taşınması için kullanılır.

Cue dosyası tek başına bir veri taşımadığından yanında bir de veri dosyası olması gerekir.

Cue dosyası ile gelen dosya parçalara bölünmek istenirse Cue Splitter ismi verilen yazılımlar kullanılabilir. Bu cue dosyasındaki süre verisine göre dosyayı parçalara ayırmaya yarar. Ardından bu parçaları başka formatlara dönüştürmek mümkün olur.

Cue bölmek amacıyla kullanabileceğiniz programlardan birini buradan indirebilirsiniz.

13 Mart 2008 Perşembe

PRC Nedir Daha Doğrusu Neresidir?

Bugün incelediğimiz veya aldığımız pek çok ürün Made In PRC veya Made In P.R.C. etiketiyle tüketiciye sunulmakta. PRC etiketli ürünler ne malıdır diye düşünenler için bu yazıyı yazmak gerektiğini düşündüm. Özellikle satış yapan elemanların bile bu kısaltmayı bilmemesi veya bilmezden gelmesi de konunun insanlara duyurulması gerektiğini gösteriyor.

PRC People's Republic Of China'nın yani Çin Halk Cumhuriyeti'nin kısaltmasıdır. Made In China yerine uzun bir süredir bu tabir kullanılmakta.

Zira Made In China ibaresi artık tüketici üzerinde o kadar negatif bir etki bırakıyor ki Çinliler bile isimlerini gizleme ihtiyacı duyuyor.

Bunun yanında bir de "Designed In USA" yani "Tasarımı ABD'de yapılmıştır" gibi gizlemeler kullanılıyor. Burada da amaç dikkati Çin malıdır ifadesinden sıyırıp tasarımın yapıldığı yere çekmek. Zaten bu tabir kullanılmışsa genellikle daha yukarıda ve göze daha kolay çarpan yerlere konuluyor. Böylelikle insanların gördüğü ilk ülke ismini yapım yeri gibi algılamasını sağlamak hedefleniyor. Bunu uygulayan yerli firmalar da bulunmakta.

Kısacası:

PRC=Çin

bilinçsiz tüketici = kazıklanan tüketici

6 Ocak 2008 Pazar

Taşınabilir Yazılım Nedir?

Portable software'in Türkçe karşılığı olarak karşımıza çıkan taşınabilir yazılımlar çok çeşitli ihtiyaçlarımızı karşılıyor ve gitgide daha çok kullanılıyorlar.

Taşınabilir kavramı sürekli taşımamız gereken ve sık sık kullandığımız anlamına gelmiyor. Kırk yılda bir kullanacağımız bir yazılım da taşınabilir olabilir.

Taşınabilir yazılımların en önemli özelliği bir kurulum gerektirmemesi daha doğrusu kurulduğu bilgisayarda sistemde bir yere bilgi yazmaması veya sistem dosyalarında değişiklik yapmaması. Böylece program klasöründeki dosyaları başka bir bilgisayara aktarsak, çalıştırdığımızda tamamen aynı işlevi sağlayabiliyoruz.

Eğer bir USB flash belleğe sahipseniz bu tür yazılımları farklı bilgisayarlarda bellek üzerinden kullanmaya başlayabiliyoruz. Flash belleği taktığınız her bilgisayarda (program bilgisayardaki işletim sistemini desteklemeli) programları aynı şekilde kullanabiliyorsunuz.

Durum böyle olunca çalıştığınız her bilgisayara aynı yazılımları defalarca kurmak zorunda kalmıyor, bunun yerine USB bellek ile taşıyabiliyorsunuz. Programda yaptığınız değişiklikler, eklentiler, ayarlar, kişisel bilgiler ve bunlar gibi her türlü özellik çalıştığınız her bilgisayara yanınızda taşınmış oluyor. Bunun getirdiği zaman kazancı pek çok durumda önemli boyutlara ulaşıyor. Bazı durumlarda örneğin e-postalarınızı yanınızda taşıdığınızda ise eşsiz bir hal alıyor.

Tabi her program taşınabilir olarak üretilmiyor. Örneğin Photoshop'un yeni sürümleri gibi özel kurulumlar gerektiren programlar taşınabilir özelliğe sahip değil. Fakat bunları dahi taşınabilir hale getirmek için çalışan serbest girişimciler mevcut.

U3 gibi taşınabilirliği bir kademe ileri götüren ve otomatik başlatma gibi özellikler katan USB bellekler de mevcut.

Pek çoğu ücretsiz olan taşınabilir uygulamaları aşağıdaki adreslerden edinebilir flash belleklerinize kurabilirsiniz.

Quate Newsnet

PortableApps

Portable Freeware Collection

PendriveApps

MakeUseOf

4 Aralık 2007 Salı

OCR Nedir?

OCR OCR İngilizce açılımı "optical character recognition" olan optik karakter tanıma isimli sistemlere deniliyor. Yapılan iş kağıt üzerindeki yazının tanınması ve düzenlebilir makine yazısı haline dönüştürülmesidir.

Örnek vermek gerekirse bir kitap sayfasını tarayıcı ile taradıktan sonra bir OCR yazılımı ile bunu Word dökümanı olarak kaydetmek bir OCR prosedürüdür.

OCR teknolojisi uzun zamandır insanları meşgul eden ve özellikle dijital çağdan önce çok önemli olan bir teknoloji. Örneğin zarf ile posta yollanan zamanlarda posta üzerindeki adresi otomatik tanımlamanın işi ne kadar kolaylaştıracağını tahmin edebiliriz. Veya şu anda üniversite, KPSS, motorlu taşıtlar gibi sınavlarda teknolojik avantajı nedeniyle kullanmak zorunda olduğumuz test sistemi daha başarılı bir OCR prosedürü oluşturulabilirse tarihe karışabilir.

El yazısı tanımlama OCR'ın daha hala geliştirilme safhasında olduğu bir dalı. Makine (daktilo, bilgisayar çıktısı, baskı gibi) karakterleri özellikle Latin alfabesi temelli olanlar başarıyla tanımlabiliyor. Fakat el yazısı için şimdilik çok büyük başarı yakalanmış değil.

El yazısını yazarken tanımak ise özellikle Palm cihazlarının önderliğinde uzun zamandır kullanılıyor. Fakat bu yöntem yazı halindeyken hareket hızı ve yönü gibi değişkenleri yazım sırasında yakaladığı için halihazırda yazılmış dökümanlar için geçerli olmuyor.

Günümüzde her ne kadar çoğu yazışma ve döküman zaten dijital ortamda bulunduğu için dönüştürme gereksinimi azalsa da özellikle eski belgeler, kitaplar, kayıtlar ve pek çok diğer unsurun dijital ortama aktarılması için OCR teknolojisi büyük zaman tasarrufu sağlıyor.

Project Gutenberg adında eski kitapların dijital ortama aktarılması ile 22.000 kitabı dijital hale getirdiği belirtiliyor. Bu işlerin büyük bölümünün OCR ile yaptıklarını ve OCR olmasaydı değil bu rakamın yakalanması bu işe girilmeyeceğini tahmin edebilirsiniz.

Kağıdın saklanmasından çoğaltılmasına pek çok dezavantajı varken dijital ortamdaki metnin ne kadar avantaj sağladığı ve bu adım için OCR'ın ne kadar önemli olduğunu kabul etmek gerekir.

OCR ile dökümanları dijital hale getirmek için ihtiyacınız olanlar bir tarayıcı donanımı ve bir OCR yazılımı. OCR yazılımı olarak ABBY FineReader shareware olarak benim tercih ettiğim bir yazılım. Ücretsiz olarak SimpleOCR göze batıyor. Ayrıca bazı tarayıcılar paket içerisinde OCR yazılımları ile satılmakta.

OCR'ın yanında iyi bir yazım denetleyici yazılımı ile çalışmak olabilecek tanıma hatalarını minimuma indirecektir.

Günümüzde OCR yazılımları dökümanı scanlemekten, tablo, rakam, resimleri otomatik tanımlayıp düzenli dökümanlar haline getirmeye pek çok özelliği destekliyor.

Dikkat edilmesi gereken bir unsur da Türkçe gibi İngiliz alfabesi dışında harfler bulunan diller için OCR yazılımında bu desteğin özellikle aranması. Yoksa ş ğ gibi harflere yanlış karşılıklar almak mümkün.

10 Kasım 2007 Cumartesi

DVI Nedir?

DVI - Digital Video Interface

DVI (Digital Video Interface) görüntü taşımak için DDWG tarafından geliştirilmiş ve standartları belirlenmiş bir arayüz. DVI hem analog hem dijital veriyi taşıyabilmesi açısından uygulanmış. Ayrıca analoga dönüştürmeden sinyal yollanması kalite kaybı yaşanmaması anlamına geliyor.

DVI, HDMI gibi Transition Minimized Differential Signalling (TDMS) denilen veri taşıma yöntemini kullanıyor. HDMI denilen High Definition yayınlar DVI-D ile kısmen uyumlu.

DVI kablolarının mümkün olduğunca kısa tutulması tavsiye ediliyor. Ayrıca standartlar kablo uzunluğunu 4.5 metre olarak kısıtlamakta. Ancak bundan çok daha uzun kablolar bulunabilmekte. Ama teoride söylenen uzunluğun üzerinde kullanım için sinyal güçlendirici gerektiği.

Çok fazla teknik detaya girmeden günlük hayatta karşımıza çıkan iki çeşitlenmeden bahsedeceğim. Birisi Single-Dual ayrımı diğeri ise analog, dijital, hibrid ayrımı.

Single Link ve Dual Link taşınan görüntünün frekans ve çözünürlük değerlerine göre değişmekte. Örneğin Single DVI bağlantısı 60Hz'de en fazla 2.75 Megapiksel görüntü taşıyabilmekte. 2.75 Megapiksel kaba olarak 4:3 oranında 1900x1400 piksel'e denk geliyor.
DVI standardına göre piksel saat hızı 165Mhz'den fazla olduğunda single link yeterli değil. (Not: Piksel saat hızı, görüntü tazeleme hızından farklı bir birim)

Bu sınırlama HDTV gibi kullanımlarda kolaylıkla aşılıyor. Bu nedenle de dual link denilen ve esasında içinde iki hattı barındıran bağlantılara ihtiyaç duyuluyor. DVI standardına göre iki kanal eş hızda çalışmak zorunda. Örneğin saat hızı 180Mhz ise hatlar 90-90 çalışmalı, 165-15 kabul edilmiyor. Dual-link kullanarak yüksek çözünürlüğe ulaşmak mümkün.

Dual link kablo bağlantılarında ortada fazladan pinler bulunuyor. Single linkte ise burada pinsiz bir boşluk bulunur. Eğer ihtiyacınız çok fazla değilse single link bir kablo işinizi görecektir. Örneğin 1280x1024 maksimum çözünürlük ve 85Hz'de çalışan bir monitör için özellikle dual link kablo almanız gereksiz olur.


DVI-A, DVI-D ve DVI-I ise sinyal türünü belirliyor. Bağlantı noktaları ve portlar da farklı şekillerde oluyor. Sırasıyla Analog, Dijital ve Hibrid olan bu seçeneklerden ihtiyacınıza göre olanı kullanmanız gerekli. Eğer sadece dijital veri kabul eden bir alet ile analog kablo kullanırsanız çalışmayacaktır. Tam tersi analog için de geçerli.

  • DVI-D sadece dijital sinyal taşır. Kalite çok yüksektir. DVI-I portu olan bir cihaza da kalite kaybı olmadan bağlanabilir. (Bknz. son madde)
  • DVI-A sadece analog sinyal taşır. Yaygın değildir ve genellikle ekran kartından CRT monitörlere bağlantı için kullanılır. DVI-I bir cihaza bağlansa bile sinyal analog olduğundan kalite kaybı olur. Fakat buna yüksek kaliteli analog denilmekte. VGA gibi analog bağlantılardan daha kaliteli olduğu söyleniyor.
  • DVI-I ise çok amaçlı kablodur. Analog veya dijital sinyal taşıyabilir. Ama analog-dijital veya dijital-analog gibi dönüştürme yapamaz. Erkek DVI-I fiş dişi DVI-D fişe uymaz. Ama erkek DVI-D dişi DVI-I fişe uyar.
    Bu nedenle ekran kartlarındaki DVI-I portu ile LCD ekranın DVI-D portuna DVI-D kablo ile bağlantı yapılabilir.

DVI to HDMI denilen kablolar ile HDTVlere görüntü aktarımı yapmak mümkün. HDMI audio/video taşıyabildiği için isterseniz DVI görüntü ve sesi birleştirip HDMI haline getiren aletler kullanabilirsiniz. (örnek)

31 Ekim 2007 Çarşamba

CAPTCHA Nedir?

CHAPTCHAAçılımı "Completely Automated Public Turing test to tell Computers and Humans Apart" olan CAPTCHA, Türkçe'ye "Bilgisayar ve İnsanları Ayırt Etmek için Tamamen Otomatik Turing Testi" olarak çevrilebilir. Bu testin hakları ABD Pittsburg'deki Carnegie Mellon University'ye ait.


Adında da bulunan Turing testi ise bilgisayarın, insanlardan ayırt edilememeleri durumunda başarılı sayıldıkları bir test.


Aslında ters Turing testi olan CAPTCHA, günümüzde karşımıza formlarda onay amaçlı kullanılan karıştırılmış ve bulanıklaştırılmış resimler olarak çıkmakta.


Adından da anlaşılabileceği gibi CAPTCHA bilgisayarların çözemeyeceği ama insanların çözebileceği bir test. Testi doğru yanıtlayanın insan olduğu kabul edilmekte.


CAPTCHA'yı sadece resim olarak düşünemeyiz. Zira farklı yöntemler ile bilgisayarların testi geçmesi zorlaştırılabilir hem de örneğin görmeyen kullanıcılar için ses kullanarak insanların da bu testi geçememesi gibi durumlar önlenmiş olur.


Bilgisayarları insanlardan ayırt etmenin avantajları günümüzde gitgide belirginleşiyor. Özellikle spam amaçlı botlar için etkili bir yöntem.


Ancak bu testin bazı dezavantajları da var. Bilgisayarların sürekli gelişmesi ile bu testlerin aşılması kolaylaşıyor. Bu nedenle testin sürekli yenilenmesi ve gelişmesi gerekiyor. Bu da devamlı bir emek demek. Ayrıca bazı testler insanların bile aşamayacağı kadar zorlaşabiliyor. Testi birkaç kez yanlış yanıtladığında erişimi engelleyen siteler kullanıcı kaybına davetiye çıkartıyor. Ses sistemi kullanmayan testler, göremeyen kullanıcıları yoksayıyor. Gitgide komplike olması resimdeki örnek gibi iki veya daha fazla sözcükten oluşan testler de kullanıcılar için fazladan iş demek.


Ama resimdeki örnekte iki sözcük kullanılmasının amacı farklı. Onay yanında bir diğer amaç da kitapları dijitalleştirmek. Çok ilginç bu özellik şöyle çalışıyor. Onay penceresinde önünüzde iki tane sözcük getiriliyor. 1 tanesi sunucunun bildiği ve ürettiği 1 tanesi ise hiç tanımadığı, kitaplardan taranmış ama OCR sistemlerinin otomatik olarak tam veya hiç algılayamadığı bir sözcük.
Siz iki sözcüğü de yazarak sunucuya yolluyorsunuz eğer sunucunun tanıdığı sözcük doğru ise, diğer sözcüğü de doğru girmişsiniz kabul edilerek bu sözcük dijitalleşmiş oluyor. Ne kadar çok kişi o sözcüğü yazarsa o kadar doğruluğa ulaşılıyor.
Böylece günde 150.000 iş saati değerinde iş yapılması ve 60 milyon kadar sözcüğün dijitalleşmesinin mümkün olabileceği öngörülüyor. Kimbilir belki günün birinde el yazımız; mesela sınav kağıdımızın bir kısmını da CAPTCHA testlerinden birinde görmeye başlarız.


CAPTCHA resmi sitesine buradan erişebilir üye olarak testi sitenize modül olarak ekleyebilirsiniz.


Ama unutmayın ki bu testi gerektiği yerlerde ve gerektiği gibi kullanmak önemli. Bunun için de en güzel örnek büyük üyelik ve hizmet sağlayan siteleri incelemek. Bazı webmasterlar sırf paket cmslerde bu özellik olduğu için login alanlarında bunu etkinleştiriyor ama dikkat ederseniz Gmail, Hotmail, Yahoo gibi siteler bile buna ihtiyaç duymamış. Ağırlıklı olarak ilk üyelik ve mesaj gönderimi doğru kullanım alanları diyebiliriz.

27 Ağustos 2007 Pazartesi

Symbian Nedir?

Symbian mobil cihazlarda kullanılan bir işletim sistemi. Symbian OS olarak da geçiyor.
Nokia, Sony Ericsson, Samsung, Panasonic ve Siemens gibi önde gelen cep telefonu üreticileri Symbian'ın hissedarı. Nokia geçtiğimiz yıllarda hisse oranını %50'nin üzerine çıkartmaya çalışmış ama yönetim kurulu buna izin vermemiştir.

Symbian şirketinin rakamlarına göre 31 Mart 2007 tarihi itibariyle 126 milyon symbian cihaz satılmış durumda. Bu tüm cep telefonları içinde %12 gibi bir rakama denk geliyor. Yine aynı tarih itibariyle son Symbian sürümü 9.5. Symbian'a göre 7500 adet Symbian yazılımı üretilmiş durumda.

Özellikle taşınabilir cihazlar için üretildiğinden uzun süreli pil kullanımını ve çalışma süresini hedeflemekte.

Symbian işletim sistemi kullanan telefonların
resmi listesini buradan inceleyebilirsiniz.

Symbian işletim sistemi açık kaynak kodlu değil. Ancak ile 3. şahısların yazdığı programların çalışmasına imkan veren özelliklere sahip. Yazılım geliştirme kitleri ile çeşitli programlama dillerinde yazılımın uygulanmasına imkan tanıyor.



Symbian'ın en büyük avantajı da bu. Symbian şu anda taşınabilir cihazlar içinde en aktif yazılım geliştirilen işletim sistemlerinden biri hatta muhtemelen en önde geleni.

İşletim sistemi yapısında cihazın neredeyse tüm özelliklerine erişmek mümkün oluyor. Bu şekilde üretilen yazılımlar da son derece işlevsel olabiliyor.

Örneğin arama yönetimi, veri girişi, bağlantı denetimi, grafik yönetimi, telefon bileşenlerine erişim (kamera, mikrofon, kızılötesi, bluetooth vs) gibi pek çok işlevi çeşitli yazılımlar ile yönetmek mümkün.

Bazı ücretsiz symbian yazılımlarına
http://www.symbian-freeware.com/ adresinden ulaşabilirsiniz.

Symbian için yazılmış pek çok oyun da bulunmakta.

Genel olarak programlar JAVA ve C++ kullanarak yazılıyor.

Symbian program kurulumları .SIS (Symbian Installation Source) uzantısı ile geliyor. Programlar ise genellikle .APP uzantısına sahip. Bir programı kurmak için SIS dosyasını cihaza yükleyip çalıştırmak yeterli oluyor. Ardından programın kısayolu cihaz menüsüne ekleniyor.

Arabirim neredeyse pikseline kadar değişitirilebilir olduğundan istediğiniz arayüzü kullanmanız veya kendi arayüzünüzü tasarlamanız mümkün oluyor. Tema da denilen bu arayüz paketlerini indirebilir ve telefonunuza kurabilirsiniz.

Symbian'ın bir dezavantajı çok yakın aralıklarla güncelleniyor ancak güncellemelerin eski donanımı desteklemiyor olması. Yani bir PC gibi symbian işletimi sisteminizi yükseltmeniz mümkün olmuyor.

Bir program kurarken telefonunuzun işletim sistemine uygun olup olmadığını bilmeniz önemli.

Symbian işletim sistemleri genel olarak S60 ve UIQ plaftormlarında çalışıyor. Bu platformlardan biri için yazılan yazılımın diğerinde çalışmama ihtimali bulunuyor. UIQ ile S60 yazılımları arasındaki en büyük fark arabirim katmanından kaynaklanıyor. Sony Ericsson genellikle UIQ ile telefon üretirken Nokia S60'ı tercih ediyor. UIQ telefonlar dokunmatik ekranlar ile geliyor.

Yazımı bitirirken Symbian yazılımları ile ilgili bir tavsiyem olacak. Bir program kurarken işlevlerinin düzgün çalıştığından emin olmaya çalışın. Aynı işi yapan 10-15 programdan genellikle en fazla 1-2 tanesi eli yüzü düzgün işleve sahip oluyor. Aynı şekilde temaların bazıları da kullanışsız olabilir. Biraz forum dolaşmanız ve fikir sahibi olmanızda fayda olacak.

6 Ağustos 2007 Pazartesi

Mashup Nedir?

Google'ın şu anda davetiye ile girilebilen Mashup Editörünün hizmete girmesiyle Mashup konusunun önümüzdeki günlerde sıkça gündemimize geleceğini tahmin ediyorum. Bu nedenle bu yazıda basitçe Mashup tanımını ve kullanım alanlarını yazacağım.

Web 2.0'ın XML tarzı evrensel ve işlenebilir veri üzerine yoğunlaşması ve web üzerinde pek çok farklı görsel aracın oluşması bazı kullanım alanlarını ve ihtiyaçları doğurdu.

Mashup, basit olarak tanımlamak gerekirse farklı kaynaklardan gelen nesneleri birleştirip, biçimlendirmek özelleştirmek ve istenilen bir formatta ve istenirse başka araçları da kullanarak sunmak için kullanılan yöntemlere deniyor.

Örneğin bir hava durumu sitesinden bir şehir ile ilgili aldığınız bilgileri bir Google haritasında o şehrin üstünde gösterdiğinizde bir mashup uygulaması yapmış oluyorsunuz.

Veya farklı kaynaklardan gelen RSS beslemelerini birleştirip tek bir RSS olarak sunmak da bir mashup.

Daha önce
Yahoo Pipes ile ilgili bir yazı yayınlamıştım. Bunda nasıl farklı verileri alıp çeşitli işlemeler sonucunda tek bir özelleştirilmiş çıktı olarak sunulabildiğinden bahsetmiştim. İşte Yahoo Pipes bir mashup editör uygulaması.

Mashuplar farklı kaynaktan gelen veriyi farklı kombinasyonlar ile oluşturabildiğinden neredeyse sınırsız olasılıkta mashup üretmek mümkün oluyor.

Mashupların en büyük avantajı gittikçe büyüyen veri akışını daha kullanıcı dostu ve daha merkezi biçimde ve özel şekillerde sunabilmesi.

4 Ağustos 2007 Cumartesi

Widget Nedir?

Widget bir plaftorm üzerinde bütünleşik çalışarak o platforma ekstra özellik katan "küçük" araçlara denir.

Bu platform bir web sayfası veya widget motoru denilen alt yapı olabilir. İster web sayfanızda, ister masaüstünüzde, ister bir programın içinde widget ekleyerek bunda olmayan özellikleri ekleyebilirsiniz.

Çok basit bir widget örneği, başka bir web sitesinin sürekli güncellediği bir resmi kendi sitenizde göstermeniz olabilir. Veya sitenizde bir Sudoku oyunu yayınlayabilirsiniz.

Bir widget kendi başına çalışabilir. Widgetlar genel amaç yerine özel amaçlar doğrultusunda çalışır. Örneğin bir RSS okuyucusu, hava durumu monitörü, takvim, hesap makinesi, video yayını gibi. Bazı widgetlara parametre girerek özelleştirmek mümkündür.

Küçük olduklarından istediğiniz widgetı büyük ölçekli bir tasarımın istediğiniz bir bölümüne yerleştirebilirsiniz.

Sadece widget kullanılarak yapılan ve Başlangıç Sayfası da denilen siteler bulunmakta. Bunun en önemli örnekleri Netvibes ve PageFlakes'dir. Bu sitelerde içeriği özelleştirdiğiniz widgetlar oluşturur. Bunları sayfanın istediğiniz bölümüne sürüklemeniz mümkündür. Bu tür Kişiselleştirilebilir Başlangıç Sayfaları ile ilgili daha fazla bilgi için bu yazıyı okuyabilir, derlediğim bir listeyi buradan görebilirsiniz.

Widgetların avantajı, o konu üzerinde yoğunlaşmış kişiler tarafından hazırlanılmaları, güncellenmeleri ve kullanıcının hiç bir bilgisi olmasa da istediği işlevi kendi tasarımına ekleyebilmesidir.

Örneğin, web sitenize veya bilgisayarınızın masaüstüne bir hesap makinesi koymak isterseniz, bir script veya programlama bilgisine ihtiyaç duyarsınız. Bunun üstüne hesap makinesinin incelikleri konusunda bilgiye, deneyime ve bunu üretmek için zamana ihtiyacınız olur. Hazır widgetlar sizi tüm bunlardan kurtarır.

Web sayfalarında kullanılan widgetlar genellikle HTML, Flash veya Javascript kullanılarak hazırlanır. Bazı widgetlar kullanıcının kodu kendi sitesine kopyalaması ile çalışır çoğunluğu ise hizmeti sağlayan siteye link vererek.

Masaüstünde çalışan widgetlar için ise widget motoru yazılımı kurmak gerekir. Bu motor widgetlara bir çerçeve hizmeti sağlar. Bu widget boyutlarının küçülmesi ve işlevlerinin artması için kullanılır. Ayrıca bu tarz widgetlar internet bağlantısı olmadığında da çalışır.

Özelleştirmeye izin veren widgetlarda renk, büyüklük, içerik gibi özellikler değiştirilebilir.

Web ve bilgisayar widget kaynaklarını derlediğim bu listeden görebilirsiniz.

2 Ağustos 2007 Perşembe

ClearType Nedir?

İlk kez Windows XP ile kullanıma sunulan ClearType teknolojisi, Microsoft'un fontların göze daha hoş ve akıcı gözükmesini sağlamak için çıkarttığı bir hizmeti.

Grafik editörü kullananların anti-alias olarak tanıdığı ve fontların arka plan ile geçişli bir görünüm sunarak keskin hatları yok ettiği özelliğin benzeri olan ClearType'ı menüler, yazı alanları ve web sayfalarını görüntülerken kullanabilirsiniz.

Aslında ClearType'a benzer işlevi Adobe Reader ile okuduğumuz PDF dosyalarından biliyoruz. Burada font-smoothing adı verilen yumuşatma ile yazılar daha akıcı bir şekilde görülebiliyor. Adobe buna
CoolType adını veriyor.

ClearType'ın özellikle LCD monitörlerde büyük fayda sağladığı söyleniyor. Ancak bence CRT dediğimiz tüplü monitörlerde de gayet iyi sonuçlar veriyor. Özellikle web sayfaları için çok faydalı.

Aşağıda blogumdan hem standart font hem de ClearType ile aldığım ekran görünütüsünü görebilirsiniz. (Alttaki bölüm orjinal yazının yakınlaştırılmış hali. Nasıl bir işlem yaptığını göstermek için ekledim)



ClearType'ı nasıl kuracağınız
http://support.microsoft.com/kb/306527/tr adresinde anlatılıyor. Basit olarak iki türlü yöntem var. Birincisi Microsoft'un sitesi üzerinden, ikincisi ilgili PowerToy'u indirip bilgisayara kurarak. Eğer PowerToy'u kurarsanız istediğinizde Denetim Masasından ayarlamanız mümkün olur.

Vista'da PowerToy'u kurmaya çalıştığınızda desteklemiyor diye uyarı veriyor ancak uyarıyı aldırmadan kurarsanız burada da kullanmanız mümkün.

Kurulumdan sonra sihirbaz şeklinde farklı kalınlıklarda yazılardan size en uygun olanı seçiyorsunuz ve bittikten sonra ClearType zevkini çıkartmaya başlayabiliyorsunuz.


Internet Explorer 7 özel ClearType seçeneği ile sunuluyor. İsterseniz menüleri ve bunun gibi diğer Windows öğelerine dokunmadan sadece web sayfaları için ClearType kullanabilirsiniz.
Araçlar > Seçenekler > Gelişmiş ile çıkan menüde Multimedya başlığında
"HTML için her zaman ClearType kullan" seçeneğinden etkinleştirmek veya kaldırmak mümkün. (Değişikliklerin uygulanması için IE'yi yeniden başlatmak gerekir)

19 Temmuz 2007 Perşembe

RSS Nedir?

RSS son zamanlarda gündemimize çokça oturan bir kavram haline geldi. Çoğu sitede turuncu içinde beyaz harflerle RSS, XML yazan düğmeler, ses dalgası şeklinde simgeler görür olduk.

Örneğin blogumun sol üst köşesinde buna benzer simgeler görebilirsiniz.

RSS'in açılımı olarak çeşitli tanımlar bulunmakta. Aşağıdakiler RSS için kullanılan açılımlardan:

Rich Site Summary (RSS 0.91)
RDF Site Summary (RSS 0.9 and 1.0)
Really Simple Syndication (RSS 2.0.0)

Görüldüğü gibi farklı versiyonlar bulunmakta. Son olarak listelenen Really Simple Syndication Türkçe'ye "Gerçekten Basit Yayın" olarak çevrilebilir.
Çoğu kaynakta RSS Beslemesi (RSS Feed) olarak da anılan bu yayınlar, bir içeriğin tamamını görmeden başlıklarını veya belirli kısımlarını ve belirli bilgileri tek bu yayını kullanarak almaya deniyor.
Genel kullanımı sık güncellenen sitelerin içeriğini hızlı bir biçimde kullanıcıya sunmaya dayanıyor. Bunun en yaygın kullanımı haber sitelerinde görülüyor. Blog ve forum gibi sık konu eklenen kaynaklar da bu yayını kullanabiliyor.

RSS kullanmak pek çok durumda ciddi erişim kolaylığı ve hızlı haberdar olma olanağı sağlıyor. Hem sürekli bir siteyi ziyaret etmek zorunda kalmıyorsunuz hem de yeni bilgiden çabuk bir biçimde haberdar olmanız mümkün oluyor.

RSS yayınları düzenli bir XML veri dosyası içinde yayınlanıyor.

Bu dosyayı kullanıcının düzgün bir şekilde görebilmesi için bir RSS okuyucusuna (RSS Reader veya Aggregator) ihtiyaç duyuluyor. Yine blogumun sol kısmında gördüğünüz RSS okuyucuya benzer web sayfası üzerinden çalışan okuyucular olduğu gibi sadece bu amaçla çalışan özel okuyucular veya bir programa bağlı çalışan okuyucular da mevcut.

Örneğin Firefox, Internet Explorer 7, Maxthon gibi web tarayıcılar ile Outlook, Mozilla Thunderbird gibi email istemcilerinde bu tür okuyucular bulunmakta.
Masaüstünde gösterilen ve widget adı verilen programlar da RSS okuyucular içerebiliyor. Bu programları kullanarak masaüstünüzde haber başlıklarını görmeniz mümkün oluyor.
Okuyucuyu edindikten sonra bir RSS kaynağını bu okuyucuya ekleyerek işlemi tamamlıyorsunuz.

Ardından RSS beslemesinde size sunulan içerik okuyucuda sıralı listeler halinde gösteriliyor. Genellikle tarih ve bilginin bir kısmı da görüntülenebiliyor.

Siz görmek istediğiniz başlığa tıkladığınızda yeni bir sayfada o konu size sunuluyor.

Pek çok okuyucuda RSS'in güncelleme aralığını belirleyebilir, gelişmiş okuyucular yeni içerik olduğunda sizi haberdar etmesini sağlayabilirsiniz. Böylece bilgiye hızlıca ulaşmak mümkün.

17 Temmuz 2007 Salı

FTP Nedir?

FTP'nin açılımı "File Transfer Protocol"dür. Türkçe anlamıyla Dosya Aktarım Protokolü.

Basit tanımıyla FTP internet veya network üzerindeki iki bilgisayar arasında dosya takası yapmak için kullanılır.

Taraflardan biri sunucu diğeri ise istemci olur. İstemci sunucu üzerindeki FTP sunucusuna bağlanır ve istemci aracılığıyla dosya işlemleri yapar.

Dosya işlemleri arasında dosya yollama, silme, yeniden isimlendirme, dosyaları listeleme yer alır. Bu şekilde FTP istemcisi adeta bir bilgisayardaki dosya yöneticisi gibi çalışır. Varsa, görsel arabirim ile dosya denetimi ve işlemleri kolaylaşır.

FTP sunucusunda kurulabilecek FTP sunucu yazılımları arasında
WS_FTP, War FTP Daemon ve FileZilla Server bulunmaktadır.

İstemci tarafında kullanılabilecek yazılımlar ise CuteFTP, SmartFTP ve Firezilla ve bunun gibi programlardır.

Network üzerinde FTP kullanmanın pek çok avantajı var. En basit olarak web tasarım ile ilgilenen bir kişiyseniz FTP ile dosya yollamak HTML arabirimiyle dosya yollamaktan çok daha kolay olacaktır.
Ayrıca şifreleme, yarıda kalan transferleri devam ettirme, aynı dosyaların üzerine yazabilme gibi pek çok seçeneğiniz olacaktır.

Internet'te ücretsiz hizmet veren dosya barındırma siteleri genellikle FTP kullanımını bu hizmete katmazlar. Zira siteye girmeniz ve reklamları görmeniz bu siteler için önemlidir. Ancak ücretli hizmetlerin çoğu dosyalarınızı FTP ile transfer etmenize imkan tanır.