internet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
internet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mart 2013 Cumartesi

Internet Bağlantı Fiyatları ve Protesto

2013 yılında malesef hala düşük hızlarda internete bağlantısına, gıdım gıdım limitlere, başka ülkelerde dudak uçuklatacak rakamlara erişebiliyoruz. Bu ülkelerin milli gelirleri de ayrı bir konu. Bu durumda tek kazanan karının üzerine durmaksızın kar ekleyen telekomünikasyon firmaları oluyor. Vergisi de cabası. Sektörde hala rekabet yok rekabetin önünde engel mi var varsa devlet niye önlem almıyor anlamak zor. Türkiye'ye yön verenler interneti besbelli lüks olarak görüyor.
Buna da şükür diyen vizyonsuz ve herşeye razı kimseler olduğunu üzülerek bilsem de www.dusukhizahayir.com gibi kampanyalara destek vermenin faydalı olmasını umut ediyorum.

Bir de telekomünikasyon firmalarını artık daha transparan ve anlaşılır olmaya davet etmemiz gerekiyor. Kampanyalar, paketler, promosyonlar müşteriyi aptallaştırmaktan başka bir şeye yaramıyor.
Bir de delinin kuyuya taş atması gibi sektördeki tüm firmaların sözüm ona lider firmayı kopyalaması içler acısı bir durum. Orijinal, basit ve transparan olun korkmayın müşteri bunu takdir edecektir.

23 Ocak 2013 Çarşamba

Türkçe Online Haber Sitelerinin Acınası Durumu


Online Haber Siteleri
Bana göre Türkçe haber sitelerinin önemli bir bölümü haber bulamamak ve kaliteli içerik üretememek yüzünden kullanılamaz hale gelmiş durumda.

Haber iletmekten çok merak uyandırmak ve konu uydurmak, ilgi yaratmak üzere kurulmuş halde malesef online haber yayıncılığımızın büyük bölümü.

Ne demek istediğimi internetten biraz haber takip edenler anlayacaktır. Manşetlerin çoğu buram buram uydurma kokuyor. Ucu bucağı belirsiz, bazen sembolik ve kimisi cinsellik ağırlıklı resimlerle alakasının ne olduğu belli olmayan, çoğu zaman pireyi deve yapan tarzda manşetler uçuşuyor. Türkçe haber almak isteyen kitle kendini ne kadar salak hissetse azdır.

İşin kötü yanı "tabloid" çerçevesi dışında haber alınabilecek kaynak yok denecek hale geldi. Öyle ki bazı haber ajansı siteleri bile bundan nasibini almış. Boş haberler etrafta uçuşuyor.

Artık haber sitelerine girdiğimde acaba benim mi haberi vermem gerekiyor veya tahmin yeteneklerime mi kaldım diye düşünüyorum. Zira manşetlerde "Ahmet ne yaptı?", "Öğrencilere Müjde", "Yeni yıl Sürprizi", "Duyunca inanamayacaksınız", "İstanbul'da hangi yollar kapalı", "İşte Kartal'ın yeni golcüsü", "Fener'e Bulgar golcü", "Cimbom'un yeni golcüsüne çok şaşıracaksınız", "Şok talep reddedildi", "Şok talep kabul edildi", "Şok talep az kalsın kabul ediliyordu", "Şok talep kabul edilseydi ne olurdu?", "Eski sevgilisi için ne dedi?", "Umutlar tükendi", "İstanbullulara kötü haber" gibi içerik ile uzaktan yakından ilgisi olmayan aslında bildiğimiz şeylerin ısıtılarak sunulması olan ve haber bile olamayacak başlıklar görüyoruz.

Buradan bu yazıyı okumalarını umduğum online haber sitesi editörlerine şöyle de bir uyarım olacak. Şu anda yaptığınız habercilik masaüstü ortamında bir nebze olsun gözden gelinebilecek konular. Ancak mobile geldiğiniz zaman bu zihniyetle bir yere varamayacağınızı siz de göreceksiniz. Devir hızlı bilgi alma devri, yol aldığınız mecra hızlı olması gereken mecra ama sizlerin bu tavrı ciddi bir yavaşlama ve zaman kaybına neden oluyor. Teknik tabirle "bounce rate" ve "returning visitors" istatistikleri boşuna tutulmuyor.

Editörler eğer düzgün haber bulamıyorum diyorsanız Türkiye ve belli konularla kısıtlı olan dünyanızı biraz daha genişletmeye başlamanızın zamanı geldi de geçiyor demektir. Dünya Türkiye'den ibaret değil ve ister inanın ister inanmayın pekçok ilginç gelişme oluyor. Hele ki sadece birkaç başlık, spor ve magazin hiç değil.

Başlıklarınızda soru soracaksanız bu sadece mevcut bir tartışmayı ortaya koymak veya ziyaretçilerinizin tartışmaya katılması için olmalı. 

Kısacası Türkiye'de BBC veya CNN gibi en azından şekil yönünden düzgün habere yönelik bir site bulunmuyor.

Sizin bildiğiniz dürüst ve düzgün haber siteleri var mı? Buradan yorumlarınızla paylaşırsanız kaliteyi bir nebze destekleyerek değişime katkıda bulunabiliriz.

17 Ağustos 2010 Salı

Web Tasarımda Sıkça Rastlanan Hatalar ve Tavsiyeler

Web 2.0,  netten kazanç, Ajax, user interaction, mobileweb vs. derken profesyonel olarak çalıştırılan pek çok sitede dahi büyük hatalar görmekteyiz. Uzun zamandır aklımda olan bu konuyu işini düzgün yapmak isteyenler için derliyorum.

1) Landing page hataları: Site açıldığında yüklenen ve ziyaretçiyi kendine çekecek olan sayfalarda gereksiz reklamlar, flash animasyonlar,popuplar kullanıldığını görüyoruz. Bunlar eskide kaldı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Ziyaretçiyi sonsuza kadar kaybetmenin veya size olan güvenini peşinen sağlamak istemiyorsanız bu konuya dikkat edin. Bir sinema filmi sitesi flash animasyon ile başlarsa çoğu kişi bundan sıkıntı duymaz ama bir restoranın adresini almak için flash intro görmek zorunda kalıyorsak burada problem var demektir.
İyi bir yüklenme sayfası ziyaretçiyi mümkün olan en çok içeriğe en rahat şekilde erişecek şekilde tasarlanmalıdır. Bırakın ziyaretçiniz siteyi kendi yorumuyla incelesin. Siz küçük nüanslar ile dikkat çekmek istediğini içeriğe zaten yönlendirebilirsiniz.

2) Sayfa yüklenme süreleri: Gerekli gereksiz onlarca bilgiyi, optimize edilmemiş grafikleri ve aşırı büyük reklamları ziyaretçinize dakikalarca yüklemek zorunda bırakmayın. Dial-up veya düşük hızlı bağlantıların olduğu zamanlarda site optimizasyonu çok önemli bir konuydu. Şimdi daha geniş hızlı internet bağlantıları yüzünden tasarımcılar megabytelarca site yükletmenin sıkıntı olmadığını düşünüyorsa yanılıyorlar. Zaten site yüklenme kriteri de Google Adwords için bir etmen olmasından bunun çok önemli olduğunu tahmin ediyor olabiliriniz.

3) Aşırı flash, javascript uygulamaları: Firefox veya Chrome ne kadar stabil olursa olsun gereksiz veya yanlış programla ile hazırlanan flash veya javascript uygulamaları yüzünden çökebilirler veya donmalara neden olabilir. Ne olursa olsun bu uygulamaların bellek tüketimi olduğunu unutmayın.

4) Mobil dostu olmayan siteler: 3G ve yaygınlaşan Wi-fi ve akıllı telefonlar sayesinde siteler artık sadece bilgisayarlardan görüntülenmiyor. Tasarlanan sitelerin en azından birkaç mobil platformda test edilmesi hem ziyaretçilerinizi memnun eder hem de toplamda site kalitenizi yukarı çeker.

5) Navigasyon hataları: İnsanların sitenizi bulmaca çözer gibi çözmesini beklemeyin. Aradıkları içeriğe çapraşık linkler ile rahat biçimde ulaşmalarını sağlamalısınız. Bunun için Wikipedia örneğine bakabilirsiniz.

6) Yanıltıcı içerikli reklamlar: Ziyaretçilerin gözünde değer kaybetmek istiyorsanız inanılmaz veya alakasız veya devasa reklamlar kullanmanızda sakınca yok.

7) Vaad edilen ama mevcut olmayan içerik veya hizmetler: Kendini aldatılmış hisseden bir ziyaretçi sitenizi bir daha hatırlamayacak Google Aramalarında görse bile sitenize girmeyecektir. Mesela legal MP3 download imkanı sunuyorsanız emin olun dosya kolay biçimde erişilebilir olsun. Bir siteyi başarılı kılan en büyük sebep ne renkler ne grafikler ne de kullanılan teknolojidir. Basit de olsa içeriği zengin ve kaliteli olan siteler her zaman başarılı olmuştur. Çoğu site başarıyı bir günde yakalamaz. Bunun için içeriği zamanla geliştireceğinizi unutmayın.

8) Çalıntı içerik: Çoğu site sahibi sağdan soldan topladığı bilgiler ile site yapmaya çalışıyor. Bu şekilde yapılan siteler genellikle kendini belli ediyor ve bu zaaf yüzünden büyüyemiyor. Buna birbirinin kopyası olan alışveriş siteleri örnek verilebilir.

9) Aşırı zorlama tasarımlar: Güzel ve orjinal tasarım güzeldir ama sadece tasarlayanın anlayacağı sayfaların 1 kişiye yönelik olduğunu unutmayın.

Bu konuda size yardımcı olabilecek en önemli şey siteyi tarafsızlığına güvendiğiniz birine inceletmeniz ve ondan gelecek önerileri dikkate almanız olacaktır. Kendiniz de site içinde gezerken nerelerde zorlandığınızı neyin gereksiz olduğuna dikkat etmelisiniz. Web tasarım sadece tasarım değildir ve kullanılabilirliğin çok önemli olduğunu unutmayın.Yeni imkanlardan faydalanırken uç teknolojiyi kullanacağım diye genel nüfusun kullanamayacağı siteler yapmamalısınız. Bu sizi yenilik arayışından yıldırmamalı ve kalıplara sıkıştırmamalı ama bazı genel kurallar olduğunu da unutmayın.

6 Temmuz 2009 Pazartesi

TTnet Spam İçin Birilerini Mi Tuttu?

Bu sayfada yazdığım TTnet'in Spam Engellemede sınıfta kaldığı mesaja bu aralar her ne hikmetse her gün 3-5 kişi sözde spam engellemede ne kadar ilerlediği hakkında yorumlar bırakmaya çalışıyor.

Yorum bırakmak moderasyona tabi olduğu için hiç biri yayınlanmıyor tabi. Bunlar da sahte isimlerle veya adsız olarak yorum bırakıp duruyor.

Hal böyle olunca araştırmayı tekrarladım. TTnet'in geliştiği falan yok malesef. Buradan görebileceğiniz listede 2.likten 4. sıraya inmesine rağmen gözle görülür bir gelişme yok.

İşin komik yanı spam önlemek için pek bir şey yapmadığı gibi üstüne üstlük spame neden olmuş oluyor.

17 Ağustos 2008 Pazar

Ücretsiz Online Müzik Dinlemek

Internet radyosu denilen ve ücretsiz müzik dinlemeye imkan tanıyan sitelerin en meşhuru Last.fm. Ancak bilindiği üzere Last.fm sadece belirli arama kriterlerine göre kendi istediği şarkıları çalabiliyor. Bunun en önemli nedeni ise telif hakkı yasaları. Youtube gibi video sitelerinde böyle bir sınır olmamasına rağmen müzik sitelerinin eli bağlı gibi gözükmekte.

Ancak Groove Shark isimli site bu sorunu bir şekilde aşmış olacak ki istediğiniz şarkıyı dinlemenize olanak sağlıyor. Yabancı ağırlıklı müzik yelpazesinden yerli isimleri de bulmak mümkün.

16 Mart 2008 Pazar

Spamci Suçunu Kabul Etti

ABD'nin Seattle şehrinde spam yollama yanında kimlik hırsızlığı, vergi kaçakçılığı, kara para aklama gibi pek çok suçla suçlanan Robert Soloway posta sahtekarlığı suçunu kabul etti.

2005 yılında bu işten 300.000$ kazanç elde eden Soloway, toplam 40 suçlama ile karşı karşıyaydı.

Ancak suçunu kabul etmesinin ardından sadece posta sahtekarlığından yargılanması olası. 20 yıla kadar hapis cezası alması ve 600.000 doların üzerinde ceza ödemesi de mümkün olacak.

Soloway'in müşterilerini 500$ karşılığında 15 gün boyunca 20 milyon adrese posta yollanacağı veya 80.000 e posta adresi satılacağı şeklinde dolandırdığı söyleniyor.

Ayrıca penis büyütme ve pornografi ile ilgili maillerin Soloway'in şirketi tarafından yollandığının saptandığı ve bunların da mahkemeye sunulacağı belirtiliyor.

Soloway'in avukatı müvekkilinin beş parasız olduğunu ve zaten başka bir dava nedeniyle Microsoft'a 10 milyon dolar tazminat ödemeye mahkum olduğunu bildirmiş.

 

Demek ki spam işinde para yokmuş. Umarım spam'den medet umanlar da artık bundan vazgeçerler.

5 Mart 2008 Çarşamba

Microsoft IE8'i Tanıttı

Microsoft IE7'nin yeni çıkmış olmasına rağmen beklenen bazı özellikleri barındırmamasının ardından IE8'in tanıtımı aradan uzun zaman geçmeden yapıldı.

Henüz beta aşamasında olan 8. sürüm internet explorer'ı bu sayfadan indirebileceksiniz.

Yeni özelliklerini buradan görebileceğiniz yeni web tarayıcısı ekleneceği söylenen HTML 5 desteği dışında gördüğüm kadarıyla radikal değişiklikler getirmiyor.

Activities ve Webslices özellikleri ile web sayfalarının içeriğini dinamik biçimde görüntüleyebileceğiz. Örneğin activities özelliği ile bir sayfa üzerinde bulunan koordinat yazısını seçip activities menüsünde seçeceğimiz hizmet ile bunu bir harita sitesinde gösterebileceğiz. Webslices ise sayfaları parça halinde sık kullanılanlarımıza ekleyip daha sonra o bölgede değişiklik olduğunda bunun haberini alarak sadece o bölgeyi görüntüleyebileceğiz. Kısacası bir nevi veri haritalaması işlemi olacak. Aslında bu özellikler AJAX ve XHTML'i güzel kullanan sitelerde olan ve tarayıcı gerektirmeyen özellikler.

Bazı özellikler ise piyasadaki tarayıcılarda hali hazırda sunuluyor. Örneğin Firefox, Maxthon veya Opera gibi tarayıcılarda bir hata yüzünden çöken tarayıcının bir sonraki açılışta önceki oturumda açık olan sayfaları geri yüklemesi gibi.

Kısacası şimdilik pek bir numarası olmayan IE8'in piyasaya sürülmesi için önemli adımlardan biri atılmış oldu. Umarım çok daha iyi ve yaratıcı özellikler ile kullanıcılar karşısına koymayı başarırlar.

1 Şubat 2008 Cuma

Microsoft'tan Yahoo İçin 45 Milyar Dolar - "Nakit"

Bugün Microsot'tan gelen açıklama piyasa fiyatının %60 üzerinde bir rakam ile Yahoo'ya talip oldukları haberini gündemin ortasına oturttu.

Microsoft Yahoo hisselerine talip olarak online alanda gücünü artırmayı hedefliyor. Google adını belirtmeden rekabet etmenin güçlüğünden bahseden Microsoft bu birleşmenin iki şirket için de iyi olacağını ifade ediyor.

Nakit olarak 45 milyar dolar gibi bir rakamı ödemeye hazır olduğunu açıklayan Microsoft'a Yahoo'dan henüz net bir cevap gelmedi. Microsoft daha önce de Yahoo'ya talip olmuş ancak red cevabı almıştı.

Bu satın alma gerçekleşirse Microsoft'un şirket satın almak için ödediği en büyük miktar olacak. Microsoft daha önce online reklam şirketi Aquantive'i 6 milyar dolara satın almıştı.

Bu teklifin Yahoo'nun zor bir anında (1000 kadar işten çıkartma yapacağını duyurmasından sonra) yapılması Microsoft'un fırsat kolladığını gösteriyor. Bir diğer değişle Microsoft online pazarda yer bulmaya ciddi olarak önem veriyor.

Esasen bu durum da Google'ı bir kez daha haklı çıkartıyor.

 

Henüz derinlemesine bir inceleme yapamamama rağmen ilk öngörüm bu birleşmenin iki şirkete de bekledikleri gibi bir fayda sağlamayacağı yönünde.

Microsoft ve Yahoo treni çok uzun zaman önce kaçırdılar. Yahoo ücretsiz posta hizmetini tırpanlayıp, Microsoft da Hotmail ile başarısız sayılacak bir deneyim yaşadıktan sonra insanların online pazarda bu iki şirkete olan ilgileri azaldı.

Google ise geriden gelmenin avantajı ile işi sıkı tutarak diğer tüm rakiplerini bir bir geride bıraktı.

Microsoft Messenger dışında online olarak bir varlık gösteremiyor. Buna rağmen yetersiz MSN portalı üzerinde ısrar ediyor. Yahoo ise Flickr gibi hizmetler ve idare eder durumdaki posta hizmeti, delicious ve diğer bazı hizmetleri ile ayakta durmaya çalışıyor.

Ancak Microsoft'un online pazarda başarısızlık üstüne başarısızlık getiren politikaları ve webi paket program gibi gören anlayışı yüzünden Yahoo'nun artılarının da eksiye döneceğini düşünüyorum. Hele ki "Microsoft ürünü ondan bunu kullanılım" diye her yerde Microsoft tarzı grafikler, yazılımlar, web altyapısı kullanmaya kalkarlarsa durumu aceleyle çıkartılacak ve her yerine Yahoo linkleri döşenmiş Windows'lar çıkana kadar sürdüremezler bile.

Buradan iki şirkete ücretsiz tavsiyem. Microsoft kullanıcılarını akılsız sanmayı, Yahoo ise nitelik yerine niceliğe önem vermeyi bırakmalı. Aksi takdirde Google ile bile birleşseler bir yere varamazlar. Bu konuları birleşmeden yapabilseler Google'ı önlerine geçirtmezlerdi.

21 Ocak 2008 Pazartesi

Site Yasaklamanın Sonu Nereye?

Türkiye'de malesef Dünya'da örneğine az rastlanır biçimde hızlı ve tartışılmadan siteler yasaklanıyor.

Adaletin yavaş işlediği söylenilen bir ülke internet sitesi gibi günü birlik içerik değişen sitelerle uğraşıyor.

Bu yapılırken "bu siteye erişim engellenmiştir/yasaklanmıştır" ibaresi dışında doğru düzgün bir bilgi verilmeden bu işlem gerçekleşiyor.

Bu tür uygulamalar Çin ve İran gibi ülkelerde sıkça yapılmakta. Ancak ülkemize yakışmıyor. İçeriğinin ne olduğunu bile bilmediğimiz sitelerin hem de içerik ayrımı yapmaksızın tüm sitenin kapatılması, haber alma hürriyetine yapılan bir kısıtlama değil mi? Türkiye'de hali hazırda Wordpress, Youtube ve Pirate Bay gibi sitelere erişim mümkün değil.

Üstüne üstlük engellenen sitelere erişim açılsa bile bazı bölgelerde yine de günlerce erişim mümkün olmuyor.

 

Bu işin artık su götürür yanı kalmadı. Internet'te olan bir şey tüm Dünya tarafından izleniyor ve hiç bir şey değilse bile saygınlığımız zarar görüyor.

9 Ocak 2008 Çarşamba

Apple Avrupa'da ITunes Fiyatlarını Eşitliyor

Bir süredir Avrupa'da farklı fiyat uygulamaları yapan ITunes özellikle İngiltere için daha yüksek olan ücretlendirmeyi aynı düzeye indirmeyi kabul etti.

Farklı ülke sitelerinden alışveriş yapmak da yasak olunca, İngilizler mecburi olarak yaklaşık %7.5 daha yüksek ücret ödemek zorunda kalıyordu. Haliyle bu durum İngilizlerin canını sıkıyordu.

Apple daha önce fiyat farklarının kendinden değil müzik üreticilerinden kaynaklandığını belirtmişti.

Bu kararın ileride başka ürünler için de gerekçe oluşturması olası gibi gözüküyor.

6 Ocak 2008 Pazar

TTNET Spam Engellemede Sınıfta Kaldı

Dünya çapında SPAM mesaj yollayan kişileri bulmak ve spam'i engellemek üzere kurulmuş olan kar amacı gütmeyen Spamhaus Project'in verilerine göre TTnet Verizon'dan sonra spam konusundaki en kötü ISP durumunda.

Buradan ulaşabileceğiniz listeye göre TTNET 42 bilinen vaka ile etkilenmiş durumda. Vaka diye bahsettiğim çeşitli phishing ve spam aktivitelerinin bulaşması durumu.

SPAM yapan bazı yerli sitelerin adresleri de listede görülebiliyor. Liste açıkça ortadayken yetkililerin olay üzerinde durmak için neyi beklediğini merak ediyorum doğrusu.

1 Ocak 2008 Salı

Kablonet Bağlantı Ücretlerine İndirim Yaptı

10 Aralık'tan itibaren 3 ay süreyle kurulum ücreti almayacağını açıklayan Kablonet şimdi de bağlantı ücretlerine indirim yaptı.

Kablonet Türk Telekom'un aksine halen 256Kbps bağlantıları da sunuyor. Bu bağlantının sınırsız fiyatı 29 YTL'den 19 YTL'ye, 1Mbps sınırsız bağlantı ise 109 YTL'den 39 YTL'ye indi.

Kota için de özel bir uygulama yapan Kablonet 1GB baz kotayı her kullanıcıya vermekte ve sonra kullanıcıların kendi kota ihtiyaçlarına göre paket belirlemelerine olanak sağlamakta.

Örneğin 1Mbps 1GB kotalı bağlantı 16 YTL ve her ekstra GB için 3 YTL ödenebilecek. Böylece 1Mbps 4GB (Türk Telekom'un sunduğu kotalı bağlantı) 25 YTL'ye gelecek.

Kota aşım ücretleri de denk sınırsız bağlantının %30'unu geçemeyecek.

Ayrıca 3, 4, 5 ve 6Mbps bağlantı hızları da sunulmaya başlandı.

Ayrıntılı bilgi için KabloTV

30 Aralık 2007 Pazar

2007 Yılının En Çok Konuşulanları

(ilk yayınlanma tarihi: 04 Aralık 2007)

Her yıl Aralık ayında bu tür konular gündeme gelir. Ben de biraz erken de olsa teknoloji alanında 2007 yılında en çok konuşulanları derledim.

Vista: Microsoft'un son işletim sistemi 5 yıl aradan sonra Ocak ayında kullanıcılar ile buluştu. Yüksek donanım gereksinimi nedeniyle eleştiriler alan Vista genel olarak hem olumlu hem olumsuz farklı yorumlar aldı. Önümüzdeki sene başında servis paketinin çıkması beklenen Vista özellikle grafik ve güvenlik unsurlarıyla göze batıyor.

Facebook: Mark Zuckerberg isimli gencin yarattığı ve Yahoo'ya satış toplantısını çok erken saatte olması nedeniyle reddettiği sosyal paylaşım platformu 2007'de adından en çok söz edilen sitelerden oldu. Kullanıcı sayısını 50 milyonlara çıkartan Facebook, hisselerinin %1.6'sını Microsoft'a satıldıktan sonra piyasa değeri 15 milyar dolar olarak belirlenmiş oldu.

Web 2.0: Geçtiğimiz yıldan devam eden ve bu yıl iyice günlük hayata girmeye başlayan bir kavram. Hızlanan internet bağlantıları ile video, görsel ve diğer pek çok sosyal paylaşım olanağı yanında zengin CSS ve AJAX ile sade ama çarpıcı görünümlü siteler gitgide trend halini aldı. Günlük ihtiyaç için kullanılan pek çok yazılım yerini online alternatiflere bıraktı.

IPhone: Apple'ın Ipod ardından yıl ortasında çıkarttığı mobil cihaz cep telefonu ve medya çalar özellikleri ile sadece ABD'de milyonluk satış rakamına ulaştı. Dokunmatik ve düğmesiz arabirim pek çok kişi tarafından olumlu karşılandı. Nokia'nın dokunulmazlığına az da olsa rekabet getirdi.

Office 2007: Microsoft'un yeni nesil Office paketi radikal unsurlarıyla dikkati çekti. Değişikliklerin başında dosya formatı ve menü yerine kullanılan ribbon (şerit) bulunuyor.

Microsoft Surface: Bu yazıda tanıttığım Microsoft'un çoklu dokunmaya imkan tanıyan ürünü Surface yaygınlaştığında pek çok alışkanlığı kökünden değiştirecek.

Adobe CS3:  Adobe'un Macromedia'yı satın almasının ardından tam kapsamlı olarak CS3 ile tüm ürünleri birleştirdiği program paketi piyasaya sürüldü.

Gizlilik Endişeleri: Web kullanımının yaygınlaşması güvenlik yanında gizlilik ihlali endişelerinin artmasına neden oldu. Özellikle Google, Yahoo gibi büyük sitelerin dahi gizlilik konusunda bazı uygulamaları tartışmalara yol açtı. Bu konunun önümüzdeki yıllarda daha da derinlemesine tartışılacağı ve çizginin nerede çizilmesi gerektiği gibi tartışmaların sürmesi kaçınılmaz.

Yeşil Teknoloji: Küresel ısınma ve iklim değişikliklerinin etkilerini yakından hissettiğimiz 2007 ticari kuruluşların yeşil teknoloji olarak adlandırılan doğaya saygılı ürünlere yönelmesine neden oldu. Samimiyetleri ve işlevsellikleri sorgulansa da bu yıl pek çok yeşil ürün piyasalara sürüldü.

Wii: Nintendo tarafından piyasaya sürülen ve neredeyse kimsenin beklemediği bir başarıya ulaşan Wii, harekete duyarlı kumandası ile video oyunları daha interaktif hale getirdi.

Street View: Google'ın haritalar yanında sokak görüntülerini 360 derece açıyla sunduğu hizmeti yıl ortasında hizmete girdi.

Intel Core 2: Intel'in yeni işlemcileri Core 2 Duo ve Core 2 Quad AMD'nin tozunu attı. AMD'nin yeni çıkacak işlemcileri bile Intel'in hızına yetişemiyor.

P2P: 2007 yılı paylaşım siteleri için hem iyi hem kötü olaylara sahne oldu. Paylaşım siteleri hiç olmadığı kadar popülerleşirken pek çok torrent ve paylaşım sitesi sahiplerinin başı kanunlarla derde girdi. Pirate Bay sahipleri ada almayı hedeflediklerini açıkladı.

Web Blogları: Siyasetten, teknolojiye pek çok konu için ilk elden haberleri web bloglarından duymaya alıştık. Basın özgürlüğü olmayan ülkelerde bloglar bazen tek haber kaynağı halini aldı.

LCD Ekranların Yaygınlaşması: Yüksek fiyatlardan binlere inen LCD televizyonlar özellikle Türkiye satışlarında patlama yaşandı. Masaüstü bilgisayarlar için standart haline gelmeye başladı.

Hafıza Birimlerinin Ucuzlaması: Bu yıl hafıza kartları ve flash bellekler önemli ölçüde ucuzladı. Artan kapasiteler de cabası. Artık DVD kapasitesinde bir flash belleğe sahip olmak çoğu insan için aşırı bir masraf değil.

Nokia N95: Bir cep telefonu bilgisayara ne kadar yaklaşabiliyorsa N95 de o kadar yaklaşabiliyor. En azından 2007 yılında böyleydi.

ADSL Hızları: Her ne kadar dünya standartlarının gerisinde olduğumuz Türk Telekom genel müdürünce inkar edilse de bu sene yaptıkları hız artırımları ile önce kotalı sonra kotasız aboneleri bir nebze olsun memnun ettiler.

Son olarak nacizane şu anda okuduğunuz blogum yayına girdi. Henüz yılın bitmesine vakit varken tüm okurlarıma yeni yılda tüm beklentilerinin gerçekleşmesi temennilerimi iletiyorum. Umarım bu blogda istediğiniz bilgilere ulaşmış keyifli vakit geçirmişsinizdir. Yeni yılda da birlikte olmak üzere herkese iyi seneler.

Sitelere Kayıt Derdine Son

Gerekli gereksiz pek çok site, hizmetlerinden yararlanmak için üyeliği zorunlu kılıyor. Eğer her site için üye olmaktan sıkıldıysanız Bugmenot.com size hazır kullanıcı hesapları sunuyor.

Site adresine göre arama yaparak sistemdeki kullanıcı  hesaplarından biri ile o siteye giriş yapabilirsiniz.

Sitenin adresi www.bugmenot.com

19 Kasım 2007 Pazartesi

Gmail ile Exe Dosyalarını Göndermek

Gmail malesef EXE dosyalarını eklenti olarak göndermeye halen izin vermiyor.(DLL, OCX, COM, BAT gibi dosyalar için de aynı şey geçerli)ZIP veya RAR içinde bile olsa bu dosyalar engellenebiliyor. Ancak bunları göndermek için birkaç alternafit mevcut.

Dosya uzantısı EXE'den farklı bir hale getirilirse en azından şimdilik Google sorun çıkartmıyor.

Uzantıyı değiştirmek için dosyayı yeniden isimlendirirken en son noktanın arkasındaki EXE'yi, EXEC, EX, EX_ gibi bir hale getirebilirsiniz.

Eğer sisteminizde dosya uzantılarını göremiyorsanız:

  1. Bir gezgin penceresi açın Menüde Araçlar > Klasör Seçenekleri'ne tıklayın.
  2. Göster sekmesine geçin ve listede "Bilinen dosya tipleri için dosya uzantısını gösterme" seçeneğini kaldırın.
  3. TAMAM diyerek pencereyi kapatın.

Artık dosya uzantılarını dosya isimlerinin ardında görebilecek ve değiştirebileceksiniz.

EXE dosyalarının bulunduğu bir arşiv dosyası (ZIP, RAR, gibi) göndermek isterseniz bu sefer bu arşiv dosyasının uzantısını değiştirebilirsiniz. (ZI_, RARR, vb)

Postayı gönderdiğiniz kişiye uzantıyı tekrar değiştirmesi gerektiğini hatırlatmayı unutmayın.

3 Kasım 2007 Cumartesi

Kablosuz Ağ Mesafesini Kablosuz Artırmak

Wireless RepeaterBahsedeceğim yöntem kablo gerektirmeyen bir yöntem. Kablo kullanabilirim derseniz sadece Access Point özelliği olan bir cihaz ekleyerek ağın kapsama alanını artırmanız mümkün.

Kablosuz olarak kablosuz ağın mesafesini artırmak için en basit yöntem Repeater denilen tekrarlayıcı cihazları kullanmak. Bu cihazlar mevcut bir ağ bağlantısının bir uzantısı gibi çalışarak erişim olmayan alanlara yayın yapmanızı sağlıyor.

Örneğin modeminiz evin bir ucunda ve bazı odalara yayın yapamıyor. Repeater'ı elektrik dışında hiçbir kablo bağlamadan modem ile erişim olmayan bölümlerin arasında bir yere yerleştirdikten sonra kapsama alanını genişletebilirsiniz.

Bu cihazlar genellikle aynı zamanda Access Point ve Bridge özellikleri ile geliyor. Ürün tanımında da Access Point+Bridge+Repeater gibi geçebiliyor.
100 YTL'nin altında rakamlara edinebileceğiniz bu cihazlarda modele göre değişmekle beraber temel olarak yapmanız gereken ayarlar da şöyle:

  • Yayınını genişletmek istediğiniz Ana yayın kaynağının (örneğin modem, router, vs) SSID ve Channel Number (kanal numarası) bilgilerini bilmelisiniz. SSID kablosuz ağın ağ listesinde gözüken adıdır. Channel Number ise genellikle 1-13 arasında olan ve yayın kanalını belirleyen numaradır. Bunu genellikle ana yayın kaynağının web arabiriminde Wireless (kablosuz) başlığında görmeniz mümkündür.

  • Repeater'ınızı bilgisayara bir ethernet kablosu ile bağladıktan sonra repeater web arabirimine girmelisiniz. Bunun için 192.168.1.1 gibi bir adresi web tarayıcınıza yazın. (Verdiğim adres modelden modele değişir. Gerekirse LAN ayarlarıyla oynamanız gerekir. Bu kullanım kitapçığında veya klavuzda anlatılır)

  • Arabirimde çalışma modunu Repeater olarak ayarlamalısınız. Aksi takdirde çalışmayacaktır.

  • Muhtemelen bu modu girdiğiniz sayfada Root veya Source (kök veya kaynak) alanında SSID olarak kaydettiğiniz bilgiyi girmelisiniz. Bazı repeaterlar çevrede yayın yapan siteleri "Site Survey" de denilen özellikle çevredeki kablosuz ağları tarayıp bulabilmektedir. Bu şekilde yazmadan elle girmeniz mümkün olabilir.

  • Aynı şekilde kaydettiğiniz Channel Number'ı da repeater üzerinde ayarlayın.

  • Şifreli bir ağdaysanız aynı şifre ayarlarını repeater üzerinde yapmanız tavsiye edilir.

Bazı repeaterlar yaptığı kablosuz yayın için farklı SSID kullanmaya izin verir. Örneğin modeminiz Kablosuz_Ev adı ile yayın yapabilir ama repeater Kablosuz_Ev_Repeater şeklinde yayın yapar.
Böylece repeater'a mı yoksa modem'e mi bağlanacağınıza siz karar verebilirsiniz.
Ancak bu desteklenmiyorsa ve siz örneğin laptopunuzun sadece modeme bağlanmasını istiyorsanız o zaman Repeater ayarlarında MAC filtrelemesinden laptoptaki kablosuz aygıtı filtreleyebilirsiniz.

Laptop veya başka bir bilgisayara bağlı kablosuz alıcının MAC adresini öğrenmek için Windows'ta şu adımları gerçekleştirebilirsiniz:

  • Başlat > Çalıştır ile açılan kutuya CMD yazıp ENTER'a basın

  • Komut penceresinde ipconfig /all yazıp ENTER'a basın

  • Çıkan listede Physical Address (Fiziksel Adres) yanında yazan o aletin MAC adresidir.

Bu şekilde repeater ile istediğiniz cihazları da engelleyebilirsiniz.

26 Eylül 2007 Çarşamba

eMule Bağlantı Problemleri

Geçtiğimiz günlerde eMule'ün Almanya'daki önemli sunucuları en azından geçici olarak kapatıldı. Almanya'daki yasal nedenlerle kapatılan serverlar arasında yükün büyük bölümünü taşıyan DonkeyServerları da bulunuyor.

Hal böyle olunca aşırı yüklenme nedeniyle bu etki tüm sunucuların bir süre kapanmasına da neden oldu.
E-mule için spamsiz güncel sunucuları bu adresi kullanarak güncelleyebilirsiniz.

eMule'un geleceği şimdilik soru işareti. 3 Milyon kullanıcısı olduğu belirtilen eMule, Almanya'daki sunucuların IFPI yetkililerince kapatılmasıyla büyük darbe almış durumda. eDonkey sunucuları herhangi bir dosya barındırmıyor. Ancak paylaşım için sunucuların dosya listelerini barındırması gerekiyor.

Bu kapanmanın kısa vadede kullanıcıları Gnutella ve BitTorrent gibi araçlara iteceği düşünülse de, eMule'un şimdiden Rusya'da açılmaya başlanan sunucular sayesinde tekrar popüler olacağını söyleyenler de var.

17 Eylül 2007 Pazartesi

Dinamik IP'yi Sabit Gibi Kullanmak

Pek çok ev kullanıcısı internete dinamik IP'ler ile çıkıyor. Dinamik IP ile çıkışta farklı bir IP adresi atanıyor.


Dinamik IP bazı durumlarda yetersiz kalıyor. Örneğin ağ üzerinde IP adresi ile iletişim kuran iki bilgisayar için IP adreslerinin sabit olması daha doğrusu karşı tarafın IP'yi bilmesi gerekli. Buna VPN, RPC ve web server gibi uygulamaları dahil edebiliriz.


Ev kullanıcıları için örnek vermek gerekirse, evinizdeki bir bilgisayara işten, şehir dışından ulaşmak istediğinizde IP'sini bilemezseniz buna erişmeniz mümkün değil.


Bunun için ücretli veya ücretsiz hizmet veren Dinamik DNS servisleri mevcut. Bunlar size istediğiniz bir IP için DNS sunucusu hizmeti veriyor. Böylece IP adreslerini o sunucu üzerinde bir adrese sabitleyebiliyorsunuz. Sabitlediğiniz adres erişim için gerekli alanlarda kullanılıyor ve bu adres değişmediğinden sürekli olarak takip etmek gerekmiyor. Ayrıca bu adresler IP gibi 12 haneli bir rakamdan değil harflerden oluştuğundan hatırlaması da kolay oluyor.

Tabi bu adresin sabit olması tek başına yeterli değil. Çünkü IP değişince sunucudaki IP'nin de güncellenmesi gerekiyor. Bunun için de bilgisayardaki IP değişikliklerini algılayıp sunucuya yollayacak yazılımlara ihtiyaç var.

(Bu programları sadece IP adresi değil özel DNS sunucularına bağlanmak için de kullanabilirsiniz.)


Bazı modemler Dinamik IP kullanımına izin veriyor. Böyle modemlerde bir yazılıma ihtiyaç duymadan ayarları yaptıktan sonra direkt sunucuya IP gönderilmesini sağlayabilirsiniz.


Dinamik DNS hizmeti veren sitelerin en ünlüsü sanırım www.dyndns.org. 5'e kadar adres için ücretsiz hizmet veriyor.  Ücretsiz yazılımı olan DynDns Updater ile kolayca güncellemek mümkün. Ayrıca bu yazılımı başka diğer servislerde kullanmanız mümkün olabiliyor. Üye olduktan sonra onlarca adresinden birinin başına istediğiniz yazıyı girerek kullanabilirsiniz. Örneğin benimDNSim.dynalias.com gibi.


No-ip.com da 5 adrese kadar ücretsiz hizmet vermekte. Freedns.afraid.org ve ZoneEdit.com da diğer hizmetlerden bazıları.


Yazılım olarak DynDNS updater kullanabileceğiniz gibi, Windows, Linux ve MacOS'ta çalışan bir komut satırı uygulaması olan ve servis gibi çalışan inadyn'i kullanabilirsiniz. Bu program ücretsiz ve sistem kaynaklarını az tüketiyor ancak bir arabirimi olmadığı için ayarları elle yapmak lazım.


Ayrıca pek çok server ayarını hazır olarak barındıran sharewareler de bulabilirsiniz.


Kısacası, bir Dinamik DNS sunucusu ve buraya yenilenen IP'leri güncelleyen program ile dinamik ip'yi statik gibi kullanabilirsiniz.

15 Eylül 2007 Cumartesi

Yahoo Mash ile Sosyal Network

mash.yahoo.com adresinden deneme yayınına başlayan sosyal ağ hizmetinin ekran görüntüsünü altta bulabilirsiniz.
Arabirim sade ancak özelleştirilebilir. Kutular sürüklenip yerleştirilebiliyor. Kısa URL özelliği var ama özelleştiremiyorsunuz.

Güvenlik için çeşitli seçenekler var. Profilinizi sadece arkadaşların görmesine izin verebiliyorsunuz.

Eklentiler module olarak geçiyor. Module gallery den yeni modüller almak mümkün. Fazla inceleme şansım olmadı ama HTML modülü bulunuyor. Böylece widget sitelerinden ekleme yapmanız mümkün hale geliyor.

Tabi şu anda Beta olduğunu hatırlatmak lazım. Ama şu anda temiz ve rahat bir site izlenimi veriyor.

Sağdaki kafa ne diye soracak olursanız, davetiye ile bu şekilde geldi, bu bir evcil hayvan modülü. :)

Bir de hatırlatma, başkaları girip sizin profilinizi değiştirebiliyor, tabi kapatmazsanız. Ama kolaylıkla eski haline döndürebiliyorsunuz. İsterseniz kapatıyorsunuz.

İşte ekran görüntüsü:

Yahoo Mash

6 Eylül 2007 Perşembe

Yahoo Mailleriniz E-Posta Yazılımınızda

Yahoo, verdiği ücretsiz hesaplar için elektronik postalara Outlook, Eudora, Thunderbird gibi e-posta yazılımlarından ulaşma desteğini uzun zaman önce kapattı.

POP3 denilen bu hizmet artık ücretsiz Yahoo posta hesapları için kullanılamıyor. Ancak yPops isimli küçük bir program bu işi halledebiliyor.

Böylece hem postalarınızı incelemek için site açmak zorunda kalmıyorsunuz hem de posta arşivinizi tek bir programda toplayabiliyorsunuz.

Programın resmi sitesine
buradan, e-posta programınızda yapmanız gereken ayarlar hakkında bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.