dokunmatik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dokunmatik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Aralık 2007 Pazar

2007 Yılının En Çok Konuşulanları

(ilk yayınlanma tarihi: 04 Aralık 2007)

Her yıl Aralık ayında bu tür konular gündeme gelir. Ben de biraz erken de olsa teknoloji alanında 2007 yılında en çok konuşulanları derledim.

Vista: Microsoft'un son işletim sistemi 5 yıl aradan sonra Ocak ayında kullanıcılar ile buluştu. Yüksek donanım gereksinimi nedeniyle eleştiriler alan Vista genel olarak hem olumlu hem olumsuz farklı yorumlar aldı. Önümüzdeki sene başında servis paketinin çıkması beklenen Vista özellikle grafik ve güvenlik unsurlarıyla göze batıyor.

Facebook: Mark Zuckerberg isimli gencin yarattığı ve Yahoo'ya satış toplantısını çok erken saatte olması nedeniyle reddettiği sosyal paylaşım platformu 2007'de adından en çok söz edilen sitelerden oldu. Kullanıcı sayısını 50 milyonlara çıkartan Facebook, hisselerinin %1.6'sını Microsoft'a satıldıktan sonra piyasa değeri 15 milyar dolar olarak belirlenmiş oldu.

Web 2.0: Geçtiğimiz yıldan devam eden ve bu yıl iyice günlük hayata girmeye başlayan bir kavram. Hızlanan internet bağlantıları ile video, görsel ve diğer pek çok sosyal paylaşım olanağı yanında zengin CSS ve AJAX ile sade ama çarpıcı görünümlü siteler gitgide trend halini aldı. Günlük ihtiyaç için kullanılan pek çok yazılım yerini online alternatiflere bıraktı.

IPhone: Apple'ın Ipod ardından yıl ortasında çıkarttığı mobil cihaz cep telefonu ve medya çalar özellikleri ile sadece ABD'de milyonluk satış rakamına ulaştı. Dokunmatik ve düğmesiz arabirim pek çok kişi tarafından olumlu karşılandı. Nokia'nın dokunulmazlığına az da olsa rekabet getirdi.

Office 2007: Microsoft'un yeni nesil Office paketi radikal unsurlarıyla dikkati çekti. Değişikliklerin başında dosya formatı ve menü yerine kullanılan ribbon (şerit) bulunuyor.

Microsoft Surface: Bu yazıda tanıttığım Microsoft'un çoklu dokunmaya imkan tanıyan ürünü Surface yaygınlaştığında pek çok alışkanlığı kökünden değiştirecek.

Adobe CS3:  Adobe'un Macromedia'yı satın almasının ardından tam kapsamlı olarak CS3 ile tüm ürünleri birleştirdiği program paketi piyasaya sürüldü.

Gizlilik Endişeleri: Web kullanımının yaygınlaşması güvenlik yanında gizlilik ihlali endişelerinin artmasına neden oldu. Özellikle Google, Yahoo gibi büyük sitelerin dahi gizlilik konusunda bazı uygulamaları tartışmalara yol açtı. Bu konunun önümüzdeki yıllarda daha da derinlemesine tartışılacağı ve çizginin nerede çizilmesi gerektiği gibi tartışmaların sürmesi kaçınılmaz.

Yeşil Teknoloji: Küresel ısınma ve iklim değişikliklerinin etkilerini yakından hissettiğimiz 2007 ticari kuruluşların yeşil teknoloji olarak adlandırılan doğaya saygılı ürünlere yönelmesine neden oldu. Samimiyetleri ve işlevsellikleri sorgulansa da bu yıl pek çok yeşil ürün piyasalara sürüldü.

Wii: Nintendo tarafından piyasaya sürülen ve neredeyse kimsenin beklemediği bir başarıya ulaşan Wii, harekete duyarlı kumandası ile video oyunları daha interaktif hale getirdi.

Street View: Google'ın haritalar yanında sokak görüntülerini 360 derece açıyla sunduğu hizmeti yıl ortasında hizmete girdi.

Intel Core 2: Intel'in yeni işlemcileri Core 2 Duo ve Core 2 Quad AMD'nin tozunu attı. AMD'nin yeni çıkacak işlemcileri bile Intel'in hızına yetişemiyor.

P2P: 2007 yılı paylaşım siteleri için hem iyi hem kötü olaylara sahne oldu. Paylaşım siteleri hiç olmadığı kadar popülerleşirken pek çok torrent ve paylaşım sitesi sahiplerinin başı kanunlarla derde girdi. Pirate Bay sahipleri ada almayı hedeflediklerini açıkladı.

Web Blogları: Siyasetten, teknolojiye pek çok konu için ilk elden haberleri web bloglarından duymaya alıştık. Basın özgürlüğü olmayan ülkelerde bloglar bazen tek haber kaynağı halini aldı.

LCD Ekranların Yaygınlaşması: Yüksek fiyatlardan binlere inen LCD televizyonlar özellikle Türkiye satışlarında patlama yaşandı. Masaüstü bilgisayarlar için standart haline gelmeye başladı.

Hafıza Birimlerinin Ucuzlaması: Bu yıl hafıza kartları ve flash bellekler önemli ölçüde ucuzladı. Artan kapasiteler de cabası. Artık DVD kapasitesinde bir flash belleğe sahip olmak çoğu insan için aşırı bir masraf değil.

Nokia N95: Bir cep telefonu bilgisayara ne kadar yaklaşabiliyorsa N95 de o kadar yaklaşabiliyor. En azından 2007 yılında böyleydi.

ADSL Hızları: Her ne kadar dünya standartlarının gerisinde olduğumuz Türk Telekom genel müdürünce inkar edilse de bu sene yaptıkları hız artırımları ile önce kotalı sonra kotasız aboneleri bir nebze olsun memnun ettiler.

Son olarak nacizane şu anda okuduğunuz blogum yayına girdi. Henüz yılın bitmesine vakit varken tüm okurlarıma yeni yılda tüm beklentilerinin gerçekleşmesi temennilerimi iletiyorum. Umarım bu blogda istediğiniz bilgilere ulaşmış keyifli vakit geçirmişsinizdir. Yeni yılda da birlikte olmak üzere herkese iyi seneler.

21 Ekim 2007 Pazar

Yeni Nokia S60 Dokunmatik Arabirimi

Nokia symbian işletim sistemi için yeni dokunmatik arabirimini tanıttı. İşte tanıtım videosu.

Bu da Nokia N95 dokunmatik özellikleri hakkında bir video.

15 Eylül 2007 Cumartesi

Microsoft Surface

Microsoft uzun süredir yaratıcı en azından yenilikçi fikirler üretemeyen politikalara saplanmış gibi gözüküyordu.
Kod adı Milan olan
Surface belki de şirketi bu durağanlıktan kurtarabilecek, en azından yeni ufuklara götürebilecek bir ürünü.

Mayıs ayında tanıtılan ve Kasım'da piyasaya çıkması beklenen Surface, esas olarak dokunmatik bir yüzey. Donanım ve yazılımın beraber olduğu ürün çoklu dokunmaya imkan vererek yeni bir komut dünyasının kapılarını açıyor.


Esasında masaya benzeyen ürün 30 inçlik yani yaklaşık 76 cmlik bir ekrana sahip. Üst kısmı akrilik, kasa ise toz boya kaplama çelikten oluşuyor. Windows Vista ile çalışacak ürün wireless, bluetooth ve ethernet bağlantısı sunuyor. Böylece farklı cihazlarla iletişme geçmesi de öngörülüyor. Örneğin dijital müzik çalarınızı, cep telefonunuzu üstüne koyduğunuzda bunların içeriğini kullanabiliyor. Dijital fotoğraf makinenizle çektiğiniz fotoğrafı anında Surface aktarmanız mümkün.

Microsoft bu ürünü "Kullanıcı ile teknoloji arasındaki geleneksel engelleri ortadan kaldırıp, günlük hayatta sık kullanılan öğelerle etkileşime girme yöntemini değiştiriyor" şeklinde lanse ediyor.

Bildiğimiz bağlamda klavye ve faresi olmayan sistemin 4 ana öğesi olduğu belirtiliyor.
Bunlar; doğrudan etkileşim, çoklu dokunma ortamı, çoklu kullanıcı deneyimi ve nesne tanıma olarak listelenmiş.

Yenilik nerede diye düşünürsek, öncelikle çoklu kullanıcı ortamı gerçekten çok geniş olasılıklar sunan ve maliyetten kullanıma pek çok alanda faydası olan bir uygulama. Surface bunu becerebilecek gibi gözüküyor.

Multi-touch ve hareket algılama çok yeni olmasa da tam anlamıyla kullanılmış gibi gözüküyor. Hareketlere göre nesneleri sürüklemek, boyutlandırmak, şekiller çizmek mümkün.

Genel olarak baktığımızda pek çok alışkalığı değiştirebilecek bir ürün. Aklıma ilk gelen örneğin bir restorana gittiğinizde menü masanızda karşınıza çıkabilir, seçiminizi yaptıktan sonra yemeğiniz gelene kadar masa üzerinde oyun oynayabilir, internete girebilirsiniz. Baktığınız bir resmi karşınızdaki kişiye itebilir onun bakmasını sağlayabilirsiniz.

Nesne algılama ile koyduğunuz cisim ile ilgili seçenekleri hemen karşınıza çıkarabilir. Bu da reklam ve pazarlama açısından önemli bir imkan.

Ürün fiyatının 5-10 bin dolar civarında olacağı ancak 3-4 sene içerisinde ev kullanıcılarının alabileceği düzeye ineceği düşünülüyor. Bu nedenle Microsoft öncelikle hastane, otel, restoran ve eğlence yerlerinde kullanma girmesini hedefliyor.

Özet olarak bilim kurgu filmlerinde enteresan kullanıcı arabirimlerinin çok mantıksız olduğunu düşünenler Surface'i gördüklerinde yavaş ama emin olarak o yolda ilerlendiğinin farkına varacaklar.

5 Eylül 2007 Çarşamba

iPod Touch Resmiyet Kazandı

iPod iPhone'u doğurdu, iPhone ise iPod Touch'ı doğuruyor.

Apple iPhone ile cep telefonu piyasasına girmiş ve bu büyük yankı yapmıştı. iPhone bu denli ilgiyi toplamışken şimdi de yeni iPodlar touch adı altında iPhone'a benzer hatta daha fazla özellikler ile piyasaya çıkacak.

Tasarım iPhone'dan alınmış. Yine dokunmatik ve büyük bir ekran olacak ancak iPhone'dan daha ince olacakmış.

Ayrıca Wi-Fi kablosuz internet bağlantısı da ilk kez iPodlara girmiş olacak. Bu şekilde Youtube ile de uyumlu hale gelebilmesi mümkün olacak. Ayrıca şarkıları online olarak direkt iPod ile almak da mümkün olabilecek.
Bu arada Apple çaktırmadan da kendi üretimi olan Safari web tarayıcısının pazar payını artırıyor.

Kapasiteleri 8 ve 16GB olan iki model çıkacağı belirtiliyor. ABD satış fiyatları ise sırasıyla 299 ve 399$.

4 Eylül 2007 Salı

Sharp Optik Sensörlü ve Tarayıcı Özellikli LCD'yi Duyurdu

Yeni LCD dokunmatik ekran gibi çalışabiliyor. Diğer dokunmatik ekranların aksine dokunma algılaması için ekran üstünde bir tabakaya ihtiyaç duyulmuyor.
Çünkü bu yeni LCD'de her pikselde bir görüntü algılayıcı bulunuyor. Bu şekilde ekran adeta bir tarayıcı gibi çalışıyor.

Sharp'ın açıklamasında dokunmayı algılayan filmin bulanık görüntüye neden olabildiği, bu ürünleri ile bu sorunu aştıkları belirtilmiş. Ayrıca bu teknoloji ile çoklu dokunmaya da imkan sağlandığı söyleniyor.

Ürün hedefi olarak smartphone, PDA, UMPC, dijital fotoğraf makineleri gösterilmiş.

3.5" boyutundaki ekranların toplu üretimine geçilecekmiş.

Basın bültenine
buradan ulaşabilirsiniz.

29 Temmuz 2007 Pazar

Dokunmatik Ekran ve Sistemlerin Kullanım Alanları

Tuşlar ve düğmelerin avantaj ve dezavantajları ile ilgili yazımda konuya girmiştim. Şimdi örnekleriyle düğme kullanılmayan veya minimum düzeyde kullanan sistemlerin örneklerini vereceğim.

Grafik Tablet

Grafik tabletler ile sanki kalem ve kağıt kullanıyor gibi bilgisayara veri girmek mümkündür. Genellikle kaleme benzer ince uzun bir işaretleyiciyi, düz bir algılayıcı üzerinde oynatmak suretiyle çalışan grafik tabletler, basınç algılama özelliğine de sahip olabilir. Böylece sadece çizgi çizmek ile kalmaz çizginin özelliğini de aktarmanız mümkün olur.

Tablet PC

Tablet PC, kendine özel bir işletim sistemi ile çalışan ve ekranının dokunmatik özelliğe sahip olduğu bilgisayarlara denilir. Bunlarda el yazısını tanıma, şekilleri algılama gibi özellikler bulunur. Kimisinde döner ekran ve tuş takımı beraber olur kimisi ise genellikle A4 kağıt boyutlarında tek tabaka. Tablet PC'ler tanıma sistemleri sayesinde hızlı not almayı ve görüntüyü çabuk işlemeyi sağlarlar.

Touchpad

Diz üstü bilgisayarlar ile iyice yaygınlaşan touchpadler genellikle bilgisayar klavyesinin bitişiğinde parmak hareketlerini algılayarak fare işaretçisi işlevi gören algılayıcılardır. Kimi touchpad'de pencereleri kaydırmak için kenarlarda özel alanlar olabilir.

Handheld

Gerek cep telefonu gerekse kişisel taşınabilir cep bilgisayarı olarak kullanılan aletler için kullanılan genel bir terim. Bu cihazların pek çoğunda dokunmatik ekran bulunuyor. Pek çoğunda ekranın küçük olması nedeniyle ince uçlu kalemler bulunmakta.

iPhone

Apple firmasının yakın zamanda çıkarttığı ve iPod ile yakalanan başarının ardından büyük beklentilere neden olan cep telefonu ürünü. Telefonun ön yüzünde düğme yok. Numaraları ve yazıları ekrana tıklayarak giriyorsunuz. Hareketlere göre özel işler atamak mümkün. Şimdilik Türkiye'ye gelmedi ama en azından GSM dünyasında öyle bir etki yaptı ki dokunmatik ekranların artık çok daha yaygın olarak kullanılacağını söyleyebiliriz.

Uzaktan Kumanda

Benim dokunmatik ekranı en faydalı bulduğum cihazlardan biri bu. Elektronik aletler çeşitlendikçe kumanda sayısı da artıyor. Düğmeler hakkındaki önceki yazımda da belirttiğim gibi bunun tek nedeni her iş için bir düğme konması.
Bu kadar çok kumanda olunca kaybolmasından tutun, pil ile uğraşmaya pek çok sorun oluşuyor. Halbuki dokunmatik ekran ile tek cihazda pek çok kumanda saklamak mümkün. Böyle kumandalara elektronik cihazların komutların tanıtmak da mümkün. Arka aydınlatma ile karanlık ortamlarda da kullanıma izin veriyor.

Kızılötesi Klavye

Tam anlamıyla dokunmatik olmasa da algılama açısından tuşsuz bir ortam kullanan kızılötesi klavyeler düz bir platforma bir klavye yansıtıyor ve yansıma üstündeki parmak hareketlerini algılayarak bilgisayarla haberleşiyor. Küçük bir alet olduğundan ileride taşınabilir cihazlarda kullanılma olasılığı hayli yüksek. Pek çok cihaz hantal beşiklere monte klavyeler sunuyorken böyle kablosuz ve yer kaplamayan bir aletin geleceği olduğunu söylemek hata olmaz.

Dijital Kamera Menüleri

Pek çok dijital kamera ve fotoğraf makinesi büyük LCD ekranlar kullanıyor. Hal böyle olunca bunların yanına çok büyük tuş takımları koymak mümkün olmuyor. Bu nedenle bu ekranların dokunmatik olması ayrıntı değil bir ihtiyaç oluyor.

Oy Cihazları

Evet biz hala içi geçmiş tahta sandıklar ile oy kullansak da Dünya'nın pek çok ülkesinde elektronik cihazlar ile oy kullanılıyor. İlk maliyet şüphesiz çok yüksek. Ama bu aletlerin uzun süre kullanılacağını hesap ettiğinizde, oy pusula için yapılan kağıt masrafından, oy sayımına, güvenliğe, fotoğraflı veya renkli oy ekranına kadar pek çok imkan sunuyor elektronik oy makineleri. Dokunmatik olmayan versiyonları olsa da dokunmatik olmasının avantajı seçmenin gördüğüne tıklaması ile hemen oy kullanabilmesi. Tabi bazı onay adımları da oluyor yanlış girme ihtimaline karşın.

Ve daha pek çokları.

26 Temmuz 2007 Perşembe

Tuşlar, Düğmeler Tarih Oluyor

Düğmeler, elektroniz cihazlara komut girişi amacıyla son derece yaygın kullanılan araçlar. Ancak teknolojinin gelişmesi ve klasik düğmelerin erişilebilirlik kısıtlamaları nedeniyle elektronik sektöründeki firmalar yavaş yavaş klasik basma düğme ve hatta joystick teknolojilerini yeni seçeneklerle değiştirmeyi hedefliyor.

Esasında dikkat edersek çevremizde pek çok alanda düğmelerin azaldığını görebiliriz. Türkiye'de de uzun zamandır kullanılan "bankamatik" ATM cihazlarında şifre girme hariç her işlemi ekran üzerinden yapabiliyoruz. Hiç düğmesi olmayan ATM cihazları da yaygın olarak kullanılmakta.

Bir diğer örneği ülkemizde henüz çok adı duyulmayan Apple firmasının iPhone adlı cep telefonu ürününde görüyoruz. Bu cihaz, "TouchScreen" adı verilen ve Türkçe'ye "dokunmatik ekran" olarak çevrilen bir ekran kullanarak tuşları tarihe gömüyor.

Bu yazının düğmelerin genel kullanımı ile ilgili olduğundan örnekleri resimleriyle beraber ayrı bir yazıda yayınlayacağım.

Düğmeler ile ilgili en büyük sorunlardan biri, her komut girdisi için bir düğme gereksinimi. Örneğin faremiz üzerindeki bir düğmeye tek iş atayabiliyoruz. Düğmelere zaman zaman farklı işlemler atasak da rahat kullanım için her düğmenin genellikle bir işlevi tercih ediliyor. Mesela klavyenizdeki tuşlar; isterseniz F klavye veya Q klavye kullanmak mümkün ama aynı anda ikisi olmaz. Klavyenizdeki karakterlerden farklı bir klavye seçerseniz tuşların üzerindeki yazılar anlamsız kalıyor.

Düğmelerin bir diğer dezavantajı yer kaplamaları. Örneğin düğmeli bir cep telefonunda neredeyse ekran kadar bir alan tuşlar için ayrılmak zorunda. Böylece cihazlar büyüyor. Ama dokunmatik ekranlarda hem girdi hem çıktı aynı alanda olduğundan alan azalıyor.

Bir diğer durum da komuta erişim için geçen sürenin dokunmatik sistemlerde az olması. Baktığınız yere dokunarak tepki ve etki süresini azaltmış oluyorsunuz.

Bozulma düğmeler için kaçınılmaz bir durum. Öyle ki düğmeler üretildikleri anda kaç kere basılabilecekleri belli olarak çıkıyor. Başımıza en sık gelen TV kumandalarının tuşlarının bozulması. Genellikle tek tuş bozulması dahi kumandanın kullanılırlığında büyük sıkıntı yaratıyor ve yenisi ile değiştirmek zorunlu oluyor.

Basınca duyarlı olmadıkları sürece, ki genel durum bu, düğmeler sadece tek komut göndermek için kullanılabiliyor. Ama dokunmatik sistemlerde basınç çeşitli işlevler için atanabiliyor.

Tabi dokunmatik sistemlerin dezavantajı yok değil. Bölgesel hassasiyet önemli problemlerden biri. Pek çok handheld olarak adlandırılan cihazda dokunulmak istenen alan küçük olduğunda yanlış komut girişi olabiliyor. Bunun önün geçmek için bu tür aletler kaleme benzer işaretleyiciler ile birlikte geliyor. Tabi bu taşınabilir cihazlar için kullanılırlığa darbe vuruyor. Kalemi çıkartıp takmak dahi kimilerine işkence olabilir.

Düğmeler dokunma hissine daha iyi ve 3 boyutlu yanıt veriyor. Ekranlar ise düz olduklarından bu hissi bulmak mümkün değil.

Düğmeli sistemler veri beklerken düşük enerji tüketimi ile çalışabiliyor ancak dokunmatik sistemlerde güç tüketimi fazla oluyor.


Tabi bir ihtimal daha var ki o da komut girişinin yakın zamanda ne dokunma ne basma gerektirmeme ihtimali. Örneğin Nintendo Wii kumandası hareketleri algılayarak pek çok işlevi gerçekleştirebiliyor.
Ses ile komut pek çok cihazda kullanılıyor. Hatta zihin gücüyle, özellikle felçli insanların komut girmesini sağlamak üzerine araştırmalar yapılmakta.

Ancak şimdilik elimizde kullanılabilir halde bulunan ve diğerlerine göre daha az kusurlu bir seçenek sunan dokunmatik sistemlerin daha da yaygınlaşacağı kesin.

Dokunmatik ürünler ile ilgili yazıyı okumak için tıklayın.