düğme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
düğme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Temmuz 2007 Pazar

Dokunmatik Ekran ve Sistemlerin Kullanım Alanları

Tuşlar ve düğmelerin avantaj ve dezavantajları ile ilgili yazımda konuya girmiştim. Şimdi örnekleriyle düğme kullanılmayan veya minimum düzeyde kullanan sistemlerin örneklerini vereceğim.

Grafik Tablet

Grafik tabletler ile sanki kalem ve kağıt kullanıyor gibi bilgisayara veri girmek mümkündür. Genellikle kaleme benzer ince uzun bir işaretleyiciyi, düz bir algılayıcı üzerinde oynatmak suretiyle çalışan grafik tabletler, basınç algılama özelliğine de sahip olabilir. Böylece sadece çizgi çizmek ile kalmaz çizginin özelliğini de aktarmanız mümkün olur.

Tablet PC

Tablet PC, kendine özel bir işletim sistemi ile çalışan ve ekranının dokunmatik özelliğe sahip olduğu bilgisayarlara denilir. Bunlarda el yazısını tanıma, şekilleri algılama gibi özellikler bulunur. Kimisinde döner ekran ve tuş takımı beraber olur kimisi ise genellikle A4 kağıt boyutlarında tek tabaka. Tablet PC'ler tanıma sistemleri sayesinde hızlı not almayı ve görüntüyü çabuk işlemeyi sağlarlar.

Touchpad

Diz üstü bilgisayarlar ile iyice yaygınlaşan touchpadler genellikle bilgisayar klavyesinin bitişiğinde parmak hareketlerini algılayarak fare işaretçisi işlevi gören algılayıcılardır. Kimi touchpad'de pencereleri kaydırmak için kenarlarda özel alanlar olabilir.

Handheld

Gerek cep telefonu gerekse kişisel taşınabilir cep bilgisayarı olarak kullanılan aletler için kullanılan genel bir terim. Bu cihazların pek çoğunda dokunmatik ekran bulunuyor. Pek çoğunda ekranın küçük olması nedeniyle ince uçlu kalemler bulunmakta.

iPhone

Apple firmasının yakın zamanda çıkarttığı ve iPod ile yakalanan başarının ardından büyük beklentilere neden olan cep telefonu ürünü. Telefonun ön yüzünde düğme yok. Numaraları ve yazıları ekrana tıklayarak giriyorsunuz. Hareketlere göre özel işler atamak mümkün. Şimdilik Türkiye'ye gelmedi ama en azından GSM dünyasında öyle bir etki yaptı ki dokunmatik ekranların artık çok daha yaygın olarak kullanılacağını söyleyebiliriz.

Uzaktan Kumanda

Benim dokunmatik ekranı en faydalı bulduğum cihazlardan biri bu. Elektronik aletler çeşitlendikçe kumanda sayısı da artıyor. Düğmeler hakkındaki önceki yazımda da belirttiğim gibi bunun tek nedeni her iş için bir düğme konması.
Bu kadar çok kumanda olunca kaybolmasından tutun, pil ile uğraşmaya pek çok sorun oluşuyor. Halbuki dokunmatik ekran ile tek cihazda pek çok kumanda saklamak mümkün. Böyle kumandalara elektronik cihazların komutların tanıtmak da mümkün. Arka aydınlatma ile karanlık ortamlarda da kullanıma izin veriyor.

Kızılötesi Klavye

Tam anlamıyla dokunmatik olmasa da algılama açısından tuşsuz bir ortam kullanan kızılötesi klavyeler düz bir platforma bir klavye yansıtıyor ve yansıma üstündeki parmak hareketlerini algılayarak bilgisayarla haberleşiyor. Küçük bir alet olduğundan ileride taşınabilir cihazlarda kullanılma olasılığı hayli yüksek. Pek çok cihaz hantal beşiklere monte klavyeler sunuyorken böyle kablosuz ve yer kaplamayan bir aletin geleceği olduğunu söylemek hata olmaz.

Dijital Kamera Menüleri

Pek çok dijital kamera ve fotoğraf makinesi büyük LCD ekranlar kullanıyor. Hal böyle olunca bunların yanına çok büyük tuş takımları koymak mümkün olmuyor. Bu nedenle bu ekranların dokunmatik olması ayrıntı değil bir ihtiyaç oluyor.

Oy Cihazları

Evet biz hala içi geçmiş tahta sandıklar ile oy kullansak da Dünya'nın pek çok ülkesinde elektronik cihazlar ile oy kullanılıyor. İlk maliyet şüphesiz çok yüksek. Ama bu aletlerin uzun süre kullanılacağını hesap ettiğinizde, oy pusula için yapılan kağıt masrafından, oy sayımına, güvenliğe, fotoğraflı veya renkli oy ekranına kadar pek çok imkan sunuyor elektronik oy makineleri. Dokunmatik olmayan versiyonları olsa da dokunmatik olmasının avantajı seçmenin gördüğüne tıklaması ile hemen oy kullanabilmesi. Tabi bazı onay adımları da oluyor yanlış girme ihtimaline karşın.

Ve daha pek çokları.

26 Temmuz 2007 Perşembe

Tuşlar, Düğmeler Tarih Oluyor

Düğmeler, elektroniz cihazlara komut girişi amacıyla son derece yaygın kullanılan araçlar. Ancak teknolojinin gelişmesi ve klasik düğmelerin erişilebilirlik kısıtlamaları nedeniyle elektronik sektöründeki firmalar yavaş yavaş klasik basma düğme ve hatta joystick teknolojilerini yeni seçeneklerle değiştirmeyi hedefliyor.

Esasında dikkat edersek çevremizde pek çok alanda düğmelerin azaldığını görebiliriz. Türkiye'de de uzun zamandır kullanılan "bankamatik" ATM cihazlarında şifre girme hariç her işlemi ekran üzerinden yapabiliyoruz. Hiç düğmesi olmayan ATM cihazları da yaygın olarak kullanılmakta.

Bir diğer örneği ülkemizde henüz çok adı duyulmayan Apple firmasının iPhone adlı cep telefonu ürününde görüyoruz. Bu cihaz, "TouchScreen" adı verilen ve Türkçe'ye "dokunmatik ekran" olarak çevrilen bir ekran kullanarak tuşları tarihe gömüyor.

Bu yazının düğmelerin genel kullanımı ile ilgili olduğundan örnekleri resimleriyle beraber ayrı bir yazıda yayınlayacağım.

Düğmeler ile ilgili en büyük sorunlardan biri, her komut girdisi için bir düğme gereksinimi. Örneğin faremiz üzerindeki bir düğmeye tek iş atayabiliyoruz. Düğmelere zaman zaman farklı işlemler atasak da rahat kullanım için her düğmenin genellikle bir işlevi tercih ediliyor. Mesela klavyenizdeki tuşlar; isterseniz F klavye veya Q klavye kullanmak mümkün ama aynı anda ikisi olmaz. Klavyenizdeki karakterlerden farklı bir klavye seçerseniz tuşların üzerindeki yazılar anlamsız kalıyor.

Düğmelerin bir diğer dezavantajı yer kaplamaları. Örneğin düğmeli bir cep telefonunda neredeyse ekran kadar bir alan tuşlar için ayrılmak zorunda. Böylece cihazlar büyüyor. Ama dokunmatik ekranlarda hem girdi hem çıktı aynı alanda olduğundan alan azalıyor.

Bir diğer durum da komuta erişim için geçen sürenin dokunmatik sistemlerde az olması. Baktığınız yere dokunarak tepki ve etki süresini azaltmış oluyorsunuz.

Bozulma düğmeler için kaçınılmaz bir durum. Öyle ki düğmeler üretildikleri anda kaç kere basılabilecekleri belli olarak çıkıyor. Başımıza en sık gelen TV kumandalarının tuşlarının bozulması. Genellikle tek tuş bozulması dahi kumandanın kullanılırlığında büyük sıkıntı yaratıyor ve yenisi ile değiştirmek zorunlu oluyor.

Basınca duyarlı olmadıkları sürece, ki genel durum bu, düğmeler sadece tek komut göndermek için kullanılabiliyor. Ama dokunmatik sistemlerde basınç çeşitli işlevler için atanabiliyor.

Tabi dokunmatik sistemlerin dezavantajı yok değil. Bölgesel hassasiyet önemli problemlerden biri. Pek çok handheld olarak adlandırılan cihazda dokunulmak istenen alan küçük olduğunda yanlış komut girişi olabiliyor. Bunun önün geçmek için bu tür aletler kaleme benzer işaretleyiciler ile birlikte geliyor. Tabi bu taşınabilir cihazlar için kullanılırlığa darbe vuruyor. Kalemi çıkartıp takmak dahi kimilerine işkence olabilir.

Düğmeler dokunma hissine daha iyi ve 3 boyutlu yanıt veriyor. Ekranlar ise düz olduklarından bu hissi bulmak mümkün değil.

Düğmeli sistemler veri beklerken düşük enerji tüketimi ile çalışabiliyor ancak dokunmatik sistemlerde güç tüketimi fazla oluyor.


Tabi bir ihtimal daha var ki o da komut girişinin yakın zamanda ne dokunma ne basma gerektirmeme ihtimali. Örneğin Nintendo Wii kumandası hareketleri algılayarak pek çok işlevi gerçekleştirebiliyor.
Ses ile komut pek çok cihazda kullanılıyor. Hatta zihin gücüyle, özellikle felçli insanların komut girmesini sağlamak üzerine araştırmalar yapılmakta.

Ancak şimdilik elimizde kullanılabilir halde bulunan ve diğerlerine göre daha az kusurlu bir seçenek sunan dokunmatik sistemlerin daha da yaygınlaşacağı kesin.

Dokunmatik ürünler ile ilgili yazıyı okumak için tıklayın.