bilgisayar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilgisayar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mart 2010 Pazar

Sanal CD Kullanmak - Virtual CD-ROM

Aşağıda listesi verilen ve disk imajı olarak da adlandırılan ve en popüleri ISO olan çeşitli dosya formatlarıyla karşılaşanlar ilk başta ne yapacaklarını bilemeyebilirler. Bunlar aslında bir CD veya DVD ortamındaki dosyaların tek bir paket halinde bulunduğu ve yeniden CD veya DVD'ye yazmak gerektiğinde daha pratik olarak el altında bulunması için Uluslararası Standartlar Örgütü (Teşkilatı) tarafından belirlenmiş bir dosya biçimi.
  • ISO (Disc Image)
  • BIN              (CDRWin)
  • IMA/IMG          (Generic disk images)
  • CIF              (Easy CD Creator)
  • NRG              (Nero - Burning ROM)
  • IMG/CCD          (CloneCD)
  • MDF/MDS          (Fantom CD)
  • VCD              (Farstone Virtual Drive)
  • VaporCD          (Noum Vapor CDROM)
  • P01/MD1/XA       (Gear)
  • VC4/000          (Virtual CD)
  • VDI              (Virtuo CD Manager)
  • C2D              (WinOnCD)
  • BWI/BWT          (BlinkWrite)
  • CDI              (DiscJuggler)
  • TAO/DAO          (Duplicator)
  • PDI              (Instant Copy) 
Ancak bu imajlar içindeki dosyaları görebilemek için illaki CD veya DVD'ye yazmak gerekmiyor. Bunun yerine sanal CD-ROM yazılımı kullanarak sanki bilgisayara takılıymış gibi görebilirsiniz. (Bir alternatif de bu dosyaları açabilen programlar kullanarak içeriği başka bir klasöre açmak ama bence sanal sürücü kullanmak çok daha pratik ve kullanıcı dostu.

Sanal sürücü olarak çeşitli alternatifler mevcut ancak benim şu an sık olarak kullandığım pratik, ücretsiz ve sorunsuz bir program olan MagicDisk'i tavsiye edeceğim.

Programı bu adresten indirebilirsiniz. 64 bit desteği de mevcuttur. Birden çok sanal sürücü tanımlamanıza da izin verir.

Kullanımı da son derece basit. Kurduktan sonra görev çubuğunda simgeye sağ tıklayıp, önce Set Number Of Drives ile kaç tane sanal sürücü yaratmak istediğinizi belirliyorsunuz.
Daha sonra tekrar simgeye sağ tıklayıp Virtual CD/DVD-ROM seçeneğinden Mount ile istediğimiz imaj dosyasını seçiyor ve sanal sürücümüze bir disk yüklemiş oluyoruz. Görsel olarak buradan adımları takip edebilirsiniz.

Daha sonra Bilgisayarımdan veya Dosya yöneticisinden normal bir CD içinde gezinir gibi dosyaları kullanmaya başlıyoruz. CD yazmaktan hem daha hızlı hem daha ucuz olan bu alternatifi imaj dosyalarıyla uğraşan herkese tavsiye ediyorum.

2 Şubat 2008 Cumartesi

Macbook Air "İnce ve İşe Yaramaz"

Apple Macbook Air duyuralı bir kaç hafta oluyor. Çok beğenildiğine dair bir yazı okuyunca hakkında yorum yapma ihtiyacı duydum. Ürünün en büyük özelliği en kalın yerinin dahi 2 santimetrenin altında olması. Ancak görünen o ki tüm olayı da bu.

Apple pek çok şirketin yaptığı gibi abartıyı fazla kaçırınca anlamsız bir ürünü piyasaya sürmüş olmuş.

Tasarım yönünden pek çok olumlu yorum alan Apple yeni dizüstü ürünü ile yine görünüme önem vermiş. Ancak buna o kadar odaklanmış ki gözü dönmüş bile denilebilir.

Örneğin bu laptop'un bir optik okuyucusu yok. CD ve DVD'lerinizi  ancak birlikte gelen harici okuyucu ile kullanabiliyorsunuz. İşlemcisi ve sabit diski neredeyse üretimden kalkacak derecede yavaş. Hard disk o kadar yavaş ki (4200 rpm) sanırım piyasada bu hızda başka bir laptop veya notebook bulunmuyor.

Sadece ve sadece bir USB portu bulunuyor. RAM'i sabit olduğundan upgrade yapılamıyor (2GB olması nedeniyle bir nebze kabul edilebilir) ve pil kullanıcı tarafından değiştirilemiyor.

Cihazda ethernet portu ise bulunmuyor. Yani kablosuz bağlantıya mahkumsunuz.

Fiyatı ise daha iyi özelliklere sahip iki dizüstü bilgisayar alacak kadar yüksek.

Kısacası sanırım Apple sansasyon yaratmak ve en ince bilgisayar bu demek için üretmiş. Ne kullanması gerektiğini bilen kimsenin bu cihazı alacağını sanmıyorum.

Umarım başka şirketler de Apple yaptı biz de yapalım diye bu yola girip kendilerini zarara sokmazlar.

11 Kasım 2007 Pazar

İlginç ve Farklı Fare Tasarımları

Mouse denilince artık akla ilk gelen iki düğmeden çok fazlası. Artık mouse tasarımlarında işlev de kesmiyor en azından standart işlevler. İşte bu fareler alışık olduklarımızdan çok farklı.

Tasarım ve kullanım için pek çok fikir üreticilerin akıllarına gelmiş. Farklı ve yaratıcı malzemeler, tasarımlar ile daha önce hiç olmadığı kadar çok çeşitli fare bulmak mümkün. Yıkanabilir, içinde flash hafızası olan, usb portu, card reader özelliği olan, güneş ışığıyla kendini şarj eden, sahte parayı tanımlamak için kullanılabilen, kalp atışı gibi bilgileri verebilen modeller bile mevcut. Bu ve daha pek çok farklı fare resimlerini yandaki slideshowda izleyebilirsiniz.

Dikkatimi çeken bazı farelere de ayrıca değineceğim.

Apple Mighty MouseApple'ın Mighty Mouse'u. Kudretli fare anlamına gelen bu farede düğme gibi gözüken tek şey tepedeki küçük çıkıntı. Bir de kenarda sanki elden kaymasın diye konulmuş bir yer görüyoruz.


Ancak bu fare toplam 5 düğme barındırıyor. Tepedeki küçük çıkıntı bir "kaydırma topu". Kaydırma tekerinden farkı, tek düğme ile hem dikey hem yatay işlev sunuyor olması. Daha da fazlası serbest biçimde kaydırması. Yani hem aşağı hem sağa kaydırmak mümkün. Ayrıca bu topa basarak düğme gibi kullanmak da mümkün.

Sağ ve sol tıklama ise düğme ile değil düğmelerin olması gereken yerine altındaki sensörler tarafından yapılmakta. Parmağınızın bulunduğu yeri algılayabiliyor. Kenarlarda ise basınca duyarlı düğmeler bulunuyor.

Kablolu versiyonu Windows makinelerde de kullanmak mümkün.

Skype MouseSony Vaio Skype telefonu özelliği olan fare üretme gereği duymuş. Bu yazının devamında diğer örneklerde de görebileceğiniz gibi amaç bir çok işlevi birleştirerek taşınabilir cihazlarda avantaj sağlamak. Hem yerden hem fazladan bir aletten tasarruf edebilirsiniz.

Telefon arama geldiğinde ışıkla uyarıyor, daha sonra yandaki düğmeye basıp fareyi açarak telefon haline getirip konuşabiliyoruz.

67 gram gibi hafif sayılabilecek bir ağırlıkta iki özelliği sağlamak bunun üzerine şık bir görünüm eklemek de başarı.


Numpad MouseInno Multipurpose MouseÇok özellikli farelerden devam edersek laptoplarda pek çok kişinin eksikliğini hissettiği bir unsuru gideren bu fareye değinebiliriz.


Bu fare üzerinde rakam girilmesini sağlayan bir numpad bulunduruyor. Bu hem laptoplarda genellikle bulunmayan bir özelliği sağlıyor hem de fare kullanan ele çok daha yakın bir yere bu tuşları konumlandırıyor. Düğmelerin üzerinde el ne kadar rahat durur burası bir soru işareti.

Bu tarz bir farelerin numara tuşları üzerinde kapak olan versiyonları da mevcut. Gerektiğinde kapak kaldırılıyor ve tuşlar kullanılabiliyor. Ama bu da pratikliğini bir nebze kaybettiriyor.

Sağda gördüğünüz ve Inno design tarafından üretilen bu fare de numpad özelliği bulunduruyor. Bluetooth bağlantısı ile bağlanabilecek fare bir de lazer pointer özelliği sunmakta.

Tabi işlev yanında görüntü de önemli. Aşağıda sırasıyla ışıklı ve uçağa benzer, yünden yapılmış ele oturan ve tahtadan yapılmış fare örneklerini görebilirsiniz.


Farklı Mouse Tasarımları

Daha önce bu yazıda değindiğim Air mouse ise çalıştırmak için bir yüzeye koymak gerekmeyen bir hava faresi. Hava yapılan hareketlere göre işaretleyici hareket ediyor. Bu da özellikle multimedya uygulamalarında kullanışlı oluyor.

Bir nevi işaretleyici özellikli kumanda gibi çalışan bu fareler henüz yeni oldukları için pahalı diyebileceğimiz fiyatlardan satılıyorlar. Ancak günün birinde klasik kumandaların yerlerini almaları bir hayli olası.

Masaya koyduğunuzda normal optik fare gibi çalışıyor fakat tasarımı bunun için ne kadar elverişli burası soru işareti.

Logitech MX Air

3 Kasım 2007 Cumartesi

Kablosuz Ağ Mesafesini Kablosuz Artırmak

Wireless RepeaterBahsedeceğim yöntem kablo gerektirmeyen bir yöntem. Kablo kullanabilirim derseniz sadece Access Point özelliği olan bir cihaz ekleyerek ağın kapsama alanını artırmanız mümkün.

Kablosuz olarak kablosuz ağın mesafesini artırmak için en basit yöntem Repeater denilen tekrarlayıcı cihazları kullanmak. Bu cihazlar mevcut bir ağ bağlantısının bir uzantısı gibi çalışarak erişim olmayan alanlara yayın yapmanızı sağlıyor.

Örneğin modeminiz evin bir ucunda ve bazı odalara yayın yapamıyor. Repeater'ı elektrik dışında hiçbir kablo bağlamadan modem ile erişim olmayan bölümlerin arasında bir yere yerleştirdikten sonra kapsama alanını genişletebilirsiniz.

Bu cihazlar genellikle aynı zamanda Access Point ve Bridge özellikleri ile geliyor. Ürün tanımında da Access Point+Bridge+Repeater gibi geçebiliyor.
100 YTL'nin altında rakamlara edinebileceğiniz bu cihazlarda modele göre değişmekle beraber temel olarak yapmanız gereken ayarlar da şöyle:

  • Yayınını genişletmek istediğiniz Ana yayın kaynağının (örneğin modem, router, vs) SSID ve Channel Number (kanal numarası) bilgilerini bilmelisiniz. SSID kablosuz ağın ağ listesinde gözüken adıdır. Channel Number ise genellikle 1-13 arasında olan ve yayın kanalını belirleyen numaradır. Bunu genellikle ana yayın kaynağının web arabiriminde Wireless (kablosuz) başlığında görmeniz mümkündür.

  • Repeater'ınızı bilgisayara bir ethernet kablosu ile bağladıktan sonra repeater web arabirimine girmelisiniz. Bunun için 192.168.1.1 gibi bir adresi web tarayıcınıza yazın. (Verdiğim adres modelden modele değişir. Gerekirse LAN ayarlarıyla oynamanız gerekir. Bu kullanım kitapçığında veya klavuzda anlatılır)

  • Arabirimde çalışma modunu Repeater olarak ayarlamalısınız. Aksi takdirde çalışmayacaktır.

  • Muhtemelen bu modu girdiğiniz sayfada Root veya Source (kök veya kaynak) alanında SSID olarak kaydettiğiniz bilgiyi girmelisiniz. Bazı repeaterlar çevrede yayın yapan siteleri "Site Survey" de denilen özellikle çevredeki kablosuz ağları tarayıp bulabilmektedir. Bu şekilde yazmadan elle girmeniz mümkün olabilir.

  • Aynı şekilde kaydettiğiniz Channel Number'ı da repeater üzerinde ayarlayın.

  • Şifreli bir ağdaysanız aynı şifre ayarlarını repeater üzerinde yapmanız tavsiye edilir.

Bazı repeaterlar yaptığı kablosuz yayın için farklı SSID kullanmaya izin verir. Örneğin modeminiz Kablosuz_Ev adı ile yayın yapabilir ama repeater Kablosuz_Ev_Repeater şeklinde yayın yapar.
Böylece repeater'a mı yoksa modem'e mi bağlanacağınıza siz karar verebilirsiniz.
Ancak bu desteklenmiyorsa ve siz örneğin laptopunuzun sadece modeme bağlanmasını istiyorsanız o zaman Repeater ayarlarında MAC filtrelemesinden laptoptaki kablosuz aygıtı filtreleyebilirsiniz.

Laptop veya başka bir bilgisayara bağlı kablosuz alıcının MAC adresini öğrenmek için Windows'ta şu adımları gerçekleştirebilirsiniz:

  • Başlat > Çalıştır ile açılan kutuya CMD yazıp ENTER'a basın

  • Komut penceresinde ipconfig /all yazıp ENTER'a basın

  • Çıkan listede Physical Address (Fiziksel Adres) yanında yazan o aletin MAC adresidir.

Bu şekilde repeater ile istediğiniz cihazları da engelleyebilirsiniz.

31 Ekim 2007 Çarşamba

CAPTCHA Nedir?

CHAPTCHAAçılımı "Completely Automated Public Turing test to tell Computers and Humans Apart" olan CAPTCHA, Türkçe'ye "Bilgisayar ve İnsanları Ayırt Etmek için Tamamen Otomatik Turing Testi" olarak çevrilebilir. Bu testin hakları ABD Pittsburg'deki Carnegie Mellon University'ye ait.


Adında da bulunan Turing testi ise bilgisayarın, insanlardan ayırt edilememeleri durumunda başarılı sayıldıkları bir test.


Aslında ters Turing testi olan CAPTCHA, günümüzde karşımıza formlarda onay amaçlı kullanılan karıştırılmış ve bulanıklaştırılmış resimler olarak çıkmakta.


Adından da anlaşılabileceği gibi CAPTCHA bilgisayarların çözemeyeceği ama insanların çözebileceği bir test. Testi doğru yanıtlayanın insan olduğu kabul edilmekte.


CAPTCHA'yı sadece resim olarak düşünemeyiz. Zira farklı yöntemler ile bilgisayarların testi geçmesi zorlaştırılabilir hem de örneğin görmeyen kullanıcılar için ses kullanarak insanların da bu testi geçememesi gibi durumlar önlenmiş olur.


Bilgisayarları insanlardan ayırt etmenin avantajları günümüzde gitgide belirginleşiyor. Özellikle spam amaçlı botlar için etkili bir yöntem.


Ancak bu testin bazı dezavantajları da var. Bilgisayarların sürekli gelişmesi ile bu testlerin aşılması kolaylaşıyor. Bu nedenle testin sürekli yenilenmesi ve gelişmesi gerekiyor. Bu da devamlı bir emek demek. Ayrıca bazı testler insanların bile aşamayacağı kadar zorlaşabiliyor. Testi birkaç kez yanlış yanıtladığında erişimi engelleyen siteler kullanıcı kaybına davetiye çıkartıyor. Ses sistemi kullanmayan testler, göremeyen kullanıcıları yoksayıyor. Gitgide komplike olması resimdeki örnek gibi iki veya daha fazla sözcükten oluşan testler de kullanıcılar için fazladan iş demek.


Ama resimdeki örnekte iki sözcük kullanılmasının amacı farklı. Onay yanında bir diğer amaç da kitapları dijitalleştirmek. Çok ilginç bu özellik şöyle çalışıyor. Onay penceresinde önünüzde iki tane sözcük getiriliyor. 1 tanesi sunucunun bildiği ve ürettiği 1 tanesi ise hiç tanımadığı, kitaplardan taranmış ama OCR sistemlerinin otomatik olarak tam veya hiç algılayamadığı bir sözcük.
Siz iki sözcüğü de yazarak sunucuya yolluyorsunuz eğer sunucunun tanıdığı sözcük doğru ise, diğer sözcüğü de doğru girmişsiniz kabul edilerek bu sözcük dijitalleşmiş oluyor. Ne kadar çok kişi o sözcüğü yazarsa o kadar doğruluğa ulaşılıyor.
Böylece günde 150.000 iş saati değerinde iş yapılması ve 60 milyon kadar sözcüğün dijitalleşmesinin mümkün olabileceği öngörülüyor. Kimbilir belki günün birinde el yazımız; mesela sınav kağıdımızın bir kısmını da CAPTCHA testlerinden birinde görmeye başlarız.


CAPTCHA resmi sitesine buradan erişebilir üye olarak testi sitenize modül olarak ekleyebilirsiniz.


Ama unutmayın ki bu testi gerektiği yerlerde ve gerektiği gibi kullanmak önemli. Bunun için de en güzel örnek büyük üyelik ve hizmet sağlayan siteleri incelemek. Bazı webmasterlar sırf paket cmslerde bu özellik olduğu için login alanlarında bunu etkinleştiriyor ama dikkat ederseniz Gmail, Hotmail, Yahoo gibi siteler bile buna ihtiyaç duymamış. Ağırlıklı olarak ilk üyelik ve mesaj gönderimi doğru kullanım alanları diyebiliriz.

1 Ekim 2007 Pazartesi

Mouse Scroll İle Üretkenliğinizi Artırın

Fare Kaydırma TekeriFarenizi kullanırken scroll wheel denilen kaydırma tekerini sadece sayfaları gezinirken kullanıyorsanız diğer pek çok özelliğinden faydalanmıyor olabilirsiniz.
Öncelikle bilmeyenler için belirteyim, çoğu farede scroll tekerleğini çevirmek yerine üstüne bastığımız zaman düğme işlevi görür. Bu yazıda buna scroll düğmesi olarak değineceğim.

"Altı üstü fare sürücüye ne gerek var" demeden beraberinde gelen fare sürücüsünü kurmanızda fayda var. Böylece ekstra özellikleri kullanabilir veya özelleştirebilirsiniz. Özellikle scroll düğmesine atanacak işlevleri buradan değiştirebilirsiniz. Kaybettiyseniz üretici firmanın internet sitesinde bulma ihtimaliniz yüksek.

Ve mouse scrollu ile yapabilecekleriniz:

  • CTRL + Scroll:
    Çoğu durumda bir sayfa içeriğini yakınlaştırmak veya uzaklaştırmak için kullanılır. Örneğin Word, Excel, Paint Shop.
    Web tarayıcılarında font boyutunu büyültmek ve küçültmek için kullanılır.

  • PAN:
    Scroll düğmesine bastıktan sonra pan özelliği ile dökümanı sanki o basılan noktadan sağa sola çekiyor gibi dolaşabilirsiniz.

  • AUTO-SCROLL:
    Scroll düğmesine bastığınız yerde dört yönlü bir ok düğmesi çıkar. O noktaya göre fareyi ne tarafa çekerseniz, sayfa da oraya doğru kaydırılır. Fare imlecini bu 4'lü oktan ne kadar uzağa çekerseniz bu işlem de o kadar hızlı yapılır. Söylece sürekli teker çevirmek zorunda kalmazsınız.

  • Sayfaları Yeni Pencere/Sekmede açmak:
    Pek çok web tarayıcıda bir linke scroll düğmesi ile basarsanız bunu yeni bir pencerede veya sekmede açar.

  • Açılır Menülerde Seçim:
    Webde veya bir programda bulunan açılır menülerde fareyi bu listenin üzerine getirdikten sonra tekeri kaydırarak listede farklı elemanları seçebilirsiniz.

  • Kaydırma Düğmeleri
    Ses denetimindeki gibi kaydırma düğmelerinde de tekerinizle ayar yapabilirsiniz.

Çift kaydırma tekeri olan fareler genellikle ikinci tekeri yatay kaydırma için kullanır ancak fare sürücüsünün yazılımından buna da farklı özellikler vermek mümkün olabilir. Örneğin zoom, web tarayıcılarında ileri/geri gibi fonksiyonlar.

Ayrıca her yazılım fare tekerine kendine özgü özellikler katabilir. Bunları deneyerek öğrenebilirsiniz. Denemeleriniz sırasında, SHIFT, CTRL ve ALT tuşları ile de farklı kombinasyonları denemenizde yarar var. Örneğin Google Earth her kombinasyon ile farklı bir işlev sunmakta.

27 Ağustos 2007 Pazartesi

Çeşitli Başlangıç Sayfaları

Önceki yazımda tanımını yaptığım ve işlevlerini anlattığım başlangıç sayfalarından bazı örnekler.

Netvibes
PageFlakes
iGoogle
My Yahoo
Live.com
WebWag
Firefox Start
Yourminis
Protopage
Eskobo
EarthLink
Schmedley
Homepage Startup

Başlangıç Sayfaları İle Rutin İşlerinizi Nasıl Kolaylaştırabilirsiniz

Yeni kurulmuş bilgisayar karşısına geçip bir internet sitesine girmeye çalışanlar bilir. Genellikle karşımıza tarayıcıyı üreten şirketin sitesi gelir. Bu bir de tarayıcı her açıldığında gösterilecek şekilde ayarlanır. Haliyle tarayıcıyı her açışımızda pek de işimize yaramayan bir site çıkar biz de bunu ayarlardan kaparız.

Özellikle sekmeli tarayıcılardan önce her tarayıcı penceresi açtığımızda çıktıklarından bu tür başlangıç sayfaları pek pratik değildi. İçerik olarak da kuvvetli değillerdi.

Ancak artık gerçekten başlangıç sayfası işlevi görebilen hizmetler sunulmaya başlandı. Bu sayfalara Start Page deniliyor ve pek çok ihtiyacımız tek bir sayfa üzerinden karşılamamızı sağlıyor.

Bu sayfayı ister tarayıcınızın açılış sayfası yapın, ister sık kullanılanlarınıza ekleyin bilgisayar karşısına geçtiğinizde ilk olarak bu sayfayı açtığınızda web üzerindeki işlerinizi son derece kolaylaştırabiliyor.

Bir diğer avantajları üyelik ile kullanırsanız gittiğiniz her bilgisayarda kullanabiliyor olmanız. Web üzerindeki diğer işlerinizi derlediğiniz bir arabirim olarak kullanmayı da düşünebilirsiniz.

Bu tür sayfalar genellikle farklı işlevleri olan küçük kutulardan oluşuyor. Kutunun işlevini seçmek size kalmış. İsterseniz yeni kutu ekliyor, sayfada belirli bir yere sürükleyebiliyorsunuz. Bazıları tema değiştirmenize olanak sağlıyor. Böylece istediğiniz renkleri kullanabiliyorsunuz. Üye olursanız üyelik ile girdiğiniz her bilgisayarda aynı sayfayı kullanabiliyorsunuz. Ama üye olmazsanız ayarlar sadece ayarları yaptığınız bilgisayarda kalıyor.

Bu tür sayfaların link listesini buradan okuyabileceğiniz ayrı bir yazıda yayınladım. Hala şüpheniz varsa bu sayfalara neler koyabileceğimize bakalım:


  1. Arama
    Pek çok başlangıç sayfasında, küçük bir form ile arama motorunu ayrıca açmadan sonuçları yeni sayfada gösterecek şekilde arama yapmak mümkün. Bazı servislerde tek bir aramayı bir çok arama motorunda bile yapabilirsiniz.
    Bu aramalar arasında film, video, müzik, Wikipedia, sözlük ve pek çok konu bulunuyor. Bazıları kendi özel arama biçimlerinizi girmeye bile olanak tanıyor.

  2. Eposta kontrolü
    Bazen posta sitesine giriş bazen de doğrudan gelen posta sayısı ve başlıkları gibi bilgilere ulaşmanızı sağlıyorlar. Böylece sadece o sayfa üzerinden bir çok posta hesabını yönetebiliyorsunuz.
  3. Takvim
    Sayfanın bir bölümüne takvim koyarak sonra takvim arama derdinden kurtulabilirsiniz. Daha gelişmiş kullanımlar için Harici Kaynaklar bölümüne bakabilirsiniz.

  4. RSS
    RSS sık güncellenen sitelerin konu başlıklarını pratik bir biçimde kullanıcılara sunmasını sağlıyor. RSS evrensel olduğundan bunları bir liste halinde başlangıç sayfalarına eklemek mümkün oluyor. Böylece tek tek haber sitesi gezmek zorunda kalmıyorsunuz, başlığı ilginizi çeken habere tıklayıp okuyabiliyorsunuz.
  5. Link Listeleri
    Sık kullandığınız sitelerin linklerini ekleyebilirisiniz.

  6. Harici Kaynaklar
    3. parti sitelerin sunduğu ve
    widget denilen belirli bir işlevi olan nesneleri de bu tür başlangıç sayfalarına eklemek mümkün oluyor. Widget alemi dipsiz bir kuyu. Hesap makinelerinden, Google haritalarına pek çok şeyi widget kategorisine sokabiliriz. Aslında önceki maddeler de birer widget ama genel amaçlı olduklarından ayrı yazmak istedim.
    Farklı widget servis sağlayırılarını daha önce hazırladığım
    bu listeden görebilirsiniz. Widgetların illaki faydalı bir işlevi olması gerekmiyor. Eğlence amaçlı yapılmış widgetlarla sayfayı daha renkli bir hale getirebilirsiniz.
    Daha önce bahsettiğim takvim konusuna gelince, eğer bir online takvim hizmeti kullanıyorsanız ve özel günlerinizi buna eklediyseniz, takvim servisini sağlayan sitenin widgetını kullanarak sadece bir takvimden öte, özel günlerin üzerinde belirtildiği bir takvim kullanmanız mümkün. Bir örneğini blogumun sağ tarafındaki Google Takviminden görebilirsiniz.

    Widget olarak ekleyebileceğiniz şeylerden bazıları:
    Resim, flash, müzik ve video oynatıcıları, not pencereleri, hava durumu, karikatür, borsa bilgileri, analog veya dijital saatler, online radyo ve bunun gibi pek çok şey.
  7. HTML Kodu
    HTML kodu koyabilmek çok büyük bir esneklik sağlıyor. Eğer HTML biliyorsanız, yapamayacağınız şey yok gibi.
    HTML kodu bazı widgetları eklemek için de faydalı. Çünkü widget hizmeti verenler size somut bir çıktı değil bir HTML kodu verebiliyor.

Bu yazımda bu tür başlangıç sayfalarının bir listesini bulabilirsiniz.

4 Temmuz 2007 Çarşamba

Saydam Monitörler

Saydam Monitör Ekrana bakınca monitörüzün arkasını görmek herhalde kimsenin hayır diyemeyeceği bir özellik olurdu. Koskoca Microsoft 5 yıl beklediği işletim sistemini bile saydam pencereler üzerinden pazarlıyorsa bu iş gerçekten insanların ilgisini çekiyor olmalı.

İşte size abartılmış bir saydamlık. Ama resmini gördüğünüz ekrana saydam denildiğine bakmayın. Teknolojik olarak bir yenilik söz konusu değil. İlk bakışta saydam bir monitör var hissi uyandırıyor. Ancak durum haliyle ilüzyondan ibaret.

Elinde bir fotoğraf makinesi olan herkes bunu yapabilir. Yapmanız gereken ekranı yerinden kaldırıp, arkasındaki sahnenin resmini çekmek sonra bunu masaüstünüzde duvar kağıdı olarak ayarlamak. Belki resmi biraz sağından solundan kırpmak gerekir ama tüm işlem bundan ibaret. Her ne kadar bakış açısı değiştikçe görüntü gerçekten uzaklaşsa da bu numara ile arkadaşlarınızı küçük bir şaşkınlığa düşürmeniz mümkün.

Bu tür ekranların bir albümüne
buradan ulaşabilirsiniz.

Tabi bununla da yetinmeyenler var. Niçin ekranımız hareket ettirdiğimizde de saydam olmasın?

Bu da muhtemelen kameranın arkasına takılı bir kameranın masaüstünün üzerinde yayın yapmasıyla elde edilmiş.

2 Temmuz 2007 Pazartesi

Masaüstünün Geleceği Böyle Mi Olacak?

Bumptop, henüz geliştirme aşamasında olan bir masaüstü arabirimi. Windows ve Linux sistemlerden pek de alışık olmadığımız bir yapıya sahip. 3 boyut anlayışıyla hazırlanmış. Gerçek bir masa gibi dosyalarınızı resimlerinizi dizebiliyorsunuz. Hatta silmeye hazırlandığınız dosyalar buruşmuş bir şekilde masanızın üstünde duruyor.

İsterseniz masa üstündeki simgeleri sıralayabiliyor, dizebiliyor, istediğinizi büyütebiliyorsunuz. Bunlar BumpTop'un yapabildiklerinin sadece bir kısmı. Hem düzenli hem de düzensiz kişiler için son derece kullanışlı bir ara birim sunuyor. Videosunu aşağıda izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi için www.bumptop.com