aktarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aktarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ekim 2007 Çarşamba

Eye-Fi Wireless SD Kart

Eye-Fi Kablosuz SD KartÇektiğiniz fotoğraflar anında kablosuz ağ aracılığıyla PC veya webe aktarılsın istiyorsanız bu kart size göre.

Dünya'da bir ilk olan ve SD kart slotu olan tüm makinelerde çalışan kartın içinde kablosuz bağlantı birimi bulunuyor. Böylece WI-FI üzerinden resim transferi olanaklı hale geliyor.

Şu anda sadece 2GB'lık SD kart boyutunda olan Eye-Fi'da kablosuz ağ ayarları yapmak, web, PC veya web+PC'ye upload seçeneklerini belirlemek mümkün. Ayrıca popüler resim saklama siteleri için de destek veriliyor. Hatta kısıtlamalar olursa fotoğraf otomatik olarak limitlere getirilip öyle upload ediliyor.

Bilgisayara aktarım içinse bilgisayarda küçük bir yazılımın çalışıyor olması gerekli.

Normal kullanımda kameranın pil tüketimini etkilemese de gönderim sırasında tüketimin artacağı belirtilmiş ama ne kadar olduğu söylenmemiş. Bunun yerine gönderilen dosya boyutuna göre değişir ifadesi kullanılmış.

Şu anda sadece ABD'de satıldığı belirtilen ürünün satış fiyatı ise 99$.

Fotoğraf makinesi üreticileri bluetooth gibi kablosuz teknolojileri ürünlerine ekleyedursun, artık SD kart ile bile gelen kablosuz teknolojilerin standart hale gelmesinin zamanının gelip geçtiğini gösteriyor bu ürün.

19 Eylül 2007 Çarşamba

USB 3.0 Geliştirilmesine Intel Önderliğinde Başlanıyor

USBIntel'den gelen açıklama ile 2008'in başlarında fiber optik bağlantı kullanacak USB 3.0 standardı için çalışmaların başlanacağı açıklanmış.


Geri dönük uyumlu olacak cihazlar USB 2.0'ı da destekleyecekmiş. Hızların on kata kadar daha fazla olacağı ve artık kablolu bağlantıda bu tür bir hızın gerekli olduğu söylenmiş.


Yerinde bir karar olduğu söylenebilir. Zira bu standart gelene kadar veri saklama cihazlarının kapasitelerinin bir kaç kat artacağı düşünülürse USB 2.0 yetersiz kalmaya başlayacaktı.


USB, USB Implementers Forum içinde Intel'in öncülüğünde ve diğer firmaların katılımıyla geliştirilmekte. Intel Developer Forum'da USB 3.0 Destek Grubu kurularak yeni standardın geliştirilmesine başlanmış olundu.

10 Temmuz 2007 Salı

Dijital Fotoğraf Makinesi Rehberi - Yan Özellikler

Dijital kameralar hakkındaki yazı dizimin son bölümünde marka ve modellere göre sıkça değişkenlik gösteren yan özellikler hakkında bilgi vereceğim. Konuyla ilgili önceki yazıların listesine buradan ulaşabilirsiniz.

Pil ve Tüketim

Dijital fotoğraf makineleri pil tüketimi konusunda malesef hiç de tutumlu değiller. İlk defa kamera edineceklerin en çok yakınacakları konuların başında şüphesiz bu gelir. Pilin çabuk bitmesinin bir çok dezavantajı var. Çekim yapma süreniz kısıtlanıyor, gerektiğinde flaş kullanma şansınız olmuyor, pil masrafı etmeniz gerekebiliyor. Özellikle gece çekimlerinde dahili flaş ile yapacağınız çekimler çekim sürenizi önemli ölçüde azaltacaktır.

Bu nedenle şarj edilebilir piller büyük önem taşıyor.
Makinelerin bir kısmı takıp çıkartmaya imkan veren AA veya AAA piller ile çalışıyor. Bu pillerin avantajı bittiğinde bir dükkandan alıp değiştirme imkanınızın olması. Ayrıca şarjlı kalem veya ince kalem pil alırsanız bunları şarj etmeniz ve sürekli pil masrafından kurtulmanız mümkün. Şarjlı pillerde NiMH (Nikel Metal Hidrid) tipleri NiCd (Nikel Kadmiyum) tiplerinden çok daha iyi özelliklere sahiptir.

Pil teknolojisinde Li-Ion (Lityum İyon) şarjlı pil olarak en iyi seçenek olarak görünüyor. Ancak malesef Li-Ion tipindeki piller düzgün şarj edilmediklerinde patlama tehlikesi içerdiklerinden genellikle AA yani standard kalem pil şeklinde kullanılmıyor. Bu da şarj bittiğinde elektrik kaynağı yoksa ancak makinenize uyacak bir Li-Ion yedeğiniz varsa çekime devam edebileceğiniz anlamına geliyor. Ayrıca şarj aletini de yanınızda taşımanız gerektiğini de unutmamak lazım.

Ancak hafif ve yüksek pil ömrü ile Lityum İyon pillerin kendi şarj aletleri ile gelmeleri önemli bir avantaj.

Eğer dışarıda çok uzun süreli çekim yapmanız gerekiyorsa ya fiyatı NiMH pillere göre daha pahalı olan bir yedek lithium ion pil ya da AA pil ile çalışan bir makine almanızda fayda var.

Flaş


Dahili olarak çoğu makinede gelen bu flaşlar genellikle yakın mesafelerde aydınlatma sağlıyor. Bazı makinelere ayrıca bir flaş takılması mümkün. Hot-shoe adı verilen ve ray şeklinde flaşın oturabileceği bu flaşlar daha çok profesyonel makinelerde mevcut.

Yanlış inanışın aksine aydınlatma sadece gece çekimlerinde değil, gündüzleri gölge alanlardaki çekimlerde de önemlidir. Bu durumda dolgu flaşlar önemli rol oynar. Bu flaşlar ortama göre gerekli ışığı yollayıp düzgün fotoğraflar çekilmesini sağlar.

Kameraların çoğu flaşın ne zaman yakılacağını algılayan otomatik flaş özelliği ile gelir. Bu özellik istenirse kapatılabilir.

Kırmızı göz engelleme adında olan flaş modları da mevcuttur. Bu modda bir seri düşük oranda ışık yakılır ve göz bebeklerinin küçülmesi sağlanır. (Zira kırmızı göz etkisi, göz bebekleri içinden geçen ışığın kanın fazla olduğu retinadan yansıması sonucu oluşur) Ardından daha şiddetli bir flaş ile fotoğraf çekilir.

Flaşların pil düşmanı olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Ayrıca doğal bir ışık olmadığından görüntülerde istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle mümkün olduğunca iyi aydınlatılmış ortamlarda çekim yapmanız fotoğraflarını için faydalı olacaktır.

Çekim Hızı

Bazı kameralar peşpeşe hızlı çekim yapmaya olanak tanır. Buna continous (devamlı) veya burst de denebilir. Burada özellik fps cinsinden ifade edilir. Bunun açılımı "frames per second" yani "saniye başına çerçeve"dir. Bir saniyede yapabileceğiniz çekimi belirtir. Bazı kameralarda ilk çekim daha hızlı olur devamında daha yavaş ama sürekli bir çekim sağlanır. Bu çekim sürekli hareketin fazla olduğu durumlarda kullanılabilir.


Vizör

Vizör yakalanacak görüntüyü çekimden önce gördüğümüz ve bu şekilde seçtiğimiz pencereye denir.

Eski fotoğraf makinelerinde de bulunan tarzda optik vizörler görüntüyü lensten bakıyormuş gibi vermiyorsa, görüntüde hata oluşabilir. Bu nedenle varsa optik vizörün TTL (through the lens) özelliğine sahip olması gerekir.

Optik vizörün yanı sıra dijital kameralarda sıkça kullanılan LCD (liquid crystal display) adı verilen ve görüntüyü eş zamanlı olarak yayınlayan ekranlar bulunmaktadır. Bu ekranların avantajı görüntüyü lensin yakaladığı gibi ve büyük bir biçimde görmemizi sağlamasıdır. Görüntüye yakınlaşmak, kesmek, seçmek mümkün olabilir. Ancak yüksek pil tüketimi bir dezavantaj olmaktadır. Bu nedenle çoğu makine belirli bir süre kullanılmadığında ekranlarını otomatik olarak kapatır.

LCD ekranlar modellere göre değişiklik gösterir. Örneğin gövdeden ayrılan ve serbestçe hareket eden ekranlar mevcuttur. Ayrıca kaliteli bir LCD'de yansıma önleyici filtre bulunmalıdır. Böylece parlak ışıkta LCD'nin görünürlüğü sağlanır.

LCD'nin boyutları kamera boyutlarını etkilediğinden daha büyük daha iyi demek çok doğru bir yaklaşım olmayacaktır.

LCD ekranın bir diğer özelliği de menü işlevi görmesidir. Özellikle DSLR makinelerde genellikle bu iş için kullanılır, canlı görüntü vermezler. Ayrıca kamera hakkında genel bilgilere de (hafıza durumu, pil, vb) buradan ulaşılabilir. Bazı kameralarda bir tane daha ekran bulunabilir.

LCD'lerde önemli özellikler boyut, çözünürlük ve renk sayısıdır. Boyut diyagonel (sağ alt köşe-sol üst köşe arası mesafe) olarak belirtilir. İnç cinsinden verilen boyutları 2.54 ile çarparak santimetreye çevirebilirsiniz.
Çözünürlük AxB gibi belirtilir ve bu ekranın A genişliğinde, B boyunda piksele sahip olduğunu belirtir. Bunların çarpımı ekran çözünürlüğünü belirtir. Yanında K yazan rakam ise ekranın gösterebildiği renk sayısını belirtir. (100K gibi) Aynı standartta bir üründe bu üç rakam ne kadar büyükse ekranın o kadar iyi görüntü vereceği söylenebilir.

Son vizör tipi de EVF (electronic viewfinder) adı verilen ve yine bir LCD'den oluşan ancak daha küçük boyutlarda olan ve gözün daha yakından bakmasını sağlayan tipteki vizörlerdir. Bunlar da TTL tipindedir ve ışıktan etkilenme oranları daha azdır. EVF olan kameralarda ayrıca bir optik vizör bulunmaz.
EVF'lerde görüntü kalitesi genellikle daha yüksektir.

Göz bozukluğu olanlar optik ve EVF vizörlerde diopteri adı verilen ve istediğiniz biçimde görüntüyü ayarlayabildiğiniz özelliğin olmasına dikkat etmeli.


Menü

Menü bir kameranın elimize almadan çok da bilemeyeceğimiz özelliklerinden biri. Bir kamerayı satın almadan önce menüsünü inceleme şansınız varsa bunu kesinlikle kaçırmayın derim.

Menüde kameranın çeşitli ayarlarına ulaşabilir, bilgi alabilir, çekilmiş resimleri izleyebilir ve bunları silebilirsiniz. Menünün kolay kullanılabilir olması özellikle elektronik cihazlarla samimi olmayan kişilerin de kullanmasını planlıyorsanız önemli. Ayrıca menünün Türkçe desteği olması da göz önüne alınmalı.

Bir küçük not, kameranızı alır almaz tarihinin doğru olup olmadığını kontrol edin. Zira bu tarih resimlerin dosya bilgilerinde saklanacak, İsterseniz resmin üzerine zaman etiketi biçiminde basılacak. Bu nedenle yanlış bir tarih ileride kafa karışıklığına neden olabilir.

Resim yönetimi amacıyla bazı kameralar thumbnail adı verilen resimlerin küçük hallerinin bir liste halinde gösterildiği yazılımlar sunar. Böylece tek tek tüm resimlere bakmak zorunda kalmadan istediğiniz resim üzerinde işlem yapabilirsiniz.


EXIF

Exif, "exchangable image file format" teriminin kısaltmasıdır. Türkçe anlamı takas edilebilir resim dosya formatıdır. Esasen resim görüntüleme üzere bir belirtmesi yoktur. Hali hazırdaki JPEG, TIFF ve RIFF gibi resimlere meta etiketleri ekleme suretiyle oluşur.

Bir Exif verisi resim ile ilgili çekim ayarlarını içerir. İlk başta çok önemli bir özellik gibi gözükmeyebilir ancak resimleri sonradan incelerken çok işinize yaradığı durumlar olur. Fotoğraf çekiminde kullanılan ayarlar hatalarınızı görmenize yarar ve hatta resmi düzeltmek istediğinizde ne tür işlemler yapmanız gerektiğine karar vermenize yardımcı olabilir.

Örneğin bazı makinelerde otomatik fotoğraf döndürme özelliği mevcuttur ve bu bilgi Exif içerisinde saklanabilir. Böyle durumlarda dik çektiğiniz fotoğrafları sonradan bilgisayarda veya kamerada tek tek çevirmek zorunda kalmazsınız.


Video Çekim


Fotoğraf makinelerinin bir video kamera olmadığını herkesin bilmesi gerekir. Ne işlev olarak ne de kalite olarak bir video kamera kalitesini beklemek gerçekçi bir beklenti olmaz.

Ancak dijital fotoğraf makineleri video çekimine de imkan vermekteler. Hatta kimi kameralar webcam olarak dahi kullanılabilmekte.

Burada önemli unsur çözünürlük ve saniye başına çekilen çerçeve değerleri.

Genel örnek vermek gerekirse PAL formatında bir VCD 352x288 çözünürlüğünde görüntü sağlar. Bir DVD ise 720x576 çözünürlüğünde video sağlar. Bunların fps değeri ise 25 gibi bir rakamdır. Bu rakamları karşılaştırmanızın kolay olması açısından veriyorum.

Genellikle çözünürlüğü yüksek seçmeniz mümkün olur ama bu kez fps değeri düşer. İnsan gözünün videoyu düzgün görmesi için gereken fps değerinin 20 olduğu söylenir. Bu değerin altında fpslerde çekim yaparsanız görüntü gözünüze durup durup oynuyormuş gibi gelecektir.


Transfer

Transfer konusuna
Hafıza yazımda değinmiştim. Dijital kameralar genellikle en az bir USB portuna sahip olarak gelirler. Burada önemli olan eski USB 1.1 yerine, USB 2.0 nesil bir kamera almak çünkü hız farkları çok büyük. Ayrıca daha hızlı ama daha az yaygın firewire ile ilgili bilgiyi de bulabilirsiniz.

Transferin bir diğer olasılığı da uzaktan yakalama (remote capture) adı verilen ve tüm resimleri bilgisayarın kablosuz bir bağlantı ile yakaladığı tipteki kameralardır.

Bunun yanında bazı kameralar kablosuz bir teknoloji olan Bluetooth'a da yer vermekteler. Böyle bir kamera sahibiyseniz bir fotoğrafçıda, yanınızda hiç bir kablo taşımadan resimlerinizin çıktısını alabilirsiniz. Bluetooth genel bir protokol olduğundan kablosuz olarak pek çok cihaz ile iletişime geçilmesi de mümkün olacaktır.

TV Out özelliği de kameranızı televizyona bağlayarak görüntüleri buradan izlemenize imkan tanır. Türkiye'den alınan makinelerde bu sorun olmasa da yurt dışından alma durumunuzda makinenin PAL yayın standardını desteklemesini istemelisiniz. Aksi takdirde alet Türkiye'de uyum sorunları yaşayabilir.


Ekstralar (tripod, çanta, ...)

Satış sırasında verilen bazı yan ürünler de bulunmakta. Örneğin bazı kameralar tripod yani kamerayı sabitleyebileceğiniz üç bacaklı sehpası ile gelmekteler. Tripod özellikle otomatik çekim yapmak istediğinizde işinize çok yarayacak bir parçadır. Ayrıca yakın ve bazı özel ayarlı çekimlerde de kamerayı sallamamak adına gerekli bir parçadır.

Çoğu kamera taşıma ve koruma sağlayan bir çanta ile gelmektedir. Genel olarak gördüğümüz fiyat ile doğru orantıda kaliteli çantaların geldiğidir.

Pek çok makinede kampanya dönemlerinde bir de hafıza kartı hediye edilir.


Dijital kameralar hakkında genel bilgiler verdiğim bu yazı dizimin sonuna geldim. Tabi bu konuyu tamamen kapattığım anlamına gelmiyor. Yeni teknolojiler, ürün tanıtımları ile ilgili yazılarımı bu blog aracılığıyla takip edebilirsiniz.

3 Temmuz 2007 Salı

Dijital Fotoğraf Makinesi Rehberi - Hafıza

Dijital fotoğraf makinelerinde önceki yazılarımda belirttiklerimin yanında pek çok yan özellik de bulunmaktadır. Bu özellikler kameranın dahili özellikleri gibi çekim kalitesine etki etmez ancak kullanıcı ihtiyaçları açısından değerlendirilebilirler.

Bunların başında hafıza gelir. Hafıza bir çekim seansında saklayabileceğiniz görüntü kapasitesini belirler. Seanstan kastım, kameradaki medyayı başka bir ortama aktarmadan ve boşaltmadan kullanabileceğiniz süredir.

Kameraların hepsinde bir dahili hafıza bulunmaktadır. Ancak bu dahili hafıza genellikle 50-100MB'nin altında olmakta ve kısıtlı sayıda resim saklamanıza imkan vermektedir.

Bu nedenle SD, MMC veya stick gibi isimleri olan ve harici hafıza adı verilen depolama birimlerine ihtiyaç vardır. Bu hafızaların bir güzel yanı istenilen kapasitede satın alınabilmeleridir. Bunun yanında birden çok depolama biriminiz var ise biri dolduğunda çıkartıp diğerini takarak kaldığınız yerden çekime devam edebilirsiniz. Bunun yanında bu kartlar sayesinde başka bir yere aktarmak zorunda kalmadan fotoğraflarınızı fotoğrafçıya bırakabilir, arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz. Özellikle tatil gibi uzun süre evinden ayrı veya aktarma imkanlarından yoksun kişiler için kart kaçınılmaz bir ihtiyaçtır.

Günümüzde farklı kamera üreticileri farklı hafıza birimleri kullanmaya başlamışlardır. Bu nedenle hafıza birimleri çeşitlenmeye başlamıştır:



  1. SD & MMC kartlar
    Secure Digital ve Multimedia Card olarak da bilinen bu kartlar bilinen küçük boyutlarıyla dikkati çeker. Sadece kamera değil, mp3 çalar, cep telefonu, PDA gibi elektronik aletler ile de kullanılıyor olması bu kartları yaygınlaştırmıştır. Fiyatları da zaman içinde çok makul boyutlara inmiştir. Bu kartların GB düzeyinde saklama yapan türleri günümüzde yaygın olarak kullanılmaktadır. SD ile MMC arasındaki temel fark, daha yeni olan SD kartlarda karta yazmayı önleyebilen bir güvenlik düğmesinin olmasıdır.
    Bu tür kartlar elinizdeki diğer aletlerle uyumlu olabileceğinden dijital kameralarınızın da bu kartı desteklemesi sizin için önemli olabilir. Ayrıca bu kartların boyutu küçük olduğundan küçük makinelerde kullanımları çok yaygın. MicroSD kartlar 1.5 cm2 kadar küçülmüştür.

  2. CompactFlash
    SD ve MMC kartlardan boyut olarak daha büyük olan CF kartlar, iki tipte bulunabilir. Tip I 3.3 mm kalınlığında, Tip II ise 5 m kalınlığındadır. Boyutları ise SD ve MMC kartların iki katına ulaşmaktadır. Yani alanı yaklaşık 4 kat daha büyüktür. Bu nedenle bu kartı destekleyen makinelerin de boyutları bir hayli büyük olabiliyor. Ancak özellikle profesyonel olarak adlandırılan sayısal SLR kameralarda yaygın biçimde kullanılıyor. CompactFlash kart okuyan elektonik cihazlar daha büyük kart yuvasına sahip olduklarından, CF'den daha küçük kartları kullanabilen modellere sahip olabilmektedir.
    CF kartların bir dezavantajı dikkatli takılmadıklarında cihaza zarar verebilme ihtimalleridir.

  3. Memory Stick
    Sony'nin şahsen en sevmediğim yönü her üründe illa ki kendilerine has bir parça yapmaları. MS olarak da geçen Memory stick'te Sony'nin ürünlerinde kullandığı bir veri saklama birimi. Sony marka ürünler dışında kullanmanız pek mümkün değil ancak Sony Vaio gibi ürünlerinde bu parçaları okuyabilecek reader denen girişler mevcut. Stick sözcük anlamı olarak çubuk anlamına geliyor ve kart da SD, MMC ve CS kartların kareye yakın biçiminin aksine dikdörtgen şeklinde üretiliyor. Standard, PRO ve Micro çeşitleri mevcut ve bu sıra ile boyutları küçülüyor.

  4. xD Picture Card
    Olympus ve Fuji tarafından geliştirilen ve geliştirildiğinde çok küçük boyutlarıyla dikkati çeken bu kartlar, CompactFlash kameralarda bir adaptör yardımıyla kullanılabilme özelliğine sahip.

  5. MicroDrive
    Bu kartlar CompactFlash kartların Tip II modellerinin yuvasında çalışacak şekilde üretilmiştir. Bunlar aslında sabit disk mantığı ile çalışırlar. Yani içinde mekanik parçalar bulunmaktadır. Bu nedenle hem daha çok güç gereksinimi duyarlar hem de fiziksel darbelere daha duyarlıdırlar. Bunlar daha çok gömülü işletim sistemleri için uygundur. Okuma hızları da düşük olduğundan hızlı aktarım gereksinimi olan fotoğrafçılar için problem oluşturabilirler.

Kartlarda bir önemli unsur kapasitedir. Kapasite sizin ihtiyaçlarınız ve ödeyebileceğiniz miktara bağlıdır. Çoğu kullanıcıya piyasadaki en yüksek kapasite olsun diye almayı tavsiye etmiyorum. Çünkü genellikle en son teknoloji değerinden daha fazla fiyatlara satılmaktadır.


Özellikle megapiksel kapasitesinin artmasıyla saklama birimlerinin de kapasitesinin artması ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu nedenle ik günlerinde 32, 64MB düzeyinde olan kartlar bugün gigabayt düzeyine ulaşmıştır. Ancak büyük tek kart almaktansa, yarı kapasitede iki kart almayı tercih etmeniz tavsiye edilebilir. Bunun nedeni bu kartların çeşitli arızalar ile karşılaşma ihtimallerinin olmasıdır. Kartınız bozulursa servise bıraktığınızda açıkta kalmamanız açısından birden çok karta sahip olmak avantaj olabilecektir.


Megapiksel ile fotoğraf boyutu doğru orantılıdır. Kameranızın kullanacağı sıkıştırma oranına göre de fotoğrafın boyutu küçülecektir. Basit bir varsayım yapmak mümkün olmasa da kabaca, 3MP lik bir resmin dosya boyutu, %10'luk JPEG sıkıştırması ile 500KB'ye kadar düşebilir. Bu durumda, 512MB kapasiteli bir kartta yaklaşık 1000 adet fotoğraf saklamanız mümkün olabilir. Aynı kartta 6MP lik benzer sıkıştırmalı resimlerden 600 adet saklayabilirsiniz. 8MP'lik 520 resim saklamanız mümkün olur.

Burada sık karıştırılabilen bir durum megapiksel ile resim boyutunun aynı oranda arttığıdır. Ancak megapiksel aslında alan olduğu için artışlar karekök oranıyla artar. Örneğin 8MP'lik resmin boyutu, 6MP'lik bir resmin


8/6 = 1.33 > karekök 1.33 = 1.12 katı kadar fazladır.


8MP'lik resmin boyutu 3MP'lik bir resmin


8/3 = 2.66 > karekök 2.66 = 1.63 katı kadar fazladır.


Yani kabaca aynı kapasitede 3MP'lik 163 resim yerine 8MP'lik 100 resmi saklayabilirsiniz.


Kart okuyucu hafıza birimlerini takıp, bilgisayar gibi diğer ortamlara genellikle USB veya Firewire aracılığıyla aktarabildiğimiz parçanın adıdır.
Kart okuyucu ilk başta çok önemsiz gelse de bazı önemli kullanım avantajları sağlamaktadır. Örneğin fotoğraf makinenizin bağlantı hızı yavaş ise, firewire veya USB 2.0 standardında bir kart okuyucu ile daha hızlı aktarım yapabilirsiniz. Ayrıca kameranızın USB bağlantısını kullanmak zorunda kalmadan aktarım yapmanız mümkün olur. Bir diğer avantajı ise makinenizin pilini veya kablolarını kullanmadan aktarım yapabilmenizdir.


Piyasa farklı kart okuyucuları mevcuttur. Çeşitli ve çok sayıda kart girişlerine izin veren kart okuyucular arasından fiyat ve ihtiyaçlarınıza göre seçim yapmanız mümkündür.


Kart okuyucu ile olsun makinenin kendisi ile olsun aktarımda en önemli unsur hızdır. Hızı belirleyen unsur ise bağlantı protokolüdür. Firewire, USB 2.0 standardından çok daha hızlı okuma ve daha hızlı yazma kapasitesine sahiptir. Ancak firewire girişi USB'nin aksine henüz yaygın değil. Bu nedenle makinenizde firewire çıkışı olması ilk başta lüks gibi gelse de ileride standart haline gelmesi muhtemeldir. Özellikle yeni bilgisayarların pek çoğunda firewire portu bulunmaktadır. Bu nedenle uzun vadeli kullanmayı hedeflediğiniz bir makinede firewire olması önemlidir.


Bunun yanında piyasada USB 1.1 makineler çok azalmış olsa da, halen özellikle ucuz makinelerde bulunabilmekte. Ancak USB 1.1, USB 2.0 standardından çok daha yavaştır. Bu hız farkı 40 kata kadar ulaşabilmektedir. Bu nedenle firewire lüks olarak adlandırılsa da USB 2.0 için aynı şey söz konusu değildir. Tabi burada bir önemli nokta da bağlantı yapacağınız bilgisayarın da USB 2.0 portuna sahip olmasıdır. USB 1.1 ile 2.0 arasında uyumsuzluk söz konusu olmaz ama hız avantajından yararlanamazsınız. Bu nedenle makinenizin mutlak surette USB 2.0 portuna sahip olmasına dikkat edin.