9 Mart 2013 Cumartesi

Internet Bağlantı Fiyatları ve Protesto

2013 yılında malesef hala düşük hızlarda internete bağlantısına, gıdım gıdım limitlere, başka ülkelerde dudak uçuklatacak rakamlara erişebiliyoruz. Bu ülkelerin milli gelirleri de ayrı bir konu. Bu durumda tek kazanan karının üzerine durmaksızın kar ekleyen telekomünikasyon firmaları oluyor. Vergisi de cabası. Sektörde hala rekabet yok rekabetin önünde engel mi var varsa devlet niye önlem almıyor anlamak zor. Türkiye'ye yön verenler interneti besbelli lüks olarak görüyor.
Buna da şükür diyen vizyonsuz ve herşeye razı kimseler olduğunu üzülerek bilsem de www.dusukhizahayir.com gibi kampanyalara destek vermenin faydalı olmasını umut ediyorum.

Bir de telekomünikasyon firmalarını artık daha transparan ve anlaşılır olmaya davet etmemiz gerekiyor. Kampanyalar, paketler, promosyonlar müşteriyi aptallaştırmaktan başka bir şeye yaramıyor.
Bir de delinin kuyuya taş atması gibi sektördeki tüm firmaların sözüm ona lider firmayı kopyalaması içler acısı bir durum. Orijinal, basit ve transparan olun korkmayın müşteri bunu takdir edecektir.

23 Ocak 2013 Çarşamba

Türkçe Online Haber Sitelerinin Acınası Durumu


Online Haber Siteleri
Bana göre Türkçe haber sitelerinin önemli bir bölümü haber bulamamak ve kaliteli içerik üretememek yüzünden kullanılamaz hale gelmiş durumda.

Haber iletmekten çok merak uyandırmak ve konu uydurmak, ilgi yaratmak üzere kurulmuş halde malesef online haber yayıncılığımızın büyük bölümü.

Ne demek istediğimi internetten biraz haber takip edenler anlayacaktır. Manşetlerin çoğu buram buram uydurma kokuyor. Ucu bucağı belirsiz, bazen sembolik ve kimisi cinsellik ağırlıklı resimlerle alakasının ne olduğu belli olmayan, çoğu zaman pireyi deve yapan tarzda manşetler uçuşuyor. Türkçe haber almak isteyen kitle kendini ne kadar salak hissetse azdır.

İşin kötü yanı "tabloid" çerçevesi dışında haber alınabilecek kaynak yok denecek hale geldi. Öyle ki bazı haber ajansı siteleri bile bundan nasibini almış. Boş haberler etrafta uçuşuyor.

Artık haber sitelerine girdiğimde acaba benim mi haberi vermem gerekiyor veya tahmin yeteneklerime mi kaldım diye düşünüyorum. Zira manşetlerde "Ahmet ne yaptı?", "Öğrencilere Müjde", "Yeni yıl Sürprizi", "Duyunca inanamayacaksınız", "İstanbul'da hangi yollar kapalı", "İşte Kartal'ın yeni golcüsü", "Fener'e Bulgar golcü", "Cimbom'un yeni golcüsüne çok şaşıracaksınız", "Şok talep reddedildi", "Şok talep kabul edildi", "Şok talep az kalsın kabul ediliyordu", "Şok talep kabul edilseydi ne olurdu?", "Eski sevgilisi için ne dedi?", "Umutlar tükendi", "İstanbullulara kötü haber" gibi içerik ile uzaktan yakından ilgisi olmayan aslında bildiğimiz şeylerin ısıtılarak sunulması olan ve haber bile olamayacak başlıklar görüyoruz.

Buradan bu yazıyı okumalarını umduğum online haber sitesi editörlerine şöyle de bir uyarım olacak. Şu anda yaptığınız habercilik masaüstü ortamında bir nebze olsun gözden gelinebilecek konular. Ancak mobile geldiğiniz zaman bu zihniyetle bir yere varamayacağınızı siz de göreceksiniz. Devir hızlı bilgi alma devri, yol aldığınız mecra hızlı olması gereken mecra ama sizlerin bu tavrı ciddi bir yavaşlama ve zaman kaybına neden oluyor. Teknik tabirle "bounce rate" ve "returning visitors" istatistikleri boşuna tutulmuyor.

Editörler eğer düzgün haber bulamıyorum diyorsanız Türkiye ve belli konularla kısıtlı olan dünyanızı biraz daha genişletmeye başlamanızın zamanı geldi de geçiyor demektir. Dünya Türkiye'den ibaret değil ve ister inanın ister inanmayın pekçok ilginç gelişme oluyor. Hele ki sadece birkaç başlık, spor ve magazin hiç değil.

Başlıklarınızda soru soracaksanız bu sadece mevcut bir tartışmayı ortaya koymak veya ziyaretçilerinizin tartışmaya katılması için olmalı. 

Kısacası Türkiye'de BBC veya CNN gibi en azından şekil yönünden düzgün habere yönelik bir site bulunmuyor.

Sizin bildiğiniz dürüst ve düzgün haber siteleri var mı? Buradan yorumlarınızla paylaşırsanız kaliteyi bir nebze destekleyerek değişime katkıda bulunabiliriz.

16 Ekim 2012 Salı

Facebook Sayfalarının Önemi Azalacak mı?

Sayfalar, artık uzun denilecek bir süredir, kişisel Facebook profili yerine mikrodan hallice bir web ve etkileşim platformunu ücretsiz olarak şirketler, ünlüler ve benzerlerinin kullanımına sunuyor. Fotoğraf, etkinlik, haberler burada yayınlanmakta. Bu firmaları, ünlüleri veya ürünleri arkadaş olarak eklemek yerine sayfalarını beğenerek takipçi olunabiliyor ve bu güncellemelerin haber kaynağına düşmesi mümkün oluyor. Bir nevi Twitter/Tumblr karması benzeri işlev sunuluyor.

Sayfaların ne kadar önemli olduğu üzerine bir süredir yayınlar yapılıyor ve gerçekten büyük potansiyeli olduğunu ben de düşünüyordum. Şöyle ki başka hiç bir siteye gitmeden sadece Facebook üzerinden pekçok işi halletmek olası.

Ancak artık Facebook maddi çıkarlarını herşeyin önüne koymuş gibi duruyor. Bu nedenle de sayfaların yayınını hala ücretsiz olsa da sayfalardaki yayınların beğenenler (takipçileri) tarafından görünürlüğüne müdahale etmesi söz konusu. Bir "algoritma" ile hangi sayfanın içeriğinin önemli olup hangisinin olmadığı belirlenecek. Bu nedenle sayfalarda yayınlanan tüm bilgiler tüm takipçiler tarafından görülemeyecek Bir nevi bazı tweetlerin gözükmemesi veya bazı tweetlerin daha öncelikli gösterilmesi nedeniyle diğerlerinin altta kalması gibi.

Bunu belki Adwords'deki quality score'a benzetebiliriz. Ama ben şüpheci olmayı tercih ediyorum ve bunun sadece üste çıkartılmak istenen içerik için ücret almanın bir yolu olduğunu düşünüyorum. Zaten para ödeyen sitelerin üstlerde gözüktüğünü biliyoruz. Şimdi eğer Facebook sayfanızdan para kazanmak istiyorsanız biraz parayı gözden çıkartmanın zamanı gelmiş gibi duruyor.

Tam sayfalar web trafiğinin önemli bölümünü alır diye düşünürken artık fikrim değişti. Facebook işi temiz bırakmadığı için bir süre sonra firmalar sadece mecburiyetten bu sayfaları günceller hale gelebilir.

Facebook'ta sayfa yayınına kaynak ayırmayı planlayanlara tavsiyem RSS'i kesinlikle unutmamaları. Bilmeyenlere epey eskiden kalan RSS ile ilgili bu yazımı okumalarını tavsiye ederim.

26 Eylül 2012 Çarşamba

Facebook Reklam Zorlamaları ve Olası Önlemler


Bundan birkaç hafta önce Facebook'un halka açılmasından sonra zor durumda olduğuna dair bir yazı yayınlamıştım. Halka açılma sonrası ekonomik başarısızlık ve gelirlerin yetersiz olması Zuckerberg'in başını ağrıtacağa benziyordu.

Şirket özellikle mobil platformdaki reklamlar konusunda yetersiz kaldığı için eleştirilmekteydi. Bunun için sayfa önerileri ve popüler haberleri ön plana alırken reklam geliri elde eden bir mekanizmayı zaten hayata sokmuşlardı.

Facebook'te gösterilen sponsorlu haberler hakkında daha ayrıntılı bilgiyi Facebook yardım bölümündeki bu sayfadan görebilirsiniz.

Bu yazıyı yazmamdaki neden ise şu: Yavaş yavaş bu reklamlar daha büyük yer kaplar ve mobil platformda da daha sık görülür hale geldi. Adeta  gözünüze sokulur gibi bir hava var. Mobil uygulamada haber kaynağı ilk açıldığında neredeyse üçte biri reklam içeriyor. Bu aslında yurt dışında bir süredir olan bir durumdu ancak ülkemizdeki reklam verenler de buna uymaya başladığından biz şimdi görür olduk.

Bu "sponsorlu haberler" denilen reklamlar haber kaynağında görülüyor hatta bunun en tepesinden başlıyor. Araya bir iki arkadaştan gelme içerik sonrası bu kez sayfa önerileri ve popüler makaleler ve videolar geliyor. Yakın zamanda Facebook'a girdiyseniz hangi güzide gazetemizin Facebook'a bir miktar reklam harcaması yaptığını fark etmişsinizdir. Buradan reklam olmaması sadece ilk harfinin M olduğunu söyleyeyim.

Bir de üstüne üstlük bunların bir kısmı X arkadaşın bunu beğendi şeklinde veriliyor. Burada ciddi anlamda ayarsızlık olduğunu düşünüyorum. Zira hem arkadaşı kullanıyor hem en tepede yayınlıyor. Birinci bu saçma ve fazla açgözlü bir yaklaşım. İkincisi eğer bundan bile beklentilerini karşılayamıyorlarsa daha yüzecek deniz kalmamış demektir kapatıp gitseler yeridir.

Facebook artık öyle bir hale geldi ki haber kaynağınızda görmek istemediğiniz ilginç olmayan sıkıcı haberler paylaşan bir arkadaşa döndü. İnsanlar yakında Facebook'u arkadaşlıktan nasıl çıkartırız diye düşünmeye başlayacak.

Ayrıca bir arkadaşın beğendiği bir sayfayı bu şekilde reklam amaçlı kullanmak insanları sayfa beğenmekten bile soğutacaktır. Bu durumda sayfalar tam tersine beğenilmeyen bir hal alacaktır.

Bir de insan bundan sonra ne olacak diye kendine soruyor. Popuplar? Üyesi olmadığı halde üye sayısı şişirilen fan sayfaları? Banner reklamlar? Fotoğraf albümlerinde ürün resimleri? Web 4.0 böyle bir şey olacak belki de.

Peki bu reklamlardan kurtulmak için neler yapılabilir? 


Öncelikle üşenmeyip her gördüğünüz reklamı SPAM olarak işaretleyebilirsiniz. Böylelikle o reklamı bir daha görmeyeceğiniz kesin. Bu ayrıca Facebook yetkililerine de bir mesaj olarak gidecektir.

AdBlock tarzı reklam önleyiciler bunları tam olarak engelleyemiyor. Zira belirli bir URL'den değiller ve sayfa içine gömülü geliyorlar. Ancak sayfa içindeki elementlerde temizlik yapabilen eklentiler bu işi görebiliyor. Bunlardan F.B. Purity etkin bir araç ve masaüstü tarayıcılarda o reklamları haber kaynağından temizlemeye yarıyor. Hatta sadece reklamları değil gereksiz gördüğünüz veya görmek istemediğiniz diğer haberleri de engelleyebiliyor.

Benim şans eseri bulduğum ve şimdilik çalışan bir diğer yöntem ise şu. Eğer arkadaşlarınızı bir listeye eklemeyi biliyorsanız zaten çözüm elinizde. Listenizdeki tüm arkadaşlarınızı ama sadece arkadaşlarınızı içeren yeni bir grup yaratın ve normal haber kaynağını görmek yerine soldaki listeden bu gruba tıklayarak seçin. Böylece o gruptaki arkadaşlar hakkında haberler almış olacaksınız.Şimdilik bu şekilde olan haberlerde reklam bulunmuyor. Çok fazla arkadaş olunca zor olabilir ama bir kerelik bir işlem. Birebir haber kaynağı işlevi görmese de işe yarayan bir çözüm. Mobil platformda gerçekten çok işe yarıyor.

Son olarak güvenlik ayarlarını kendinizi bu işlerden uzak tutacak şekilde ayarlamak iyi olacaktır.
Bunun için https://www.facebook.com/settings?tab=ads adresine 3. parti ve sosyal reklam ayarlarına girip reklam ayarlarından Hiç kimsenin görmemesi şeklinde ayarlayabilirsiniz.

13 Eylül 2012 Perşembe

Iphone 5 Genel Değerlendirmem

Iphone 5, 4S modelinden bir sene sonra piyasaya çıktı. Yeni modeli dikey olarak uzaması dışında 4S'i ve ondan önceki 4 modelini tasarım olarak radikal biçimde değiştirmedi. Ancak eski modellerdeki özellikleri neredeyse her açıdan iyileştirdi. Bu adım ürünün piyasadaki yerini koruması adına önemli ancak en az 1 sene daha yeni model çıkartmayacağından ve tasarım tamamen yenilediğinden bunun 2 sene bile olacağını düşünürsek bu zaman içinde Iphone'a daha güçlü rakipler piyasaya çıkacaktır. Bu durumda Iphone 5 Apple'ın son büyük telefonu olabilir. Ancak Apple'ın elinde daha neler olduğunu bilmemiz güç olsa da en azından bu telefonun ciddi satış rakamlarına ulaşacağını söylemek o kadar güç değil.

Yakında çıkacak IOS 6 ve daha sonraki IOS güncellemeleri de bu ürünün geleceğinde çok önemli rol oynayacak. Ekranın uzaması klavyeden sonra gözüken kısmın alanın artması ve daha kullanışlı olması açısından avantaj getirecek ancak mevcut uygulamaların bu çözünürlüğü destekleyecek şekilde yapılması veya eski modeller ile oluşacak uyumsuzluk Apple için kullanabilirlikten öte problemle doğurabilir.

Bir diğer ilginç tarafı medyaya sızan ayrıntıların neredeyse tamamının gerçekleşmiş olması. Bu aslında biraz işin büyüsünü bozuyor. NFC veya başka bir tavşan çıksaydı bu algıyı daha pozitif etkilerdi diye düşünüyorum.

Önümüzdeki günlerde ön siparişler alınacak ve 21 Eylül'de satışlara başlanacak. Bu tarihten sonra daha net olarak yorumlamak mümkün olacaktır.

12 Eylül 2012 Çarşamba

Apple Yeni Iphone 5'i Duyuruyor

Şu anda düzenlenen basın konferansında yeni telefon modeli tanıtılıyor. Yenilikler arasında daha uzun olması ve 16:9 oranında bir ekran kullanılması, %18 daha ince olması ve 112 gram ağırlığa inmesi (beşte bir ağırlık), A6 çip, %44 daha fazla ekran saturasyonu gösteriliyor.

A6'nın A5'e göre iki kat hızlı olduğu söyleniyor. Pil tüketimi ise daha az olarak belirtilmiş.

4G LTE bağlantı destekleniyor.

Cihazın arka tarafı ve kasası alüminyumdan yapılmış.

Şimdilik yeni dock konnektörü ile ilgili bir bilgi verilmemiş. Yeni konnektör 30 yerine 8 pin ve haliyle daha küçük. Eski ürünler ile kullanılabilsin diye ekstra bir adaptör piyasaya sürülmüş. Yeni konnektörün adı ise Lightning.

Ekran boyutu 4 inç. Ekran büyüdüğünden artık 4 yerine 5 satır simge görülebiliyor.

Kamera 4s kamerası ile aynı özellikte. Ancak diyafram hızının artırılarak özellikle daha düşük ışıkta daha iyi fotoğraflar çekilmesine yardımcı olacağı belirtiliyor. Öndeki kamera da iyileştirilmiş.

Kulaklıklar Earpod adı verilen yeni tasarım ile değişiyor.

Henüz fabrika sim-kilitsiz (unlocklu) bir versiyonun satılıp satılmayacağı ile ilgili bir açıklama yapılmadı.

NFC ve kablosuz şarj özellikleri bulunmuyor.

28 Ağustos 2012 Salı

Apple'ın Samsung'a karşı kazandığı patent davasının anlamı

Geçtiğimiz haftanın sansasyonel haberi Apple'ın Samsung'a karşı açtığı patent ihlali davasını kazanmış olmasıydı.

Bunda en önemli sebep yüksek gözüken tazminat miktarı.Basın genel olarak yüzeysel bir biçimde milyar dolarlık ceza olarak haberi geçti. Yurt dışında bile olay çok detaylı incelenmiyor zira doğrusunu söylemek gerekirse patent davaları sıkıcı ve anlaması zor davalar.

Pek bahsedilmeyen detayları meraklılarına kolay anlaşılabilecek şekilde özetlemek istedim.

  1. Dava Apple'a ait bir kaç patentin Samsung'a ait bir kaç üründe ihlal edildiğine dair açıldı.
  2. Dava jürili bir federal mahkemede görüldü. Jüri seçimi için oturum yapıldı ve yargıç Lucy H. Koh tarafından seçildi.
  3. Apple 4 adet Design ve 3 adet Utility patentin ihlal edildiğini gerekçe gösterdi (Design ülkemizde endüstriyel tasarım denilebilecek ve şekil yönünden koruma sağlayan bir patent. Utility ise işlev yönünden buluşları koruyor)
  4. Patentlere 2007 yılında Apple'ın ilk Iphone'u piyasaya sürmesinden hemen önce başvurulmuş.
  5. Tasarım patentleri genel olarak yuvarlak hatları olan elektronik cihazları korumaya almaya yönelik
  6. Utility patentleri ise menüler, pencereler (örneğin bouncing scroll gibi) ve çoklu dokunmatik arabirimin özellikleriyle ilgili.
  7. Samsung karşılık olarak kendi patentlerinin ihlal edildiğini belirtti. Samsung'un itiraz ettiği patentler ise alt seviye haberleşme alanında alınmış patentler. Mahkeme bunların ihlal edilmediğine karar verdi.
  8. Dava sonucunda jüri Samsung'un "kasıtlı olarak" patent ihlali yaptığına karar verdi.
  9. Kasıtlı olarak ihlal önemli zira hakim jürinin belirlediği 1 milyar dolarlık tazminatı 3 katına çıkartabilir.
  10. Apple davayı açtığında 2.5 milyar dolarlık bir tazminat talep ediyordu.
  11. Samsung ve Apple'ın karara itiraz etmesi bekleniyor yani bu kesin karar değil.
  12. Kararın verilmesinde tek tek patentlerin net olarak ihlali değil de "trade dress" denilen yani genel sunumun taklit edildiği görüşünün ağırlık kazandığı belirtiliyor.
  13. Daha önce Almanya, İngiltere, Hollanda Avustralya gibi ülkelerde açılan davalarda ihlal olmadığına karar verilmişti.
  14. Bu karar kesinleşse bile Android'i yani yazılım platformunu etkilemiyor. Ama konunun muğlaklığı ve bir tehdit oluşturma ihtimali karşısında Google'ı bir açıklama yaparak bu tür davaların yeniliği engelleyecek ve tüketicinin aleyhinde gelişecek şekilde kullanılmaması gerektiği yönünde bir açıklama yapıldı.
  15. Karar sonrasında Apple hisseleri yükselirken (%2: 15 milyar dolar) Samsung hisselerinde düşüş (%7.45: 12 milyar dolar) yaşandı.
Bazı yorumcular 1 milyar dolarlık tazminatın önemli bir miktar olmadığını belirtiyor. Bazıları ise çok büyük kayıp olarak gösteriyor. Bunun sonuçlarını ancak temyiz sonucu belli olduğunda ve zaman içinde göreceğiz. Eğer bu  Samsung veya başka firmaların önünü tıkarsa o zaman Apple için büyük zafer ama tüketiciler için kötü bir durum olur.

Şahsen bu kadar muğlak ve genel istemleri olan patentlerin verilmesi veya verildikten sonra bu denli geniş kapsamlı koruma sağlaması bana doğru gelmiyor. Hele ki jürinin kasıtlı ihlal demesi aşırı bir karar. Iphone piyasaya ilk çıktığında hali hazırda dokunmatik ekranlı ürünler vardı. Akılda kalıcı özelliği ise düzgün uygulanmış multitouch özelliği ve cam ön paneldi.

Ipad veya Galaxy Tab ise uzun süredir zaten olan tablet PC adı verilen ürünlerin yeniden şekillendirilmesinden başka bir şey değil.

Aslında Apple'ın yaptığı şey de bilinen şeyleri bir arada düzgün ve kullanılabilir şekilde sunması. Bunu çok iyi yaptığından çok beğenilen ürünler üretti ve ticari olarak da sağlayabileceği maksimum faydayı elde etti. Kişisel görüşüm Samsung'un Apple'ı ticari zarara uğratmadığı ve Apple'ın patentlerinin çok genel olduğu ve aslında yenilik olmadığı yönünde. Ama çabaları bundan sonra olacakları engellemek için gibi duruyor zira Samsung arayı kapatmak yolunda adımlar atmakta.

CNN'in derlediği ve patent ihlali olduğu belirtilen telefon modellerine ve tazminat miktarlarına bu sayfadan ulaşabilirsiniz.

İhlal edildiği belirtilen patent dokümanlarına aşağıdaki sayfalardan ulaşabilirsiniz.

Utility
http://www.google.com/patents/US7469381
http://www.google.com/patents/US7844915
http://www.google.com/patents/US7864163

Design
http://www.google.com/patents/USD593087
http://www.google.com/patents/USD618677
http://www.google.com/patents/USD604305
http://www.google.com/patents/USD504889

23 Ağustos 2012 Perşembe

Microsoft Logo Değişikliğine Gitti

Yıllardır aynı logoyu kullanan Microsoft tasarımda ufak bir değişiklik yaptı. Zaten sade olan eski logoyu iyice sadeleştirmişler.


Şirket isimlerinin sonuna SOFT sözcüğünü koyarak markalaşmayı seçen Türk bilişim firmalarının da bu trendi takip edip etmeyeceğini bakalım görelim.

Facebook Gerçekten Zor Durumda

Geçtiğimiz 18 Mayıs'ta gerçekleşen halka açılma öncesinde 100 milyar dolar eder mi etmez mi diye sorulan kimilerince en fazla 40 milyar dolar eder denilen Facebook, geçen sürenin ışığında bayağı iyimser fiyat ile halka açılmış olduğu görülüyor. Sansasyon ve haber yapmış olmak adına balonları şişiren bazı çevrelerin senaryoları kısa sürede çöktü sayılır. Çünkü hisse değerleri arzdan iki ayı az bir süre geçmişken 38$'lık halka arz fiyatının yarısına kadar düştü ve 18.75$ ile en düşük değerini gördü. Bu yazıyı yazarken çok az bir toparlanma olsa da düşüş trendini kapatıp kapatmadığı belirsiz. Şu anda şirket değeri en kötümser olmasa da düşük tahmin denilebilecek 40 milyar dolarlık piyasa değerine inmiş durumda. Ancak hatırlatmak gerekirse arzdan önce değeri için 20-30 milyar dolar arası tahmin yapanlar da bulunuyordu.

Böyle olunca da bir süredir spekülasyonlar üretilmeye ve Mark Zuckerberg'in CEO'luktan istifa etmesi veya görevden alnıması gerektiği yönünde haberler yaplmaya başlandı. Zuckerberg'i şıpıdık terlikli genç milyarder ve çağın kahraman adamı olarak gösteren medya şimdi de "Facebook aslında bir balon, üretim yapmıyor net para kazandığı bir mecra yok" şeklinde yorumlara başladı.

Kısmen katılsam da Facebook'un ne olduğunu hala anlamayanlar için olaya yayıncılık-reklamcılık gözüyle bakmalarının yerinde olduğunu söylemek lazım. Hatta bir medya organında çalışan kişilerin bunu anlamıyor olmaları trajik bir durum. İnsanlar hala Facebook tarzı bir sitenin perakende ile para kazanacağını düşünüyorsa yanılıyor. Şahsi fikrim online oyun piyasasından topladıkları paranın bile başarı sayılabileceği. Tabi bu paranın da uzun süreli akacağını düşünmüyorum.

Facebook'un en büyük gelir kaynağı reklamlar. Burada en önemli pazarlama noktası reklamı kişinin ilgi alanları ve kişisel bilgileri doğrultusunda, hedef odaklı bir şekilde yapılması yönünde. Yani yaptığınız tanıtım hemen hedefe ulaşıyor, reklamınızı gören hemen müşteriniz oluyor iması var. Facebook'un basite indirgenmiş iş modeli bu aslında. Ayrıca Facebook bugüne kadar ayrıcalıklı üyelik (platin, altın vs.) gibi yollara gitmedi, göz içine de reklam sokmadı. Böylece belirli bir kaliteyi koruyabildi ve kullanıcı kitlesini artırarak genişledi.

Facebook'un zor durumda olduğunu niye düşündüğüme gelince; Facebook halka açılmadan bu yana, mobil platform üzerindeki reklam alanında olmadığı için eleştiriliyordu. Kullanıcının mobile kaydığını düşünürsek bunca eleştiri içinde çok da boş sayılmaz. Tüm bu eleştiriler, finansal tablodaki karamsarlık ve istifa haberleri üzerine bir anda mobil Facebook üzerinde reklamlar hızla türemeye başladı. Esasında bunlara reklam dahi diyemiyorlar.

Şu anda mobile platformda birkaç türlü reklam yayınlanıyor. Bunlardan bir tanesi Facebook reklam plaftormuna aslında  tam uymayan "arkadaşın seviyorsa sen de seversin" tarzında verilen "Zorla Beğendirme Reklamları". Mobil Facebook'un haber kaynağında iki adet farklı arkadaşımın beğendiği söylenen ürün sayfaları önüme konuluyor. Onlar beğendiği için benim de beğenmem isteniyor. Böylece o sayfalar ileride reklam yaptığında haber kaynağımda gözüküyor. İşte bu demin saydığım çoğu şeyin özeti. Zira arkadaşım beğendiği için benim de beğenmem şart mı? Bu durumda benim sadece arkadaş listem hesaba katılıyor ve benim zevklerim de arkadaşlarım kadar. Yıllarca paylaşımda bulunmadığım kişinin zevkleri beni nasıl ifade edebilir. Esasında bu sayfaları o arkadaşlarımın beğendiğine bile şüpheliyim.

Bir diğer reklam kaynağı da "Trending News" popüler haber olarak bu reklamlar da belirli kaynaklardan ücret karşılığında gösterildiği çok belli olan linkler.

Burada sorun şu. Bu reklamlar çok göz önünde bir yerde yayınlanıyor. Bir nevi çırpınış gibi. Bunlar çok aleni bir yerde ve haber kaynağının kullanılabilirliğini bozuyor. Bir de üstüne üstlük yanlışlıkla beğenme ihtimali var. Bu da bazı korsan websiteleri veya scriptler gibi zorla beğendirmek gibi oluyor. Linkler ve haberler yapmacık duruyor ve benimle hiç alakası olmadığı halde reklam veriyor.

Tüm bunlar düşünülerek ve planlanarak yapılandan çok can havliyle yapılmış hareketler gibi duruyor. Bana sorarsanız zor durumda olduğunu anlamak için bu çırpınışlar bile yeterli. Facebook'u bu tür hareketlerin kurtaracağını düşünmüyorum. Aksine bunlar mevcut kullanıcıları kızdırabilir. Umarım mantıklı bir şekilde bu sıkıntıları atlatırlar. Sonuç olarak Facebook devasa bir yazılım ve faydalı olduğu yanları da var.

Son bir soru. Facebook'un 1 milyar dolar ödeyerek satın aldığı Instagram'ın değeri şimdi acaba ne kadar?

Google Mobile El Yazısı Tanıma

Google geçtiğimiz günlerde mobil platformunda erişilebilirlik adına yeni bir özelliği kullanıma soktu. Artık hiçbir ek yazılıma ihtiyaç duymadan dokunmaktik platformda Google web sayfasında el yazısı tanıma özelliğini kullanabiliyoruz. Alttaki videoda görebileceğiniz gibi el yazısı ile tasarlanmış g düğmesine bastığınızda ekrana yaptığınız dokunuşlar tanınmaya başlıyor ve harf olarak arama kutusuna gönderiliyor.
Şimdilik ne kadar kullanılır bilinmez ama başka bazı uygulamalarda faydalanabilecek bir özellik olabilir.


25 Mayıs 2012 Cuma

IOS 5.1.1 Untethered Jailbreak Çıktı

25 Mayıs itibariyle Absinthe 2.0 adı altında resmi untethered jailbreak yayınlanmış durumda.

http://greenpois0n.com/

adresinden indirerek kurulumunu yapabilirsiniz.

Yeni Ipad (3) ilk destekleyen jailbreak olması nedeniyle önemli.

Desteklenen modeller şöyle:

iPad1,1 – 2,1 – 2,2 – 2,3 – 3,1 – 3,2 – 3,3
iPhone2,1 – 3,1 – 3,3 – 4,1
iPod3,1 – 4,1

14 Nisan 2012 Cumartesi

Geveysiz Iphone Sim Kilit Unlock

AT&T üzerinden ABD'den alınan cep telefonların sim kilitlerini açmak için kullanılan GEVEY sim kart apartı yerine kalıcı unlock çözümü artık mümkün. Böylece fabrikadan sim kilitsiz alınmış gibi telefonunuzu rahat rahat kullanabilirsiniz.

Bu yöntem aynı zamanda unlock için jailbreak ve ultrasn0w kurma şartını da ortadan kaldırıyor.

İlgilenen arkadaşlar benimle irtibata geçebilirler.

30 Mart 2012 Cuma

Mynet Spam Hosting Hizmeti?

Uzun zamandır mynet uzantılı mail adreslerinden ağırlıklı olarak çeşitli konularda eğitim CD'si tanıtımı adı altında spam mesajlar almaktayım. Mynet'e yaptığım şikayetler çözümsüz kalınca buradan da yazmak ihtiyacı duydum.

Aynı rahatsızlığı sadece benim yaşamadığımı da biliyorum. İşin ilginç yanı şu ki genel olarak da mailbox'uma düşen spamlerin  büyük bölümü mynet'ten alınmış mail adreslerinden geliyor. Bu adresler aktif olarak  kullanılıyor çünkü iletişim olarak geri dönmenin tek yolu o spamlerdeki mail adresleri. Kurum kuruluş adresi telefonu yok. Düzenli olarak attıkları oltaların sonucunda neler geliyor onu girip incelemeleri gerekir. Aralıklı olarak da adresler değişiyor normal olarak spam filtrelerinden kaçmak için. Çeşitli varyasyonlar deniyorlar.

İş böyle olunca en güzel şey mail adreslerini bir sayfada afişe etmek. Böylece başka spambotlar bunları kendi listelerine ekleyerek spam yollamaya başlayabilir.

SPAM filtrelerine ekleyebileceğiniz adreslerden bazıları şu şekilde:

adventyazilim*@mynet.com
adventyazilimbilgi@mynet.com
adventyaziliminfo@mynet.com
ariaegitim*@mynet.com
ariaegitim12@mynet.com
ariaegitim14@mynet.com
derengelisim*@mynet.com
derengelisim_b@mynet.com
derengelisim_d@mynet.com
ulkemuhasebe*@mynet.com
ulkemuhasebe01@mynet.com
ulkemuhasebe02@mynet.com
ulkemuhasebe115@mynet.com
vizyondil*@mynet.com
vizyondil103@mynet.com


Veya bu gidişle @mynet.com uzantılı tüm mail adreslerini engelleyebilirsiniz. Zira mynet'in spam hosting hizmeti sunduğunu düşünüyorum. Bunun daha da ilerisi bu mailleri kendi firmaları adına atıyor olmaları olabilir. Toplu mail atmalarının önüne geçmek pek çok eposta sunucusunun yaptığı bir işlem.

18 Şubat 2012 Cumartesi

Iphone, Jailbreak ve Unlock ile ilgili Temel ve Özet Bilgiler


IOS: Operating System’in başına I harfi gelerek üretilmiş kısaltmadır. Donanım yanında ICihazların en güçlü özelliğidir. Şu anda pek çok Apple ürününde kullanılan işletim sistemi olan IOS zaman zaman büyük ara sıra da küçük güncellemeler ile yenilenmektedir. Ipad, Ipod Touch ve Iphone’da pek çok uygulamanın aynı şekilde kullanılmasını sağlayan yazılımdır. Örnek olması açısından Android, Windows Mobile veya Symbian gibi bir platform olduğu söylenebilir.

Jailbreak: Iphone içinde Apple’ın IOS’a getirdiği kısıtlamalar yüzünden kurulması mümkün olmayan programları kurmak ve sistem değişiklikler yapmak için uygulanan yazılım yüklemesidir. Bu şekilde iphone’un erişilemeyen kısımlarına erişim mümkün hale gelmekte ve tema, tweak ve uygulama olarak performans ve görünümü değiştirecek köklü değişiklikler yapılabilmektedir. Halk arasında iphone kırmak olarak da adlandırılabilmektedir. Bu işlem telefonun garantisinin sona ermesi anlamına gelebilir. Kaldırılması mümkündür. Her yeni IOS versiyonu için farklı jailbreak yöntemleri bulunmaktadır.

Tethered jailbreak: Genelde yeni bir IOS versiyonu çıktığında öncelikli tethered jailbreak sürümü hazırlanır. Hızlı piyasaya sürülmesi açısından ve IOS’un bazı kısımlarına erişim o anda bilinmediğinden bu tarz jailbreakler iphone ve idevicelarda kullanılabilir. Dezavantajı cihaz açılıp kapandığında bilgisayara bağlayarak jailbreak kadar uzun süre olmasa da bir bağlantı zorunluluğu olmasıdır. Piliniz bittiğinde şarj aleti bulsanız dahi bir de bilgisayara ihtiyaç duyacağınız anlamına gelir.

Untethered jailbreak: Telefon açılıp kapandığında dahi bilgisayara bağlamadan kendi kendine açılmayı sağlayan jailbreak türüdür.

IPSW: Boyutu 600-700 Mb boyutlarında olan ve cihazın içindeki yazılımı barındıran dosyadır. IOS güncellemesi sırasında bu dosya Itunes tarafından indirildikten sonra cihaza kurulur.
Reds0w: Bir jailbreak kurulum uygulamasıdır.

Cydia: Jailbreak sonrası gelen ve Appstore benzeri işlevi olan ancak farklı konumlardan uygulama dışında yazılım ve arabirim değişiklikleri yüklemeye yarayan kurulum yöneticisi. 

Cydia Repoları: Repo dosya bilgileri ve kurulum için bir sunucudan sağlanan listelerdir. Bu listeleri Cydia içine kaynak olarak ekledikten sonra o repodaki içerik görüntülenebilir ve telefona indirilip kurulabilir. Cydia ilk kurulduğunda bazı repolar ile birlikte gelmektedir. İstenildiğinde farklı amaçlarla repolar eklenebilir.

Unlock: Telefonun sim kart kilidi olup olmadığı konusudur. Son zamanlarda satılan 4 ve 4S modelleri unlocklu (sim kilitsiz olarak) yurtdışından satın alınabilmektedir.

Baseband: Her IOS güncellemesinde yenilenen telefonun modem yazılımındaki bilgilerdir. Baseband özellikle sim kilitli telefonlarda önemlidir. Eğer IOS güncellemesi sırasında basebandi yükseltirseniz bu durumda sim kilit uygulamakta kullandığınız yöntemler kullanılamaz hale gelebilir. IOS güncellemesi sırasında baseband preserve moduyla bir özel IPSW dosyası oluşturup cihazınızı bununla güncellerseniz IOS versiyonu değişirken baseband sabit kalır.

SHSH Kaydı: Bu kayıt baseband bilgilerini taşır. Eğer bu bilgiler olmazsa telefonun IOS versiyonunu bir alt versiyona indirmeniz mümkün olmaz. Unlock problemi yaşayanların bu kaydı kaydetmesinde büyük önem bulunmaktadır.

Ultrasn0w: Telefonun unlocksuz (sim kilitli) olması durumunda arkaplanda çalışarak sim kilitsizmiş gibi çalışmasını sağlayan Cydia uygulamasıdır. Kurulabilmesi için telefonun jailbreak yapılmış olması gerekir. Ayrıca basebandinin destekleniyor olması gerekmektedir.

Gevey sim:  Ultrasn0w tarafından desteklenmeyen bazı baseband ile gelmiş telefonlarda kullanılan sim interposer denilen bir donanımdır. Sim kartı bunun üzerine yerleştirdikten sonra cihaza takıp ilgili adımları uyguladığınızda telefonu bir şekilde kandırarak herhangi bir sim kart ile uygulamak mümkün olacaktır.

Not: Burada anlatılan tüm bilgiler tarafımdan yazılmış olup izinsiz paylaşılmaması rica olunur. Ayrıca yazıda bahsedilen konuların tamamı yasaldır.

17 Ağustos 2010 Salı

Web Tasarımda Sıkça Rastlanan Hatalar ve Tavsiyeler

Web 2.0,  netten kazanç, Ajax, user interaction, mobileweb vs. derken profesyonel olarak çalıştırılan pek çok sitede dahi büyük hatalar görmekteyiz. Uzun zamandır aklımda olan bu konuyu işini düzgün yapmak isteyenler için derliyorum.

1) Landing page hataları: Site açıldığında yüklenen ve ziyaretçiyi kendine çekecek olan sayfalarda gereksiz reklamlar, flash animasyonlar,popuplar kullanıldığını görüyoruz. Bunlar eskide kaldı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Ziyaretçiyi sonsuza kadar kaybetmenin veya size olan güvenini peşinen sağlamak istemiyorsanız bu konuya dikkat edin. Bir sinema filmi sitesi flash animasyon ile başlarsa çoğu kişi bundan sıkıntı duymaz ama bir restoranın adresini almak için flash intro görmek zorunda kalıyorsak burada problem var demektir.
İyi bir yüklenme sayfası ziyaretçiyi mümkün olan en çok içeriğe en rahat şekilde erişecek şekilde tasarlanmalıdır. Bırakın ziyaretçiniz siteyi kendi yorumuyla incelesin. Siz küçük nüanslar ile dikkat çekmek istediğini içeriğe zaten yönlendirebilirsiniz.

2) Sayfa yüklenme süreleri: Gerekli gereksiz onlarca bilgiyi, optimize edilmemiş grafikleri ve aşırı büyük reklamları ziyaretçinize dakikalarca yüklemek zorunda bırakmayın. Dial-up veya düşük hızlı bağlantıların olduğu zamanlarda site optimizasyonu çok önemli bir konuydu. Şimdi daha geniş hızlı internet bağlantıları yüzünden tasarımcılar megabytelarca site yükletmenin sıkıntı olmadığını düşünüyorsa yanılıyorlar. Zaten site yüklenme kriteri de Google Adwords için bir etmen olmasından bunun çok önemli olduğunu tahmin ediyor olabiliriniz.

3) Aşırı flash, javascript uygulamaları: Firefox veya Chrome ne kadar stabil olursa olsun gereksiz veya yanlış programla ile hazırlanan flash veya javascript uygulamaları yüzünden çökebilirler veya donmalara neden olabilir. Ne olursa olsun bu uygulamaların bellek tüketimi olduğunu unutmayın.

4) Mobil dostu olmayan siteler: 3G ve yaygınlaşan Wi-fi ve akıllı telefonlar sayesinde siteler artık sadece bilgisayarlardan görüntülenmiyor. Tasarlanan sitelerin en azından birkaç mobil platformda test edilmesi hem ziyaretçilerinizi memnun eder hem de toplamda site kalitenizi yukarı çeker.

5) Navigasyon hataları: İnsanların sitenizi bulmaca çözer gibi çözmesini beklemeyin. Aradıkları içeriğe çapraşık linkler ile rahat biçimde ulaşmalarını sağlamalısınız. Bunun için Wikipedia örneğine bakabilirsiniz.

6) Yanıltıcı içerikli reklamlar: Ziyaretçilerin gözünde değer kaybetmek istiyorsanız inanılmaz veya alakasız veya devasa reklamlar kullanmanızda sakınca yok.

7) Vaad edilen ama mevcut olmayan içerik veya hizmetler: Kendini aldatılmış hisseden bir ziyaretçi sitenizi bir daha hatırlamayacak Google Aramalarında görse bile sitenize girmeyecektir. Mesela legal MP3 download imkanı sunuyorsanız emin olun dosya kolay biçimde erişilebilir olsun. Bir siteyi başarılı kılan en büyük sebep ne renkler ne grafikler ne de kullanılan teknolojidir. Basit de olsa içeriği zengin ve kaliteli olan siteler her zaman başarılı olmuştur. Çoğu site başarıyı bir günde yakalamaz. Bunun için içeriği zamanla geliştireceğinizi unutmayın.

8) Çalıntı içerik: Çoğu site sahibi sağdan soldan topladığı bilgiler ile site yapmaya çalışıyor. Bu şekilde yapılan siteler genellikle kendini belli ediyor ve bu zaaf yüzünden büyüyemiyor. Buna birbirinin kopyası olan alışveriş siteleri örnek verilebilir.

9) Aşırı zorlama tasarımlar: Güzel ve orjinal tasarım güzeldir ama sadece tasarlayanın anlayacağı sayfaların 1 kişiye yönelik olduğunu unutmayın.

Bu konuda size yardımcı olabilecek en önemli şey siteyi tarafsızlığına güvendiğiniz birine inceletmeniz ve ondan gelecek önerileri dikkate almanız olacaktır. Kendiniz de site içinde gezerken nerelerde zorlandığınızı neyin gereksiz olduğuna dikkat etmelisiniz. Web tasarım sadece tasarım değildir ve kullanılabilirliğin çok önemli olduğunu unutmayın.Yeni imkanlardan faydalanırken uç teknolojiyi kullanacağım diye genel nüfusun kullanamayacağı siteler yapmamalısınız. Bu sizi yenilik arayışından yıldırmamalı ve kalıplara sıkıştırmamalı ama bazı genel kurallar olduğunu da unutmayın.

13 Haziran 2010 Pazar

NVIDIA Televizyon Bağlantısı Siyah Beyaz Görüntü Problemi

S-Video ile televizyon bağlantısı yapanlar özellikle eski tip televizyonlarda bu sorun ile sıkça karşılaşabiliyor.

Bu aslında genellikle bir sürücü problemi. Ancak yıllardır kalıcı bir çözüm bulunabilmiş değil.

Bu sorun baş gösterdiğinde yapmanızı tavsiye edebileceğim birkaç şey var:
  1. Öncelikle nVidia görüntü ayarlarından TV formatını öncelikle NTSC yapıp bunu uygulayın. Daha sonra tekrar PAL'e getirin. Türkiye'nin TV formatı PAL/B'dir.
  2. Bu sorunu çözmezse NVidia Denetim Masasından tüm görüntü ayarlarını varsayılan değerlerine getirin.
  3. Hal çözülmediyse eski bir sürücü versiyonu kurabilirsiniz ama ben tavsiye etmiyorum.
  4. S-video kablosu 4 pinli ise bunun plastik çıkıntının uzağında kalan iki tanesini ince bir tel ile birbirine bağlayın. Eğer sorun bundan kaynaklanıyorsa görüntü kabloyu takar takmaz renkli hale gelecektir.
  5. Pin sayısı farklı veya bu şekilde olmadıysa SCART adaptörünü ikiye yarın. Scart adaptörünün televizyona giren bölümünde 15 ve 20 numara yazan pinlerin arasında bir tel ile köprü yapın. Bu işlemler sanırım S-video görünümünü Composite çeviriyor.
  6. Hala olmuyorsa veya kablolamayı beceremediyseniz S-video kablosunun çıkışına bir S-video'yu composite'e dönüştürücü adaptör takın. Bu küçük fiş gibi bir şeydir.
Bazen bunların hepsini bazen birkaçını uygulamak gerekiyor. Ama CRT tipi televizyon kullanmaya devam ediyorsanız ve alternatif çözümünüz yoksa bunları uygulamakta fayda var.

28 Mart 2010 Pazar

Sanal CD Kullanmak - Virtual CD-ROM

Aşağıda listesi verilen ve disk imajı olarak da adlandırılan ve en popüleri ISO olan çeşitli dosya formatlarıyla karşılaşanlar ilk başta ne yapacaklarını bilemeyebilirler. Bunlar aslında bir CD veya DVD ortamındaki dosyaların tek bir paket halinde bulunduğu ve yeniden CD veya DVD'ye yazmak gerektiğinde daha pratik olarak el altında bulunması için Uluslararası Standartlar Örgütü (Teşkilatı) tarafından belirlenmiş bir dosya biçimi.
  • ISO (Disc Image)
  • BIN              (CDRWin)
  • IMA/IMG          (Generic disk images)
  • CIF              (Easy CD Creator)
  • NRG              (Nero - Burning ROM)
  • IMG/CCD          (CloneCD)
  • MDF/MDS          (Fantom CD)
  • VCD              (Farstone Virtual Drive)
  • VaporCD          (Noum Vapor CDROM)
  • P01/MD1/XA       (Gear)
  • VC4/000          (Virtual CD)
  • VDI              (Virtuo CD Manager)
  • C2D              (WinOnCD)
  • BWI/BWT          (BlinkWrite)
  • CDI              (DiscJuggler)
  • TAO/DAO          (Duplicator)
  • PDI              (Instant Copy) 
Ancak bu imajlar içindeki dosyaları görebilemek için illaki CD veya DVD'ye yazmak gerekmiyor. Bunun yerine sanal CD-ROM yazılımı kullanarak sanki bilgisayara takılıymış gibi görebilirsiniz. (Bir alternatif de bu dosyaları açabilen programlar kullanarak içeriği başka bir klasöre açmak ama bence sanal sürücü kullanmak çok daha pratik ve kullanıcı dostu.

Sanal sürücü olarak çeşitli alternatifler mevcut ancak benim şu an sık olarak kullandığım pratik, ücretsiz ve sorunsuz bir program olan MagicDisk'i tavsiye edeceğim.

Programı bu adresten indirebilirsiniz. 64 bit desteği de mevcuttur. Birden çok sanal sürücü tanımlamanıza da izin verir.

Kullanımı da son derece basit. Kurduktan sonra görev çubuğunda simgeye sağ tıklayıp, önce Set Number Of Drives ile kaç tane sanal sürücü yaratmak istediğinizi belirliyorsunuz.
Daha sonra tekrar simgeye sağ tıklayıp Virtual CD/DVD-ROM seçeneğinden Mount ile istediğimiz imaj dosyasını seçiyor ve sanal sürücümüze bir disk yüklemiş oluyoruz. Görsel olarak buradan adımları takip edebilirsiniz.

Daha sonra Bilgisayarımdan veya Dosya yöneticisinden normal bir CD içinde gezinir gibi dosyaları kullanmaya başlıyoruz. CD yazmaktan hem daha hızlı hem daha ucuz olan bu alternatifi imaj dosyalarıyla uğraşan herkese tavsiye ediyorum.

6 Temmuz 2009 Pazartesi

TTnet Spam İçin Birilerini Mi Tuttu?

Bu sayfada yazdığım TTnet'in Spam Engellemede sınıfta kaldığı mesaja bu aralar her ne hikmetse her gün 3-5 kişi sözde spam engellemede ne kadar ilerlediği hakkında yorumlar bırakmaya çalışıyor.

Yorum bırakmak moderasyona tabi olduğu için hiç biri yayınlanmıyor tabi. Bunlar da sahte isimlerle veya adsız olarak yorum bırakıp duruyor.

Hal böyle olunca araştırmayı tekrarladım. TTnet'in geliştiği falan yok malesef. Buradan görebileceğiniz listede 2.likten 4. sıraya inmesine rağmen gözle görülür bir gelişme yok.

İşin komik yanı spam önlemek için pek bir şey yapmadığı gibi üstüne üstlük spame neden olmuş oluyor.

16 Ocak 2009 Cuma

[Gerçek Bilgi] Facebook’ta Profilinize Kim Bakmış, Kimler Silmiş, Kimler Başka başka neler yapmış

http://www.facebook.com/privacy/?view=feeds adresinden de görebileceğiniz resmi bilgiye dayanarak

Şu konular hakkındaki haberler asla yayınlanmayacak:
Dürtmeler
Mesajlar
Kimin profiline baktığın
Kimin Fotoğraflarını Gördüğün
Kimin notlarını okuduğun
Katılmayı Reddettiğin Gruplar ve Etkinlikler
Arkadaşlık isteğini reddettiğin kişiler
Arkadaşlarından çıkardığın kişiler
Sildiğin Notlar ve Fotoğraflar

Facebook yapısı bu bilgilerin erişilememesi üzere kurulduğu üzere malesef ne kadar meraklı da olsanız bunları göremiyorsunuz. Bu nedenle böyle gruplara katılmayı ve arkadaşlarınızı davet etmeyi bırakın.

Symbian Uygulamalarında Sertifika Probleminin Çözüm Yöntemleri

Symbian işletim sistemlerinde uygulama kurmak istediğinizde geçersiz sertifika, güvenli olmayan üreticiden gelen sertifikalar desteklenmiyor ve bu tarz uyarılar alıyorsanız telefonunuza çoğu symbian uygulamasını yükleyemiyorsunuz demektir.

Bu symbian tarafından güvenlik amaçlı geliştirilmiş ama işleri bir hayli zorlaştıran bir yenilik.

Bunu aşmak için elinizde iki seçenek var. Birincisi telefonunuzu hackleyerek sistem dosyalarını değiştirmek böylece sertifika sorulmasının önüne geçmek.

İkincisi ise kendi telefonunuza uygun bir sertifika edinerek programları bu sertifika ile imzaladıktan sonra çalıştırmak. Sertifika gerektiren her program için bunu yapmanız lazım. Bunun için IMEI numarasını bazı forumlarda sertifika üretebilen kişilere vermeniz ve bir süre sonra sertifika dosyalarını (.key ve .cer) alarak signsis programı ile kullanarak programları imzalamanız. Burada IMEI’nizi bilmediğiniz kişilere vermenin riski söz konusu.

Ancak birinci yönteme göre daha etkili. Çünkü telefonunuzu hackleseniz bile ileride yazılım güncellemesi yaptığınızda hackin işe yaramamazı mümkün. Ayrıca örneği bugün itibariyle N82 (yeni firmware), N79, N85, N96 gibi telefonların hacklenmesi için bir yöntem yayınlanmış değil.

Konu hakkında ayrıntılı bilgiyi çeşitli forumlarda bulabilirsiniz. Forumlarda öncelikle telefonunuzun modelini bilin ve bunun symbian versiyonunu öğrendikten sonra işleme girin. Örneğin N96 Symbian 9.3 işletim sistemi kullanıyor. Symbian 9.1 ve 9.2 işletim sistemi kullanan telefonlar için hackleme yöntemleri anlatılıyor.